Dünya Kupası bugün başlıyor. Ortadoğu'da ise gerilim had safhada. Ölüm kol geziyor.
Size daha önce, ateşkesin yaklaşık bir ay süreceğini, Amerika ve İsrail'in tek amacının, zaman kazanmak olduğunu yazmıştım. Tam da öyle oldu. Amerika, nefeslendi ve çatışmalar tekrar başladı. Artarak devam edecek.
Amerika bu işe girerken, nasıl çıkacağını hiç düşünmemiş. Şu anda da çıkması mümkün değil. Eğer bu noktada dururlarsa, petrodolar ekonomisinden, eski dünya düzeni diye bahsetmeye başlarız! Ve Amerika için durdurulamaz bir süreç başlar.
Gerçekten de Amerika bu işin sonunu hiç düşünmemiş. Stratejistleri derslerine iyi çalışmamış! Amerikalılar şöyle düşünmüş; Ben, İran'ı vururum. Liderlerine suikast düzenlerim. Halkın içine biraz provokatör salarım. İç isyan başlar. Rejim değişir. Kendi kafama göre bir lider bulurum. Büyük İsrail projesinin önündeki en önemli engellerden birini, ortadan kaldırırım...
Ama evdeki hesap, çarşıya uymadı! 5.000 yıllık devlet geleneği olan bir ülkeyi, Arapların kabile devletleri ile karıştırmışlar! İran halkı, bölünmek bir yana, emperyalizm karşısında, tek yumruk oldular. Mevcut yönetimle sorunları olanlar bile, ellerinden gelen her katkıyı verdiler...
Aynısı ülkemize olsa, biz farklı mı davranırdık? Emperyalistler bize saldırsa, Erdoğan'a muhalif olanlar, ondan nefret edenler dahil, ülkenin savunmasından imtina eden çıkar mı? Hayır. Eminim ki, biz de İran gibi topyekün savaşırız. Çünkü ne Persler, ne de Türkler kabile devleti değildir! Gelenekleri, örfleri olan, binlerce yıllık kadim kültürlerdir. Ne teslim olurlar, ne de biat ederler...
Amerikalı stratejistler sınıfta kaldı. Olayı iyi süzemediler. Amerikan yönetiminin de eli, Epstain dosyaları yüzünden, çok sıkışıktı. Boğazlarına kadar pisliğin içine batmışlardı. Satanist ayinlerinin, en tepedekilere kadar ulaştığı belgelenince, etekler tutuştu! Hızla kamuoyunda değişim yaratmaları gerekiyordu. Savaş çıkardılar. Baktılar yetmedi, aya seyahat masalını tekrar vizyona soktular. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, hem Dünya hem de Amerikan halkını ikna edemediler! Edemezler!
Bu işin, Amerika'ya bakan kısmı. Bir de diğer tarafa bakalım. Bu savaş, Amerika'nın en büyük rakipleri için, yeni nesil silahlarını deneme fırsatı oldu! İran hiç bilinmeyen füzelerle saldırdı. İsrail'in demir kubbesini, demir kevgire çevirdi! İsrail kentleri ve çevredeki Amerikan üsleri alev alev yandı! En son f-35 hangarları vuruldu. Amerika kaç uçak kaybettiğini açıklamıyor. Fakat kayıpları çok ağır. Bölgede doğru düzgün üsleri kalmadı. Avrupa ülkelerinden, üsleri açmalarını istiyor. Avrupa ise, zoru gördü! İran'a bulaşmak istemiyor. Kimse üslerini kullandırmıyor. İran'ın elindeki füzeler çok etkili ve menzili de oldukça yüksek. Değil Avrupa başkentlerini, deniz aşırı hedefleri yani Amerika'yı bile vurabildiği söyleniyor. Ben bu füzelerin hepsini, İran'ın imal ettiğini düşünmüyorum. İran'ın petrolünün büyük bölümünü satın alan Çin, bence bu füzelerin kaynağı. Yine İran'ın yüksek ticaret hacmine sahip olduğu Kuzey Kore ve Rusya'dan da silah satın aldığı, bilinen bir gerçek. Çin medyasında bunlar yazılıp, çiziliyor. İran'ın elinde nükleer silah olduğuna da emin olabilirsiniz! Çünkü Çinli yetkililer, bunu açık açık söylemeseler de, imasında bulundular. Çin gibi, İran gibi ciddi devlet geleneğine sahip olan ülkeler, böyle çok ciddi konularda, blöf yapmazlar.
