Yangından mal kaçırırcasına 'müfredat' hazırlandı

Bakan İsmet Yılmaz'ın açıkladığı yeni müfredat, içeriğinden hazırlanış sürecine kadar eleştiri konusu oldu. Müfredatın katılımcı bir çalışma süreciyle hazırlanmadığını söyleyen Eğitim İş İzmir 4 Nolu Şube Başkanı Haşim Karaman, 'Bu kadar köklü bir değişimin daha uzun vadeye yayılması ve pilot uygulamalarla test edilmesi gerekiyordu. Yangından mal kaçırırcasına müfredat hazırlandı' dedi

Yangından mal kaçırırcasına 'müfredat' hazırlandı

Ali Budak- MEB'in hazırladığı müfredat taslağına sendikalardan tepki gecikmedi. Yeni müfredatın laik yaşama meydan okumanın yansıması olduğu belirtilirken, arkasında bir yanlışlar zinciri barındırdığı vurgulandı. Müfredatın katılımcı bir çalışma süreciyle hazırlanmadığını söyleyen Haşim Karaman, 'Müfredatla Bakanlığın yol göstericilerinin değişmediğini gördük. Müfredat, usulen de doğru hazırlanmadı. Bu kadar köklü bir değişimin, katılımcı bir şekilde hazırlanması gerektiği gerçeği bir yana dursun, daha uzun vadeye yayılması gerektiği ve pilot uygulamalarla test edilmesi gerekiyordu. Yangından mal kaçırırcasına müfredat hazırlandı' dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın önceki gün 2017-2018 eğitim öğretim yılında uygulanacak yeni müfredatı açıkladı. İki yıl süren çalışmanın ardından 53 farklı dersin müfredatının açıklanması ile müfredatın içeriğine ilişkin tartışmalar da arttı. Biyoloji derslerinden 'Evrim Teorisi'nin çıkarılması, Atatürk ve cumhuriyetin ilk yıllarına ilişkin bilgilerin azaltılması, cihat konusunun eklenmesi en çok tartışılan unsurlar oldu.
Bakanın müfredatın 100 bine yakın öğretmen ve velinin görüşleri alınarak hazırlandığını söylemesiyle sürecin bir 'katılımcı çalışma süreci' gibi sunulmasına tepki gösteren Eğitim İş İzmir 4 Nolu Şube Başkanı Haşim Karaman, 'Bu 100 bin kişinin kim olduğu, neden bu alandaki eğitim-bilim uzmanlarının, üniversitelerin ve demokratik kitle örgütlerinin tümünün görüşlerinin dikkate alınmadığı, büyük bir soru işaretidir. Yeni müfredata ilişkin daha önce nokta atışı yapan sendikalar ve yayınevlerine bakıldığında da, bu çalışmanın nasıl bir çevreyle yapıldığı açıkça görüldü' diye konuştu.


'Müfredatın kılavuzu: Eğitim Bir Sen!'


'Eğitim İş olarak, Bakanlığın taslak müfredat raporunun, yandaş sendika Eğitim Bir Sen'in 'Gecikmiş Bir Reform Müfredatın Demokratikleştirilmesi' adı altındaki taslak müfredatla neredeyse aynı olduğunu ortaya çıkarmış ve kamuoyuyla paylaşmıştık' diyen Karaman, şunları söyledi: Müfredatın son örneği de koskoca Bakanlığın yol göstericilerinin değişmediğini, ne yazık ki ortaya koydu. Bu müfredat, usulen de doğru hazırlanmadı. Bu kadar köklü bir değişimin, katılımcı bir şekilde hazırlanması gerektiği gerçeği bir yana dursun, daha uzun vadeye yayılması ve pilot uygulamalarla test edilmesi gerekiyordu. Yangından mal kaçırırcasına yeni müfredatı getiren Bakanlık, bu müfredatı hem kısa bir zamanda ve şeffaf olmayan bir süreçte hazırladı hem de pilot uygulamaya gitmedi.
 

15 Temmuz var, Atatürkçülük yok


Bakan Yılmaz'ın 'çağın gereklerine uygun hazırlandığı'nı iddia ettiği müfredata genel olarak bakıldığında; çağdaş-bilimsel eğitimden uzaklaşıldığı, Cumhuriyet'in değerlerini ve önemli pozitif bilim derslerinin geriletildiğinin görüldüğünü ifade eden Karaman, "Bakan Yılmaz'ın '15 Temmuz, yeni müfredatımızda yer alıyor' açıklamasıyla Türkçe dersinden 'Atatürkçülük' kavramının çıkarılması bile, müfredatın siyasi niyetini ortaya koyuyor. İktidarı boyunca müfredatı yapboza çeviren AKP, bu en köklü değişikliğinde de bilimsel değil siyasi hamlelerle bir değişikliğe gidiyor ve çocuklarımızın -dolayısıyla ülkemizin- geleceği ile oynuyor. Bakan'ın müfredat değişikliğine gerekçe olarak sunduğu 'sadeleştirme' tezi de artık bayatladı. Bugüne kadar her müfredat değişikliğini sadeleştirme olarak sunan AKP'nin, şimdiye kadarki hiçbir değişikliğinde bunu yapamadığı da, aslında bunu hedeflemediği de açıktır. Görünen o ki artık kamuoyunu kandırmak için yeni bahaneler bulmaya bile lütfedilmiyor' dedi.


Müfredatı yandaş yayınevleri biliyordu


Bakan'ın son ana kadar üzerinde ince çalışmalar yapıldığını iddia ettiği müfredatın gerçeği yansıtmadığını söyleyen Karaman, sözlerini şöyle tamamladı: Müfredat içeriğinin sadece yandaş sendikalarca değil, yandaş yayınevleri tarafından bile biliniyor olması da trajikomik. Bir sürpriz gibi açıklanan müfredat, hali hazırda yandaş yayınevleri tarafından incelenip bu alanda kitaplar basılmaya bile başlandı. Çünkü müfredatın geçeceğini biliyorlardı. Eğitim İş olarak konunun takipçisi olacağız ve kamuoyunu da bu konudaki bütün gelişmeler hakkında bilgilendireceğiz.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.