'Çok özel ve çok güzel' ekimler, dikimler


Tarık BİLGİN

Tarık BİLGİN

05 Nisan 2019, 08:01

Wirksworth, İngiltere'nin ortasındaki Derbyshire Dales adı verilen bir bölgede 5 bin kişinin yaşadığı küçük, çok eski bir kasaba. Olağanüstü doğal Peak District Ulusal Parkı'nın yeşil tepelerinden sadece bir kaç kilometre uzaklıktaki bu yerin 15 yıldan uzun bir süredir ziyaretçisiyim.
İyi bir yürüyüşçü olduğumdan değil... Yakın arkadaşlarımdan birisi kent hayatını terk etmeye ve daha sessiz bir yaşam sürdürmeye karar verip, işini yönetmek ve ailesini rahat yaşatmak için buralara taşındığı için ziyaret etmekte idim buraları.


İşte burada 2005 yılında Gavin Munro ile kasaba 'pub'unda (birahane) bir gecenin geç saatlerinde tanıştım. Bana mobilya 'yetiştirmek' diye tanımladığı bir iş düşüncesinden söz etti.
Bana 'basit' bir soru sordu: Ağaçlar olağanüstü güçlüdür. Bu güçlü ağaçları 50 yılda büyütüp yetiştirip sonra da kesip, parçalayıp, kerestesini mobilya haline dönüştürüyoruz. Neden uğraşıyoruz? Neden ağaçları daha ilk fidan, ilk filiz halinden istediğimiz mobilyanın şekline sokarak yetiştirip büyütmüyoruz?
O an onun için yörenin tuhaf İngilizlerinden biri daha olduğunu aklımdan geçirsem de, bu fikirden etkilenmekten de kendimi alamadım. Sadece özgün bir düşünce olmakla görünmeyip, inanılmaz derecede verimlilik de içeriyordu.


Bir ağacı 50 yıl büyütüp sonra da kesmek ve israf etmek yerine Gavin'in modelinde ağaçlar 9-10 yılda doğrudan birer sandalye, ya da masanın şekline dönüşecekti. Üstelik mobilyasını 'hasat' ettiğinde, ağacın kökleri yerli yerinde duracak, bir lamba, masa, ya da sandalyeye dönüşmeye yeniden başlayacaktı.
Tabii ki pek çok fikirde olduğu gibi bu da ilk kez Gavin'in yaratığı bir fikir değil. Antik Greklerin ve Mısırlıların da benzer projeler ürettikleri söylenir. Ancak tarih kayıtlarına geçmiş ilk somut gelişme Amerikalı banker John Krubsack'un beyninden çıkmış. Krubsack 1914 yılında bu fikrinin ilk hasadını almış ve bunu 'yetişen sandalye' olarak betimlemiş.

Gavin'in anlattığına göre Krubsack nasıl başardığını tam belgelemeden ölmüş. Bu nedenle o da bir kaç yılını küçük bir toprak parçasında bu işi öğrenmek için denemeler yaparak geçirmiş.
Genel tanımlamayla, ağaçlar bir çerçeve ya da kasayı saracak şekilde dikilmekte ve daha sonra filizler birbirlerine aşılanıp birleştirilmekte, dallar çerçeveye bağlanarak, istenilen yönde büyümeleri, uzamaları sağlanmakta.  
Gavin böyle bir proje ile uğraştığı için tuhaf, garip bir kişi olarak düşünülebilirse de, geçmişi birazcık araştırılınca böyle olmadığı anlaşılır.  
Gavin bir sanat fakültesinde mobilya tasarımcılığı okumuş. Daha küçücük bir çocukken bahçede irice bir Bonsai ağacının nasıl bir sandalyeye benzediğini gözlemlemiş. Ayrıca omurgasının düzeltilmesi için geçirdiği önemli bir ameliyatın nekahet döneminde de bu konuyu bol bol düşünme fırsatı bulmuş. İşin ilginç ve ironik tarafı, alışılmamış ölçüde eğri omurgasını düzeltmeye yardımcı olmak için belkemiğine birçok bağlantı yapılmış ve bu ona kamburumsu bir görüntü vermiş.
Bir kaç yıl prototip üretmek ve her seferinde sıfırdan başlamakla uğraştıktan sonra, Gavin'in Full Grown (Tam Yetişkin) adlı şirketi ilk kuşak 'sandalye'lerini 2012 yılında toprağa dikmiş.
Tek bir koltuk için 6500 dolar gibi biraz ağırca bir fiyat etiketini karşılayabilen müşterilerine 2020 yılında ilk sandalyelerini teslim edecekler. İşin şaşırtıcı yanı, evet bu fiyatı ödemeye hazır birçok müşterileri var ve özellikle de yakınlarda medyanın Gavin'i ve projesini tanıtan yayınlarından sonra sipariş defterleri 2027 yılına kadar dolu. Şubat ayında bir Milano gazetesinin yayınladığı haber, Amerikan TV kanalı CBS'in Gavin ile yaptığı röportaj bunlardan bir kaçı.
Bu da gösteriyor ki inanç, özveri ve özel ilgi ile çok güzel ve çok özel şeyler 'büyütmek' mümkün...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.