Fakat Trump, maalesef böyle binlerce yıllık kültürü olan bir gelenekten gelmiyor. O yüzden de, boş tehditlere devam ediyor. Altyapı ve enerji santrallerini vurmaktan bahsediyor! Bence yapamaz. Yaparsa sonuçları, körfez ülkeleri açısından facia olur! İsrail haritadan silinir!
Son saldırılarda, İran, İsrail'in nükleer santralinin lojmanlarını vurdu. İsteseydi tesisi vurabileceğini gösterdi. Öyle bir şey olursa, Filistin coğrafyasında, nefes alan her canlı için, hayat biter...
Amerika ve İsrail yönetimi bunu göze alabilir mi? Bence alabilir. Ölmüş eşek, kurttan korkar mı? Epstain çetesi için, iç politikada yolun sonu göründü! Bunun farkındalar. Onları en çok endişelendiren konu, petrodolar düzeninin yıkılması.Venezuela, İran ve Çin, Yuan üzerinden petrol ticaretine başlamıştı. Venezuela'ya bu yüzden darbe yapıldı. Yine bu sebeple İran'a saldırıldı. İsrail yönetimi için ise bu iş politika değil, dini bir durum! Onların da geri adım atmaları mümkün değil. Nitekim Lübnan'ı bombalamaya ve işgal etmeye devam ediyorlar. Duramazlar.
Şimdi gelelim benim başlığa...
Dünya Kupası, Dünya Savaşına döner mi? Futbol dünyadaki en popüler spor. Bir ay için, bütün spot ışıkları, bu turnuvaya dönecek. Emperyalizm gölgede çalışmayı sever. Spotlar, yeşil sahalara bakarken, gölgesinde, çok tehlikeli işlere soyunanlar olacaktır. Emperyalistler bu işi fırsat olarak görüp, İran'ın altyapı tesislerine, yani elektirik santrallerini, petrol rafinelerini vurabilir.
İran ise en başından beri, kartlarını doğru oynuyor. Hem masadan kaçmıyor, barış görüşmelerine iştirak ediyor, hem sosyal medyayı çok iyi kullanıyor, hem de kendisine yapılan saldırılara düzenli karşılık veriyor. Bu noktada Amerika ve İsrail masadan kalktı! Çünkü güçlerini yeniden topladıklarını düşünüyorlar!
Gerçekler ise böyle değil. İran'ın elinde, çok daha gelişmiş silahlar var. Bunları kullanarak, dünya kamuoyunu karşılarına almak istemiyorlar. Ama altyapı tesislerine büyük saldırı olursa, kendilerini korumalarına kimse ses çıkaramaz. İran, bölgedeki benzer tesisleri vurursa, bütün körfez ülkeleri ve İsrail için, sonun başlangıcı olur! Enerji tesisleri vurulursa, sadece enerji değil, su da büyük sorun olur. Zira bölge ülkelerinin, deniz suyunu, tatlı suya dönüştürmek için bu tesislere ihtiyacı var. Su yoksa, hayat da yok!
Bakalım emperyalistler, dünya kupası boyunca rahat duracak mı?
Son söz, Amerika'nın nasıl da demokrasiden uzak bir ülke olduğunu şuradan anlayın: Irak milli takımının forvetini güvenlik gerekçesi ile ülkeye sokmadılar! 1936 Berlin olimpiyatlarında, Nazi Almanya'sında bile böyle rezalet görülmedi! Kapıdan dönen sporcu olmadı!
Sevgi ve Saygılarımla