Yargıtay, icra mahkemelerinin takip hukuku süreçlerinde uygulayacağı kurallar ve kesin hükmün bağlayıcılığına ilişkin kritik bir karara imza attı. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen emsal kararda, genel mahkemelerde alınan borçsuzluk kararlarının icra mahkemeleri tarafından göz ardı edilemeyeceği belirtildi. Karar, yargılama sürecinde borçsuzluğunu ispatlayan vatandaşlar ile işletmeler için hukuki güvence sağladı.
İcra mahkemeleri kesinleşmiş kararları dikkate almak zorunda İcra mahkemeleri, uyuşmazlıkları takip hukukunun yapısı gereği hızlı ve seri biçimde çözüme kavuşturur. Bu doğrultuda genel mahkemelerde devam eden davaları bekletici mesele yapmama yetkileri bulunur. Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin istikrarlı kararlarında, genel mahkemede sonuçlanan ve kesinleşen bir menfi tespit davası varsa, icra mahkemesi kesin hüküm ilkesi gereği bu karara uymakla yükümlü kılındı.
Yargıtay kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-i maddesine atıfta bulunarak kesinleşmiş kararların bir dava şartı olduğu ve mahkemelerce doğrudan göz önüne alınması gerektiği vurgulandı.
Borçsuzluk tescillendiğinde takip sürdürülemez İncelemeye konu uyuşmazlıklarda, borçlular hakkında kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldı. Borçlular, takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurdu. İcra yargılaması sürerken Asliye Ticaret veya Sulh Hukuk mahkemelerinde açılan menfi tespit davaları borçlular lehine sonuçlanarak kesinleşti.
İcra mahkemelerinin genel mahkemenin kesinleşen kararını dikkate almayarak davaları reddetmesi üzerine dosya Yargıtay'a taşındı. Kararı bozan Yargıtay, borçsuzluk kararı kesinleştiğinde icra mahkemesinin borca itirazı kabul etmek ve takibi durdurmak veya iptal etmek zorunda olduğuna dikkat çekti. Bu kararla birlikte şekli yargılamalar nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.


