Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Çeşme ve Karaburun kıyılarında orkinos ölümlerinin yeniden başladığını açıkladı.
Dernek tarafından yapılan basın açıklamasında, geçtiğimiz yaz aynı dönemde kıyılara yaklaşık 1500 ölü orkinos vurduğu ve bu balıklardan alınan numunelerin Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı çeşitli laboratuvarlara gönderildiği belirtildi. ÇEŞÇEP, aradan geçen süreye rağmen kamuoyunun endişelerini giderecek kapsamlı bir açıklama yapılmadığını ifade etti.
Dernek, bu yıl da benzer bir durumla karşı karşıya olunduğunu belirterek konu hakkında açıklama yapması gereken resmi makamların sessizliğini koruduğunu savundu.

Orkinos ölümlerinde 3 etken öne çıkarıldı
ÇEŞÇEP'in açıklamasında, Bursa Uludağ Üniversitesi'nde yapılan incelemelere atıf yapılarak orkinos ölümlerini tetikleyen birbirini besleyen 3 etken bulunduğu belirtildi.
Bunlar deniz suyunun ısınması, çiftliklerden kaynaklanan organik kirlilik ve "Lactococcus garvieae" adlı bakteri olarak sıralandı.
Sıcak suyu seven bakteri
Açıklamada, Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nden bir araştırma ekibinin yürüttüğü ve 2026 yılında "Frontiers in Cellular and Infection Microbiology" dergisinde yayımlanan uluslararası çalışmaya değinildi.
ÇEŞÇEP, söz konusu çalışmada olayın başlıca sebebinin "kapsüllü Lactococcus garvieae" adlı bir bakteri olduğunun tespit edildiğini aktardı.
Derneğin açıklamasına göre bakteri, deniz suyu sıcaklığının yaklaşık 15-16 derecenin üzerine çıkmasıyla etkili hale geliyor. Yaz aylarında Ege Denizi'nde su sıcaklığının 22-25 dereceye ulaşmasının ise bakterinin balıklarda ağır hastalığa yol açmasına zemin hazırladığı ifade edildi.
Hastalığın ilk olarak balığın kalp, karaciğer ve dalak gibi iç organlarını etkilediği, ilerleyen dönemde ise deride yaralar ve pul dökülmesi gibi belirtilerin görüldüğü belirtildi.
ÇEŞÇEP, halk arasında "derinin kuruması" olarak ifade edilen mukoza gözleminin doğru olduğunu, ancak bunun hastalığın geç evresi ve sonucu olduğunu kaydetti.
Çiftlik kirliliği ve sıcaklık birlikte etkili olabilir
Açıklamada, bölgede orkinos çiftliklerinin yoğunlaştığı Gerence ve Ildır körfezlerinin suyun kolay yenilenemediği, görece kapalı körfezler olduğu belirtildi.
Yemleme sırasında ortaya çıkan artıklar ve organik atıkların bu bölgelerde birikebildiği ifade edildi.
ÇEŞÇEP, söz konusu çalışmada yem atıklarının doğrudan hastalığı bulaştırdığına ilişkin bir kanıt bulunmadığını vurguladı. Bununla birlikte kirlilik ile artan sıcaklığın bir araya gelmesinin bakterinin daha güçlü ve yaygın hale gelmesine dolaylı olarak katkı sağlayabileceğinin değerlendirildiğini aktardı.
Ağlara çarpma ihtimali de gündemde
Açıklamada, serbest yaşayan orkinosların çiftliklerden sızan yemlere ulaşmak amacıyla kafeslere yaklaşması ve bu sırada ağlara çarpması ihtimaline ilişkin iddialara da yer verildi.
ÇEŞÇEP, bunun mekanik açıdan mümkün ve makul bir ihtimal olduğunu ancak incelenen balıklarda bu durumu kesin olarak kanıtlayan bir bulguya henüz rastlanmadığını belirtti.
Derneğe göre hastalık nedeniyle zayıflamış ve yön bulma becerisini kaybetmiş balıkların ağlara veya kayalıklara çarpması, hastalık tablosunu ağırlaştıran ek bir etken olabilir.

ÇEŞÇEP'ten Bakanlığa şeffaflık çağrısı
ÇEŞÇEP, eldeki bilgilerin tek bir neden yerine birbirini besleyen 3 etkenin; ısınan deniz, çiftlik kirliliği ve bakterinin bir araya gelmesinin orkinos ölümlerinde rol oynadığına işaret ettiğini belirtti.
Dernek, konuyu doğrudan inceleyen bilimsel çalışmanın Türkiye'de değil, uluslararası hakemli bir dergide yayımlandığını ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bugüne kadar kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapılmadığını savundu.
ÇEŞÇEP, Tarım ve Orman Bakanlığı ile İzmir İl Tarım Müdürlüğü'ne geçen yıl ve bu yıl alınan numunelerin sonuçlarını kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşma çağrısı yaptı.
Dernek ayrıca bağımsız bilim insanlarının sürece dahil edilmesini, körfezlerdeki su kalitesinin düzenli olarak denetlenmesini ve sonuçların raporlanmasını istedi.
ÇEŞÇEP, vatandaşlara da kıyıya vuran ölü veya yaralı balıklara dokunmamaları ve bu balıkları tüketmemeleri uyarısında bulundu.



