İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 4 farklı soruşturma kapsamında, çağrı merkezi adı altında faaliyet gösterdiği belirtilen şirketlere yönelik İstanbul ve Muğla’da operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 191 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirildi. Operasyon ve soruşturmanın ayrıntıları DHA tarafından aktarıldı.
4 ayrı suç soruşturması yürütülüyor
Başsavcılık tarafından soruşturma kapsamında “Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık”, “Sermaye Piyasası Kanunu’na Muhalefet”, “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma”, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarından 4 farklı soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Soruşturmalarda MASAK raporları ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan mali analiz raporlarının yanı sıra şirketler ve şüpheliler hakkında yapılan araştırmalar incelendi. Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından da inceleme gerçekleştirildi.
328 adrese eş zamanlı operasyon
Soruşturma kapsamında 18 Eylül’de, 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile şirketlerin çalışanı ve yöneticisi olduğu belirlenen 239 şüphelinin 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese İstanbul ve Muğla’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Firari durumdaki şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Mal varlıklarına el koyma tedbiri
Soruşturma kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına el konuldu. Şirketlerin banka hesapları ile ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıkları hakkında da el koyma tedbiri uygulandı.
Şüpheliler sağlık kontrolünden geçirildi
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, 21 Eylül sabahı Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi. Sağlık kontrolünün ardından şüphelilerin adli işlemlerinin sürdürülmesi bekleniyor.
Soruşturmanın mali boyutu
DHA’nın 18 Eylül tarihli haberinde, soruşturma kapsamında şüphelilerin 2 yıl içinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemelerinden oluştuğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığının ve mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın 3 milyar doların üzerinde olduğunun belirlendiği aktarıldı. Bu rakamlar soruşturma makamlarının tespit ve değerlendirmelerine dayanmaktadır.



