CHP Sözcüsü Deniz Yücel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasına ilişkin “100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası” sözlerine tepki gösterdi. Yücel, “Daha iddianamesi yazılmadan, savunmalar dinlenmeden bu dosyayı yüzyılın yolsuzluğu ilan etmiş” dedi.

“Hukuk devleti için utanç belgesi”

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Gürlek’in açıklamalarını eleştirdi.
Yücel, “2025-2026 Adli Yılı, siyasallaşmış yargının gölgesinde başlamıştır. Liyakatsiz atamalar, siyasi operasyonlar ve hukuksuz tutuklamalar, demokratik hukuk devleti adına utanç belgesidir” ifadelerini kullandı.

“Arkadaş sen savcı mısın, hâkim misin?”

İBB soruşturması üzerinden Başsavcı Gürlek’i hedef alan Yücel, şu sözlerle tepki gösterdi:
“Arkadaş sen savcı mısın, hâkim misin? Tutuklamalara sen mi karar veriyorsun? Tahliyelere sen mi karar veriyorsun? İstanbul’da bir yargı sultası mı kurdun? Daha iddianamesi yazılmamış bir dosyayı yüzyılın yolsuzluğu ilan etmek hukuk devleti adına utanç vericidir.”

“Yargı bağımsızlığı büyük yara aldı”

Yücel, özellikle CHP’li belediyelere yönelik operasyonların siyasallaşmış yargının göstergesi olduğunu savundu.
“Seçilmiş belediye başkanlarımızı görevden almak için açılan davalar, şafak baskınları ve soruşturmalar, hukukun değil siyasetin ürünüdür. Yargı bağımsızlığı son bir yılda en büyük yarasını almıştır” dedi.

CHP Sözcüsü Av. Deniz Yücel, konuşmalarının tamamı şöyle:

"Hukuk devleti adına utanç belgesi uygulamalar"

"2025-2026 Adli Yılı, demokrasiyi hedef alan siyasallaşmış yargının, 19 Mart’ta millet iradesine yaptığı darbenin gölgesinde başladı. 2025 yılı hukuk tarihine, ağır hak ihlallerinin yaşandığı, haksız ve hukuksuz tutuklamaların yapıldığı, millet iradesinin yargı eliyle gasp edildiği bir yıl olarak geçecektir. Tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumu sonrasında kuvvetler ayrılığından hızla uzaklaşılan ülkemizde, yargı her geçen gün daha da siyasallaşarak, bağımsız ve tarafsız yapısını maalesef tamamen yitirmiş durumdadır. Bugün ülkede hukuka güven oranı, yüzde 20’lerin altına gerilemiş, iktidarın yargıya doğrudan müdahalesi ile 'hukukun üstünlüğü' rafa kaldırılmıştır.

Liyakatsiz atamalar, yandaş medya destekli hukuksuz soruşturmalar, savunmayı susturmaya yönelik girişimler, Anayasası’nda 'demokratik bir hukuk devleti' olduğu ifade edilen bir ülke için 'utanç belgesidir.' 19 Mart’ta başlayan ve arkası kesilmeyen, sadece CHP’li belediyelere yönelik şafak baskınlarının hukuk ve adalet kavramları içinde açıklanması mümkün değildir. Son bir yıllık süreçte yargı bağımsızlığı çok büyük yara almıştır.

"Arkadaş sen savcı mısın, hâkim misin?"

Başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere, seçilmiş belediye başkanlarımızı tutuklamak, görevden aldırmak, tabiri caizse bertaraf etmek amacıyla birtakım siyasi soruşturmalar ve operasyonları yönetmesi için, özel olarak İstanbul’a atanan başsavcı, adli yılın açılışında İBB soruşturması ile ilgili akıl almaz açıklama yapıyor. Yok yüzyılın en büyük yolsuzluk dosyasıymış, yok sadece tanık beyanı ile tutuklamıyorlarmış... Arkadaş sen savcı mısın? Hâkim misin? Tutuklamalara sen mi karar veriyorsun? 'Beyanı delillendirmeden tutuklamıyoruz. Varsa öyle biri söyleyin hemen tahliye edelim' ne demek? Tahliyelere sen mi karar veriyorsun? İstanbul Adliyesi'nde görev yapan hâkimler ve savcılar senin vesayetin altında mı görev yapıyor? İstanbul’da bir yargı sultası kurdun da, haberimiz mi yok? 'Biz dosyamıza güveniyoruz' ne demek? Daha iddianamesi yazılmamış, yargılaması yapılmamış, savunmalar dinlememiş ama beyefendi bu dosyanın yüzyılın yolsuzluğu olduğu hükmüne varmış.

Gençlerden geleceğe akıllı çözümler
Gençlerden geleceğe akıllı çözümler
İçeriği Görüntüle

Bu açıklamalar hukuk devleti adına, demokrasimiz adına utanç vericidir. Bu açıklamalar, İstanbul’da gerçekleştirilen yargı darbesinin, yargı terörünün itirafıdır. Kanunlarımıza göre Savcılık makamı şüphelilerin lehine olan delilleri toplar, ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacına hizmet eder. Ama görüyoruz ki Sayın Akın Gürlek şüphelilerin ceza alması motivasyonuyla hareket ediyor."