Yüzde 98 engelli gazi polisi FETÖ'den gözaltına almışlardı. Karar verildi...

İzmir'de 2009 yılında patlayan bomba sonucu hayatına yüzde 98 engelli olarak devam eden ve FETÖ/PDY soruşturması kapmasında tutuklanan bomba imha uzmanı polis memuru 40 yaşındaki Bilal Konakçı, adli kontrol şartıyla tahliye edildi

Yüzde 98 engelli gazi polisi FETÖ'den gözaltına almışlardı. Karar verildi...

Aliağa'da, 5 Şubat 2009 tarihinde, Aliağa Lisesi önünde şüpheli paket olduğu ihbarı yapıldı. Bunun üzerine o dönemde İzmir'in kuzey bölgesindeki tek bomba imha uzmanı olan 14 yıllık evli, iki kız çocuk babası Bilal Konakçı, göreve çağrıldı. Konakçı, yaptığı inceleme sonucunda şüpheli paketin bomba olduğunu belirleyip, kapalı bir alanda imha edilmesine karar verdi. Konakçı, Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne taşıdığı bombayı imha etmeye hazırlanırken, bomba aktif hale geçti. İçerdeki meslektaşları ve çeşitli işleri için gelenleri düşünen Konakçı, canı pahasına bombayı alıp, hızla kapıya yöneldi. Konakçı'nın merdiven altına attığı bomba büyük bir gürültüyle patladı. kanlar içinde kalan Konakçı, bazı uzuvlarını kaybetmiş olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan ve durumu ağır olan Konakçı, aylar süren tedavinin ardından yaşama tutundu. Ancak iki gözünü, burnunu, sağ elini ve sol elinin üç parmağını kaybeden, bacak kemikleri ise kırılan ve tedavi sırasında platin takılan Konakçı'ya Ege Üniversitesi Hastanesi'nden 5 Ekim 2010 tarihinde, 'özür durumuna göre, tüm vücut fonksiyon kaybı oranı yüzde 98' raporu verildi.

Gazi olan Konakçı, yaşananların ardından malülen emekli edildi. Yakınlarının desteğiyle yaşamını sürdüren Konakçı'nın geçen 20 Ocak'ta saat 07.30 sıralarında Fethullahçı Terör Örgütü/ Parallel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında evine gelen polisler tarafından gözaltına alındı. 21 gün gözaltına altında tutulan Konakçı, geçen 11 Ocak'ta sevk edildiği adliyede tutuklandı. 15 gün cezaevinde kalan Konakçı, dün yurt dışı yasağı konulup, evini terketmemesi koşuluyla adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

'BENİ TANIMAKTA GÜÇLÜK ÇEKTİLER'

Ailesine kavuşan Konakçı, tahliye edilmesinin ardından yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Polisler kapıya gelince şaşırdım. Ellerinde benim patlamadan önceki halime ait fotoğrafım varmış. O nedenle beni tanımakta güçlük çektiler. Arama, yakalama kararında ismi olan kişinin ben olduğunu söyledim. Bunun üzerine emin olmak için savcıyı aradılar. Ancak ulaşamadılar. Yan komşumu refaketçi olarak çağırıp, evimde arama yaptılar. Dijital veri için cep telefonumu istediler. Elim ve gözlerim olmadığı için akıllı telefon kullanmıyordum. Telefonumun eski sistem, tuşlu olduğunu görünce iade ettiler. Daha sonra beni gözaltına alıp, hastaneye sağlık kontrolüne götürdüler. Evden çıkerken eşime, 'Büyük ihtimalle bir yanlışlık olmuştur. Muhtemelen yarın sabah serbest bırakılır, evine teslim ederiz' dediler. Hastaneye gittiğimde yalnız olmadığımı, benim dışımda başka gözaltına alınanların da olduğunu öğrendim. Ancak 2-3 gün geçmesine rağmen halen serbest bırakılmamıştım. Eşimle görüştürülmedim. Tam olarak neyle suçlandığım da söylenmedi. Sadece FETÖ'den gözaltına alındığımı biliyorum. Barodan benim için bir avukat görevlendirildi. 21 gün gözaltına tutulduktan sonra adliyeye sevk edildim. Ancak, baronun tayin ettiği avukat duruşmaya gecikti. Bana bunun üzerine başka bir avukat verdiler. İfadem daha sonra alabilecekken buna rağmen ilk olarak benim ifadem alındı. Ancak sonradan atanan avukat duruma hakim olmadığı için çok fazla bir şey yapamadı. Tutuklanıp, Menemen Cezaevi'ne götürüldüm."

Eşi Özlem Konakçı, avukatlar aracılığıyla eşinin cezaevinden çıkamayacağını anlayınca umut olabilecek her yere yazı gönderip başvurduğunu, kaymakam, belediye başkanı ve bazı siyasi partilerin ilçe başkanlarıyla yüzyüze görüştüğünü belirtip, "Gazetecilere gönderdiğim yazıların haber olmasıyla eşimin durumu ortaya çıktı. Çok şükür bu sayede yanımıza döndü. Ben her türlü zorluğa hazırım yeter ki evimin direği eşim yanımda olsun" diye konuştu.

BABA-KIZ GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

13 yaşındaki E.K. ise babasını çok özlediğini söyleyip, "Bomba patmasından sonra psikolojim zaten çok bozulmuştu. Babama zaten çok bağlıydım. Gözaltına alınmasından sonra da hergün ağladım. Tekrar babama kavuştuğum için sevinçliyim" diyerek, gözyaşı döktü.

Kızının bu sözleri üzerine duygulanan Bilal Konakçı da gözyaşlarını tutamayıp, "Kötü bir şey yapmadım" dedi.

SAVCILIKTAN AÇIKLAMA

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, Bilal Konakçı'nın FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturması kapsamında çok sayıda tanık, itirafçı beyanı, kuvvetli şüphe ve delillerle tutuklandığı belirtildi. Açıklamada şöyle denildi:

"Bazı basın yayın organlarında gazi polis memuru Bilal Konakçı'nın yüzde 98 oranında engelli olmasına rağmen, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklandığı, masum olduğu, FETÖ ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, sadece bir bankada hesabının bulunduğu' yönünde şüphelinin eşi kaynak gösterilerek bazı haberler yer aldı. Bilal Konakçı Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen FETÖ/PDY terör örgütü soruşturması kapsamında; söz konusu örgütte, bulunduğu bölgede yönetici konumunda faaliyetlerde bulunduğu, toplantılar düzenlediği, toplantıya katılanlara örgüt liderinin talimatlarını aktardığı, himmet topladığı, örgüt liderinin bu sebeple kendisine kullanmış olduğu özel eşyalarını hediye olarak gönderdiği yönünde çok sayıda tanık, itirafçı beyanı ve elde edilen diğer deliller çerçevesinde hakkında kuvvetli şüphe ve delillerin bulunması nedeniyle sevk edildiği İzmir 1'inci Sulh Ceza Hakimliği'nin 11/01/2017 tarih ve 2017/41 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır."

ADLİ KONTROL ŞARTIYLA TAHLİYE

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Konakçı'nın yurt dışına çıkış yasağı konulmak ve konutunu terketmemek şartıyla adli kontrol altına alınarak cezaevinden tahliyesine karar verildiğini de vurguladığı açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verdi:

"Bilal Konakçı'nın özür ve sağlık durumunun ceza infaz kurumunda bulunmasına engel olup olmadığına yönelik sağlık işlemleri yürütülmekte iken haberin yayımlanmasından bir gün önce İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliği'nce ilgilinin, özür durumu ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak 25 Ocak 2017 tarihinde 'yurt dışına çıkış yasağı konulmak ve konutunu terk etmemek' şeklinde adli kontrol altına alınması suretiyle tahliyesine karar verilmiştir. İlgilinin özür durumu ayrı, eylemleri ayrı değerlendirilmeden ve bu iki hususun birbirine karıştırılması suretiyle hiçbir suçunun olmadığı yönünde yapılan haber gerçeği yansıtmamaktadır. Yargı merciileri ve ceza infaz kurumu idaresi, tüm hususları göz önünde tutarak yürürlükteki yasalar ve ilgili kurallar çerçevesinde işlemlerini yürütmektedir."


Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.