Haber Ekspres Gazetesi'nden Burcu Yanar'ın özel haberine göre, protez tırnak ve kalıcı makyaj gibi hizmetlere olan ilgi artarken, uzmanlar bu işin sadece kursla yapılacak bir şey olmadığını vurguluyor. Deneyim, eğitim ve dikkat gerektiren bu meslek, sağlık ve kaliteyi ön planda tutarak yapılmalı.
Son yıllarda protez tırnak ve kalıcı makyaj gibi güzellik hizmetlerine olan ilgi, hızla artmış durumda. Ancak İzmir Kuaförler, Manikürcüler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Odası Başkanı Sezai Apaydın, bu yükselişi sadece estetik taleple değil, aynı zamanda ekonomik sebeplerle açıklıyor. İhtiyaçtan doğan bir meslek olarak görülen protez tırnak uzmanlığı, ilk bakışta kolay gibi görünse de, uzmanlık, eğitim ve deneyim gerektiren bir alan. Apaydın, sektöre adım atan birçok kişinin bu işi basitçe öğrenebileceğini düşünse de, işin gerçeklerinin oldukça farklı olduğunu belirtiyor. Güzellik sektöründe kalitenin korunabilmesi ve sağlığın ön planda tutulabilmesi için profesyonel eğitim ve sürekli denetimlerin önemine dikkat çekiyor.

"Göründüğü kadar kolay değil"
Protez tırnak furyasının nasıl bir anda yükselişe geçtiğini açıklayan İzmir Kuaförler, Manikürcüler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Odası Başkanı Sezai Apaydın, “Talebin bu kadar fazla olmasının sebebi ciddi bir işsizlik olması. Emekliler, aldıkları ücret yetmeyenler veya ev hanımları ek bir gelir elde etmek adına protez tırnak ve kalıcı makyaj öğrenmek için kurslara gidiyorlar. Kadınların sürekli ihtiyaç duyduğu bu hizmetlerin kolay olduğunu düşünüyorlar. Ancak tabi ki bu sadece kursla yapılacak bir iş değil. Protez tırnak uzmanlığı dediğimiz şey tecrübe, bilgi ve dikkat isteyen bir iş. Gençler ve bu işi kolay zannedenler bu işe soyunuyor ancak işin içine girdiklerinde kolay olmadığını görüyorlar. Kaliteyi korumanın yolu mutlaka nitelikli eğitimden geçiyor” dedi.

"Deneyim, bilgi ve eğitim şart"
Güzellik sektöründe deneyim, bilgi ve eğitimin önceliğini vurgulayan Başkan Apaydın, “Bu işi hemen yaparım düşüncesiyle kısa süreli kurslara gidip belge alanlar oluyor. Bu kişiler kısa vadede dükkan açsa da maliyetlerden dolayı kısa zamanda kapatmak zorunda kalıyor. Böylece arz talep dengesi bozulmuş oluyor. Her tarafta tırnak stüdyoları görüyoruz. Manikür pedikür öğrenmek için bile minimum saatin 250-300 saat olması, bir yerde çalışarak deneyim edinilmesi, yapan ustaları izlemek lazım. Öyle hemen gidip 3-5 gün eğitime katılmakla bu işler olmuyor. Halk eğitim merkezleri ve özel kurslarda 80 saatte öğrenilebilecek bir iş değil. Bu işin bir de sağlık yönü var. Kullanılan aletlerin hijyeni bile insan sağlığı üzerinde oldukça etkili” diye konuştu.

"Her isteyen güzellik salonu açmamalı"
5 gün kursa giden kişilerin uzman olarak adlandırılmasını doğru bulmadığını söyleyen Sezai Apaydın, “Bu işi hakkıyla yapmak isteyenler meslek liselerinde 4 yıl eğitim alıyorlar, uygulamalar yapıyorlar. Ardından 2 yıllık üniversitesine gidiyorlar. Tüm bunlar dururken birinin 5 gün kursa gidip belge alarak ‘Ben güzellik uzmanıyım, protez tırnak uzmanıyım demesini doğru bulmuyorum. Bir kişinin ustalık belgesi alabilmesi için 820 saat kurs görüyor olması lazım. Bizler bu işe önem veriyoruz. Bu merkezler açılırken ruhsatlandırma işlemlerinin de eksiksiz yapılması gerekmekte. Manikür pedikür işi kapsam dışı meslek olarak geçiyor ve aldığınız belgeyle güzellik salonuz açmanız için yeterli değil. Bir güzellik salonunun yılda iki kez denetimi var” ifadelerine yer verdi.
"Hanımlara hizmet etmek zor"
Hizmet sektörünün zorluklarından da söz eden Apaydın, “Hanımlara hizmet etmek çok zor. Çünkü kişisel bakımlarını bizlere emanet ediyorlar. O yüzden bu işi yapan insanların da ehliyetli, bilgili ve gerçekten bu işi seviyor olması lazım. Sırf Pazar kazanmak için mümkün değil bu iş yapılamaz. İzmir genelinde ilçeleri de ortaya koyduğumuzda kuaför işletmesi sayısı 6 bin küsür civarında. Bu işletmelerin ortalama çalışan sayısını ortaya koyduğumuzda en az 24 bin insan bu işi yapıyor” sözlerine değindi.





