Özkasap, okul projelerinin yeniden hayata geçirilmesini isterken, Manisa’nın dünya standartlarında üretim ve ihracat altyapısına sahip olduğunu vurguladı.
Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, Türkiye’de kuru üzüm tüketiminin artırılması gerektiğini belirterek, iç piyasadaki tüketimin yıllık 40 bin ton seviyesinde kaldığını, oysa bu rakamın en az 100 bin tona çıkarılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin dünyanın en önemli çekirdeksiz kuru üzüm üreticilerinden biri olmasına rağmen iç tüketimin düşük seviyede kaldığını ifade eden Özkasap, "Bugün İngiltere bu kadar üzüm tüketebiliyorsa Türkiye neden tüketemiyor? Yıllık iç piyasa tüketimimiz alkol sektörü de dahil 40 bin tonu geçmiyor." dedi.
Türkiye’de üretilen alkollü içeceklerde önemli miktarda üzüm kullanıldığını belirten Özkasap, buna rağmen dışarıdan üzüm türevlerinin ithal edilmesini doğru bulmadığını dile getirerek, yüksek rekoltenin olduğu yıllarda yerli üzümün iç piyasada daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Pekmez, sirke ve gıda sanayisinde üzüm kullanımının artırılmasının önemine dikkat çeken Özkasap, kişi başına kuru üzüm tüketiminin halen yaklaşık 200 gram seviyesinde olduğunu belirtti.
"Üzüm okul projeleri yeniden başlamalı"
Geçmiş yıllarda uygulanan ’Üzüm Okul Projeleri’nin yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Özkasap, üzümün çocuklara küçük yaşlardan itibaren sevdirilmesi gerektiğini söyledi.
Özkasap, "Üzümlü kekler, üzümlü kurabiyeler, üzümlü çikolatalar gibi ürünlerle farkındalık artırılmalı. İç piyasada üzüm tüketimini mutlaka yükseltmeliyiz" diye konuştu.
"Manisa üretiyor, dünya tüketiyor"
Çekirdeksiz Sultaniye kuru üzümünün yaklaşık yüzde 90’ının Manisa’da üretildiğini hatırlatan Özkasap, üretilen ürünün yüzde 80 ila 85’inin yine Manisa’daki işletmeler tarafından ihraç edildiğini belirtti.
Avrupa ülkelerinde özellikle İngiltere, Almanya ve Hollanda’nın Türk kuru üzümünü yoğun şekilde tükettiğini dile getiren Özkasap, Türkiye’de ise tüketimin yetersiz kalmasının önemli bir sorun olduğunu ifade etti.
"Bağlar kurulu bir üretim tesisi"
Bağcılığın uzun vadeli bir yatırım olduğuna dikkat çeken Özkasap, "Bağlar bir yıllık ürün değil. 20, 30 hatta 40 yıllık bağlarımız var. Direkleri dikilmiş, damlama sulama sistemi kurulmuş, üretime devam eden tesisler bunlar. Çiftçi bir yıl para kazanamadığında ertesi yıl başka ürüne geçemez" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin üzüm işleme teknolojisinde dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer aldığını vurgulayan Özkasap, hijyen, teknoloji ve üretim kalitesi açısından Türk firmalarının uluslararası pazarda güçlü bir konumda bulunduğunu söyledi.
Dünya pazarında Mısır, Peru ve Güney Afrika gibi ülkelerle rekabet edildiğini belirten Özkasap, uluslararası alıcıların rekolte, fiyat ve döviz hareketlerini yakından takip ettiğini ifade etti.
Üzüm ihracatçılarının ürünlerini en yüksek değerden satabilmek için büyük çaba gösterdiğini kaydeden Özkasap, "Hiç kimse ürününü ucuza satmak istemez. Ancak dünya piyasasında arz-talep dengesi ve rakip ülkelerin fiyatları belirleyici oluyor." dedi.
Yeni sezonun üretici, tüccar ve ihracatçılar için bol ürünlü ve bereketli geçmesini temenni eden Özkasap, Türk üzümünün dünya pazarındaki güçlü konumunu koruması için üretim kadar iç tüketimin de artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.





