Canım Kadın,
Bazen bir gece uyuyamazsın.
Sonra bir gece daha...
Derken sabahları yorgun uyanmaya, gün içinde enerjisiz hissetmeye başlarsın. Bir süre sonra yalnızca “uyuyamıyorum” demezsin; kendini “uykusuz biriyim” diye tanımlamaya başlarsın.
İşte bazen asıl yük burada oluşur.
Çünkü yaşadığın bir durumu, zamanla kimliğinin bir parçası gibi görmeye başladığında zihnin de onu daha büyük bir problem olarak algılayabilir.
“Yine uyuyamayacağım.”
“Sabah yine perişan olacağım.”
“Ben zaten uyuyamıyorum.”
Bu düşünceler, yatağa girdiğin anda zihnini dinlenmeye değil, uyku konusunda tetikte olmaya götürebilir.
Oysa uyku bir mücadele alanına dönüştüğünde bedenin ve zihnin gevşemekte daha fazla zorlanabilir.
Bu yüzden bazen ilk adım uykuya zorla ulaşmaya çalışmak değil, uykuyla kurduğun ilişkiye bakmaktır.
Elbette uzun süren veya günlük yaşamını belirgin şekilde etkileyen uykusuzluk yalnızca “kafanda olan” bir mesele değildir; uyku düzeni, stres, yaşam koşulları, bazı sağlık durumları ve kullanılan ilaçlar gibi pek çok etkenle ilişkili olabilir. Gerektiğinde profesyonel değerlendirme önemlidir.
Ama bir başka önemli nokta da şu:
Bir dönem uykunun bozulmuş olması, bunun sonsuza kadar böyle gideceği anlamına gelmez.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ
Bu gece yatağa girdiğinde kendini uyumaya zorlarken yakalarsan, düşünceni değiştir.
“Uyumalıyım, yoksa yarın mahvolacağım.”
yerine:
“Şu anda bedenimi dinlenmeye bırakıyorum. Uykuyu zorlamak zorunda değilim.”
de.
Ardından gün içinde kendine söylediğin cümleleri fark et.
“Ben uykusuzum.”
“Ben zaten doğru düzgün uyuyamıyorum.”
“Benim uykum hep bozuk.”
Bu cümlelerin yerine daha gerçekçi bir dil koy:
“Şu sıralar uykumla ilgili zorlanıyorum.”
Aradaki fark küçük gibi görünür ama biri seni tanımlarken, diğeri yaşadığın durumu tanımlar.
Canım Kadın,
Sen yaşadığın hiçbir sorundan ibaret değilsin.
Bir dönem kaygılı olabilirsin ama kaygı sen değilsin.
Bir dönem yorgun olabilirsin ama yorgunluk sen değilsin.
Bir süre uyuyamayabilirsin ama uykusuzluk sen değilsin.
Kendini tanımlarken kullandığın kelimelere dikkat et.
Çünkü bazen iyileşmenin ilk adımı, “Ben buyum” demeyi bırakıp “Ben şu anda bunu yaşıyorum” diyebilmektir.
Yaşadığın şey değişebilir.
Sen ise değişimin mümkün olduğu yerde kendine biraz daha alan açabilirsin.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder.