Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Finansal Kapanış Töreni’nde, mevcut 4 saatlik yolculuğun otoyolla 36 dakikaya düşeceğini açıkladı. Proje turizm, ticaret ve bölge ekonomisini güçlendirecek.
Uraloğlu: Yolculuk 4 saatten 36 dakikaya düşecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Finansal Kapanış Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, saatte 140 kilometre tasarım hızıyla mevcut yolda ortalama 2,5 saat süren, yaz aylarında yoğun trafikle 4 saate kadar çıkan yolculuğun 36 dakikaya güvenli ve istikrarlı şekilde indirileceğini söyledi.
Bakan Uraloğlu, projenin Antalya ve Alanya’yı birbirine bağlayan toplam 122 kilometre uzunluğunda (84 km ana gövde, 38 km bağlantı yolu) bir otoyol hattı olacağını belirtti. Otoyolda yer alacak yapılar şu şekilde:
-
7 farklı seviyeli kavşak
-
5 tünel, toplam uzunluk 4 bin 365 metre
-
16 viyadük, toplam uzunluk 5 bin 966 metre
-
4 otoyol hizmet tesisi
Uraloğlu, projenin sadece bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda turizmi, ticareti ve bölge ekonomisini güçlendirecek bir kalkınma hamlesi olduğunu vurguladı.
Bakan Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Saatte 140 kilometre tasarım hızıyla mevcut yolda ortalama 2,5 saat, yoğun zamanlarda özellikle yaz aylarında 4 saate kadar varan yolculuğu 36 dakikaya güvenli ve istikrarlı şekilde indirecek. Özellikle yaz aylarında yaşanan trafik çilesini de bu vesileyle ortadan kaldırmış olacağız. Bölgedeki Kleopatra Plajı'ndan Kaleiçi'ne, Aspendos'tan Manavgat Şelalesi'ne uzanan yolculukları hızlı, güvenli ve konforlu hale getirecek. Ayrıca projemiz, zamandan 16,9 milyar lira, akaryakıttan 800 milyon lira olmak üzere yıllık yaklaşık 17,7 milyar lira tasarruf sağlayacak. Kısa zaman içerisinde buraya harcadığımızı ülke olarak geriye kazanmış olacağız. Fizibil bir proje olduğunu söylemek isterim. 47 bin ton karbon emisyonunu azaltarak Toroslar'ın çam ormanlarını ve Akdeniz'in berrak sularını da koruyacağız. Turizm imkan ve faaliyetlerinin artmasının yanında tarım ürünlerinin de pazarlara daha hızlı ulaşmasını sağlayarak çiftçimizin, köylümüzün ve esnafımızın da yüzünü güldüreceğiz"
Söz konusu otoyolun kamu-özel iş birliği modeliyle inşa edildiğini aktaran Uraloğlu, bu modelle, kamu kaynağı kullanılmadan özel sektör imkanları ve finansmanıyla yatırımların çok daha kısa sürede gerçekleşmesinin sağladığına dikkati çekti.
Uraloğlu, projedeki uluslararası finansman kuruluşlarının sağladığı finansmanın ülkenin ekonomisine olan güveni yansıttığını da söyledi.
Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu'nun finansal kapanış töreninin de 8 Ekim'de gerçekleşeceğini bildiren Uraloğlu, "Bu projemiz de İç Anadolu'nun sanayi ve ticaret potansiyelini daha da güçlendirerek, ülkemizin ekonomik atardamarlarını bir kez daha uluslararası finans dünyasının güveniyle besleyecek. Bu projeler, Türkiye'nin istikrarına ve geleceğine duyulan inancın somut birer kanıtıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, son 23 yılda yap-işlet-devret adına yapılan projelerin o gün şartlarında 51 milyar dolar olduğunu bu rakamın güncelde 91 milyar dolara ulaştığını da söyledi.
Antalya-Alanya'daki proje için kredi temin çalışmalarında nihai aşamaya gelmiş olmanın mutluğunu yaşadıklarını belirten Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Yatırım bedeli 2 milyar 429 milyon avro olan söz konusu otoyolumuzun 729 milyon avrosu yani yüzde 30'u öz sermaye ile yapılırken 1,7 milyar avro yani yüzde 70'i de banka kredisiyle sağlanacak. Kredi verenlerin 3'ü Çin, 2'si Suudi Arabistan, 1'i Kuveyt, 1'i Almanya ve 1'i de Yunanistan merkezli 8 ayrı uluslararası ve 6 yerli olmak üzere 14 finans kuruluşundan oluşuyor. 2 katından fazla talep geldi. Demek ki biz bu fizibil projelere devam edeceğiz, onlara dünyadan para bulabiliyoruz. Biz ülkemizin bu anlamdaki ihtiyaçlarını doğru kanallar ve kredi şartlarıyla görmeye devam edeceğiz. Antalya-Alanya Otoyolu, önümüzdeki yıllarda planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla entegre olarak, İzmir'den Avrupa sınırına uzanan kesintisiz bir otoyol ağının parçası olacak. Bu proje, sadece bölge için değil Türkiye'nin küresel lojistik ağındaki rolü için de stratejik bir öneme sahip"


