Kiracı ile ev sahibi arasında en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biri olan depozito iadesinde Yargıtay kararları, güvence bedelinden hangi durumlarda kesinti yapılabileceğine ilişkin ölçütleri ortaya koyuyor. Özellikle boya, badana ve tadilat masraflarında olağan kullanım kaynaklı yıpranma ile kiracının kusurundan doğan hasarın birbirinden ayrılması gerekiyor.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2026 yılında verdiği kararlar, taşınmazın satılması halinde depozitonun devredildiğinin ispatlanması ve hasar bedelinin somut biçimde belirlenmesi konularına dikkat çekiyor. Türk Borçlar Kanunu da kiracının olağan kullanımdan kaynaklanan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamayacağını düzenliyor.
Yasalhane+2
Depozito hangi durumlarda kesilebilir?
Konut ve çatılı iş yeri kiralarında güvence bedeli olarak alınan depozito, kiracının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya taşınmaza kusurlu kullanımı nedeniyle zarar vermesi ihtimaline karşı güvence oluşturuyor. Ancak bu bedel, ev sahibine parayı gerekçe göstermeden elinde tutma hakkı vermiyor.
Depozitodan kesinti yapılabilmesi için kiracının sorumluluğunda bulunan bir borç veya zarar olması ve talep edilen tutarın bu alacakla ilişkilendirilebilmesi gerekiyor. Ödenmemiş kira, kiracıya ait olduğu belirlenen faturalar ve kusurlu kullanımdan kaynaklanan gerçek zararlar somut olayın koşullarına göre değerlendirilebiliyor.
Yargıtay boya ve badana masrafları için ne dedi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 3 Haziran 2026 tarihli, 2025/6214 Esas ve 2026/3472 Karar sayılı dosyası, depozito iadesi ile boya, badana ve hasar bedellerinin değerlendirilmesi bakımından doğrudan önem taşıyor.
Dosyada kiracı, 8 bin 800 dolar depozitonun iadesini talep ederken ev sahibi taşınmazda oluştuğunu ileri sürdüğü zararların bu bedelden düşülmesini savundu. İlk derece mahkemesi boya, badana ve parke işlemleri için masraf hesapladı. Bölge adliye mahkemesi de belirlenen alacağın depozitodan mahsup edilmesi yönünde karar verdi.
Yargıtay ise kiralanandaki hasarların olağan kullanımdan mı yoksa hor kullanımdan mı kaynaklandığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kullanım süresi ve taşınmazın kullanım amacı gözetilerek olağan yıpranma payının hesaba katılması gerektiğini belirten Daire, tarafların itirazlarını karşılayan yeterli bir inceleme yapılmadan karar verilmesini doğru bulmadı. Bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Yasalhane+1
Bu karar, ev sahibinin her boya veya tadilat masrafını otomatik olarak kiracıya yükleyebileceği anlamına gelmiyor. Hasarın niteliği, kiracının kusuru, kullanım süresi ve gerçek onarım ihtiyacı birlikte değerlendiriliyor.
Olağan yıpranma ile kiracının verdiği hasar arasındaki fark
Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesine göre kiracı, evi sözleşmeye uygun kullanması nedeniyle ortaya çıkan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamıyor. Uzun süreli kullanımda duvar boyasının solması, zeminde normal aşınma oluşması veya eşyaların zamanla eskimesi tek başına depozitodan kesinti gerekçesi sayılmıyor.
Buna karşılık kırık kapı, kusurlu kullanım nedeniyle hasar gören dolap veya olağan kullanım sınırlarını aşan duvar zararları farklı değerlendirilebiliyor. Bu tür durumlarda da zararın kiracıdan kaynaklandığının ve talep edilen bedelin gerçek zararla bağlantılı olduğunun ortaya konulması gerekiyor.
Türkoğlu Avukatlık Ofisi+1
Ev sahibi hasarı ne zaman bildirmek zorunda?
Türk Borçlar Kanunu’nun 335. maddesi, kiraya verene taşınmaz geri verilirken durumunu gözden geçirme ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri gecikmeden yazılı olarak bildirme yükümlülüğü getiriyor.
Olağan bir incelemeyle fark edilebilecek eksikliklerin zamanında bildirilmemesi halinde kiracı bu eksikliklerden doğan sorumluluktan kurtulabiliyor. Teslim sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek gizli eksikliklerde ise ev sahibinin bunları öğrendiğinde kiracıya hemen yazılı bildirim yapması gerekiyor.
Mevzuat Merkezi+1
Kiracıların tahliye sırasında evin fotoğraf ve videolarını çekmesi, sayaç değerlerini kaydetmesi, anahtar teslimini tutanakla belgelemesi ve depozito ödeme dekontunu saklaması olası uyuşmazlıklarda önem taşıyor.
Depozito için üç ay beklemek gerekiyor mu?
Türk Borçlar Kanunu’nun 342. maddesi, konut ve çatılı iş yeri kiralarında güvence bedelinin en fazla üç aylık kira tutarında olabileceğini düzenliyor. Para olarak verilen güvencenin, kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek şekilde vadeli bir tasarruf hesabına yatırılması gerekiyor.
Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesini izleyen üç ay içinde kiracıya karşı dava açtığını veya icra ya da iflas takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse banka, kiracının talebi üzerine güvence bedelini iade etmekle yükümlü oluyor.
Ancak bu düzenleme, kanunda belirtilen banka hesabına yatırılan güvence bedeli için öngörülüyor. Depozitonun ev sahibine elden veya doğrudan havaleyle verilmiş olması halinde bankanın bu mekanizması aynı şekilde işlemiyor. Dolayısıyla depozitosunu alamayan her kiracının mutlaka üç ay beklemesi gerektiği söylenemez.
mevzuat.wiki+1
Ev satılırsa depozitoyu eski malik mi iade eder?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12 Mayıs 2026 tarihli, 2026/3664 Esas ve 2026/2960 Karar sayılı kararı, taşınmazın satılması halinde depozito sorumluluğuna ilişkin değerlendirme içeriyor.
Dosyadaki olayda kiracı, taşınmazı kiralarken önceki malike 300 dolar depozito ödedi. Taşınmaz daha sonra satıldı ancak güvence bedelinin kiracıya iade edilmediği ileri sürüldü. İlk derece mahkemesi, yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği gerekçesiyle davayı önceki malik yönünden reddetti.
Yargıtay, depozitonun yeni malike devredildiğinin önceki malik tarafından ispatlanması gerektiğine dikkat çekti. Güvence bedelinin yeni malike aktarıldığı kanıtlanamazsa bedeli teslim alan önceki malikin iade yükümlülüğünün devam edebileceğini belirtti.
Karar, kanun yararına bozma niteliği taşıyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363/2. maddesi uyarınca bozma, somut davanın tarafları arasındaki sonucu değiştirmiyor.
Hukuk Anlatır+1
Depozitosunu alamayan kiracı hangi yollara başvurabilir?
Kiracının öncelikle kira sözleşmesini, depozito ödeme belgesini, tahliye ve anahtar teslim tutanağını, evin son durumunu gösteren fotoğrafları ve ev sahibiyle yaptığı yazışmaları saklaması gerekiyor.
Kiracı, depozitonun iadesini yazılı olarak talep edebilir. Ödeme yapılmaması halinde uyuşmazlığın niteliğine göre icra takibi veya alacak davası yoluna başvurulabilir. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kanunda belirtilen istisnalar dışında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak uygulanıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı+1
Ev sahibi depozitonun tamamını kesebilir mi?
Depozitonun tamamının ev sahibinde kalabilmesi için kiracının sorumluluğunda olan ve hukuken talep edilebilecek bir borç veya zarar bulunması gerekiyor. Kesinti tutarının da somut alacakla ilişkilendirilmesi ve gerektiğinde belgelenmesi önem taşıyor.
Yargıtay kararları ile Türk Borçlar Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, olağan yıpranmanın kiracıya yüklenemeyeceği; kusurlu kullanımdan kaynaklanan zararların ise olayın özelliklerine göre incelenmesi gerektiği görülüyor. Taşınmazın satılması halinde de depozitonun yeni malike devredildiğinin ispatı önem taşıyor.
Bu haber genel bilgilendirme amacı taşır. Somut uyuşmazlıklarda kira sözleşmesi, teslim belgeleri ve dosyadaki delillerin hukuki değerlendirmesi farklı sonuçlara yol açabilir.




