Yıllar önce, Karşıyaka, Avrupa Kupası finali oynadı bu salonda. Fark 17 sayıya kadar çıkmıştı. Emin adımlarla şampiyonluğa yürüyorduk, ama o da ne?
Sahaya atılan bir su şişesi ile, oyun durdu. Daha sonra taraflar sahaya döndüğünde, sanki Karşıyakalı oyuncuların, ellerine, ayaklarına prangalar bağlanmıştı! O maçı 17 sayı avantajımıza rağmen kaybetmiştik ve Avrupa Şampiyonluğu hayalimiz ertelenmişti...
Dün yine fark 17 idi. Ama fark bu sefer aleyhimizeydi. İronik bir şekilde, yine sahaya bir su şişesi atıldı ve oyun durdu!
Fakat bu kez kader, Karşıyaka'nın yanındaydı ve o fark kapandı. Son saniyede sadece Türkiye'de değil, dünyada gündem olan o basketle, Karşıyaka ligde kaldı. Vay be su şişesi! Sen nelere kadirmişsin öyle!
Böylelikle, sadece Karşıyaka küme düşsün diye, karanlık hesaplar yapan, türlü oyunlar kuran, Atatürk'ün kulübü unutulsun diye yapmadığını bırakmayanların, tekerlerine çomak sokmakla kalmadık! Ey kader! Seninle de eski bir hesabı kapattık!
Bu sezon düşmediysek, bir daha da düşmeyiz!
Hükümet düşer, enflasyon düşer, KARŞIYAKA DÜŞMEZ!!!
Kurt kışı geçirdi! Umarım yediği ayazı unutmaz!
Hemen şunu söyleyeyim: Maçlar planlandığı şekilde oynansaydı, bilmiyorum biz ligde kalır mıydık? Su şişesi atılmasaydı ve oyun uzun süre durmasaydı, bizim maç da diğerleri ile aynı saatte bitseydi, diğer maçlar bizim istediğimiz gibi biter miydi? Bilemiyorum...
Diğer maçlar bittiğinde, bizim maçta, son çeyrek başlamamıştı ve 12 sayı gerideydik. Üst akıl, bu noktada, "Bunlar bu maçı artık kazanamaz! Diğer maçları, istedikleri gibi bitirelim. Daha da delirsinler! Üzüntüden, verem olsunlar!" diye düşünmüş olabilirler mi? Delil yok, ispat yok. Kimsenin günahını alamam! Ben öyle olabileceğini düşünüyorum! Paranoyaklık mı dersiniz? Belki... Öyle şeyler yaşattınız ki bizlere, hepimizi böyle yaptınız! Ama bu lig tertemiz oynandı diye düşünen varsa, en hafif ifade ile naiftir! Ahrazdır!
Diğer maçları da şöyle bir izledim. Tofaş'ta Furkan Korkmaz, Perez, Trabzon'da Reed ve Tony Taylor iyi oynamışlar. Bir de Berk Demir'i beğendim. Bu isimleri de bedava saymadım! Anlayan, anladı! Karşıyaka'ya yakışacak, dürüst, onurlu sporcu oldukları için saydım! Tony Taylor 50 yaşına gelse, yine de üst seviye basketbol oynamaya devam edecek galiba! Bir profesyonellik abidesi! İleride Coach olarak da çok başarılı olacağını düşünüyorum.
Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'nu dolduran, her bir Karşıyakalıya teşekkür ediyorum. Muhteşemdiler! Ekranları başında, Atatürk'ün kulübü Karşıyaka'yı destekleyen herkese teşekkür ediyorum. Kulübü yaşayan, temsil eden, ruhumuzu gösteren, Aygün Başkan'a teşekkür ediyorum. Teknik kadro ve oyunculara teşekkür ediyorum. Enkaz devralan ve aldığı bu enkazı, cennete çeviren, Kandemir Hoca'ya teşekkür ediyorum. Bu ligde kalışımız, inanıyorum ki, kulübün makus talihinin döndüğü nokta olacaktır! Bundan sonra büyük başarılara imza atacağız, Allah'ın izniyle!
Ligin kalitesi her geçen gün artıyor! Küme düşen Mersin takımı, İspanya ve Yunanistan hariç, Avrupa'da her ligde uzak ara şampiyon olur! Yunanistan ve İspanya'da ilk üçte olur! Seneye de çok zor bir lig olacak. Şimdiden hazırlıklara başlanmalı. Lütfen önce iyi bir çalıştırıcı bulalım. Kadroyu da, buna göre oluşturalım.
Evet... Bir sezonu daha acısıyla, tatlısıyla geride bıraktık... Çıkarılacak çok dersler vardı. Umarım herkes bu derslerden, gerekenleri öğrenmiştir! Yoksa ileride canımız yanmaya devam edecek!
Canımız yansa da, acı ilaçları hep biz içsek de, hep daha çok seveceğiz! Daha çok destekleyeceğiz!
Çünkü, "Biz, Atatürk'ün göğsüne ay-yıldız verdiği, Atatürk'ün kulübü Karşıyaka'yız! Küçük olamayız, küçük düşünemeyiz! Hele ki, Atatürk'ün emanetini asla terk edemeyiz!
Sevgi ve Saygılarımla