Karabağlı: “Z kuşağının aradığı imkanlar İzmir'de yok”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ESİAD Başkanı Mustafa Karabağlı, teknolojik yatırımların, yüksek teknolojilerin İzmir'de yer alması gerektiğini belirterek “Z kuşağının aradığı imkanlar, İzmir'de yok. İzmir'in yarattığı toleranslı ortamda bunların barınabileceğini düşünüyorum” dedi

Karabağlı: “Z kuşağının aradığı imkanlar İzmir'de yok”
06 Temmuz 2021 Salı 12:49

FATİH ÖZKILINÇ-Ege Sanayicileri ve İş insanları Derneği (ESİAD) Başkanı Mustafa Karabağlı dernek merkezinde düzenlenen “Basın Sohbet Toplantısı’nda” basın mensuplarıyla bir araya geldi. ESİAD'ın bölgenin en etkili STK'sı olduğunu belirten Karabağlı, “ESİAD'ın üye sayısı 200-250'lerde olabilir ancak bünyesinde binin üzerinden şirket var.  Kendimden bir örnek versem 9 tane şirketi temsilen buradayım. Bunları dikkate aldığımızda bine yakın şirketi bulundurduğunu belirtiyor. Bu da çok ciddi bir katma değer ve istihdam oluşturuyoruz. Biz göreve geldik sorumluluğumuzdaki bu sorumluluğu nasıl yerine getireceğiz buna bakacağız. Ben ESİAD'a baktığımda sorumluluk olduğunu görüyorum.  Yeni dönemde sanayinin bazı sıkıntılarına temas etmek istediğimiz için, sanayiye öncelik vereceğiz demiştik, turizme öncelik vereceğiz demiştik. Bunlarda aktivitelerde bulunmaya çalışacağız” dedi.

 

Sorumluluktan kaçmayacağız


Sanayide ara elemanın aranan eleman olduğunu ifade eden Karabağlı, “Sanayi ve iş dünyasının arzu ettiği o nitelikteki personelin yetiştirilmesi uzmanlık gerektiren bir iş. Biz de bunu ifade etmeliyiz. Bunları okullarımıza ifade ediyor olmamız lazım. Bununla ilgili bazı meslek yüksek okullarımız ile konuştuk ve kendilerine bir eğitim müfredatı sunmaya çalışacağız. Ara eleman dediğimiz elemandan ne beklediğimizi kendilerine anlatarak ne beklediğimizi anlatmaya çalışacağız. Yani bize 'şu şekilde' bir nitelikle eleman lazım bunları yetiştirin. Yani bunu tüm sektörler ile yapacağız. Bun konuda Meslek Yüksek Okulları ile iletişimimizi arttırmayı planlıyoruz. Bu konuda rektörler ile bir araya gelip protokol imzalayacağız ve bu personelleri kendi şirketlerimizde eksiklikleri varsa tamamlaması konusunda yardımcı olacağız. Diğer bir konuda da Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası var. Oranın müdürü ile bir araya geleceğiz ve yaptıkları çalışmaları inceleyeceğiz. Bu çalışmaları inceleyip bizlerin neler beklediğini belirterek yönlendirmeye çalışacağız. Yani bizler eğitim alanı açmayacağız sadece eğitim alanlarını doğru yönlendirmeyi planlıyoruz. Belki de yapabilirsek bunları iş garantisi olarak yapacağız. ESİAD aynı zamanda Avrupa Birliği bilgi merkezi. Türkiye'de 19 tane Avrupa Birliği Bilgi Merkezi var ancak onların 18 i kamu kurumu, içlerinde sade STK olarak ESİAD var. İklim elçileri programımız var. Bin 900 öğrencimiz iklim elçi olarak eğitime giriyorlar. Bunlar iklim değişikliğini araştırmak ve toplumu bilgilendirmek amacıyla elçilik görevi alacaklar. AB Yeşil Mutabakatı sanayicileri çok ilgilendiriyor. Karbon salımı ayak izi izlenecek ve bu da çok ciddi bir maliyet oluşturacak. Bu ayak izini alamayanlar AB'ye giremeyecek.  Maalesef ülkemiz Paris sözleşmesini imzalamayan 6 ülkeden bir tanesi. Burada ısrardan vazgeçmek zorundayız. Türkiye'nin itirazı G20'de olmasından dolayı.  Bu işten kaçış yok. Paris Anlaşmasını imzalamamız lazım. İzmir ciddi bir ihracat potansiyeline sahip, bu yüzden bu hızı kesmeden yeşil mutabakatı sürdürmemiz gerekiyor. Bizde bu konuda sorumluluk almaktan kaçmayacağız” diye konuştu.

Çeşme projesi bir fırsat


İzmir’in Türkiye'de baktığımızda vergilendirmede 3'üncü büyükşehir olduğunu belirten Karabağlı, “Bu İzmir için önemli bir misyon. Ekonomiye ne kadar katkı koyduğunu gösteriyor. İzmir'in büyümeye yönelik potansiyelini gösteriyor. Çeşme yarımada projesini çok önemli görüyorum. Bunun bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Çevre ile ilgili tereddütler olsa da kaçırılmayacak fırsat.  Güzel bir havalimanımız var, direkt uçuş imkanları var. Bunları bir araya getirdiğimizde İzmir'in turizm potansiyelinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. İzmir'in önemli bir avantajı da toleranslarıdır. İzmir rahat bir şehir, biz düşüncemizde rahatız. Birbirimize karşı tahammüllerimiz daha fazla var. Belki de bu konuda Anadolu'daki en önemli kent. Bu bir avantaj, bunu mutlaka kullanmamız lazım. Teknolojik yatırımların, yüksek teknolojilerin İzmir'de yer alması gerektiğini düşünüyorum. Z kuşağının aradığı imkanlar İzmir'de yok. Bu kuşağı cezbedecek iş imkanları İzmir'de yok.  İzmir'in yarattığı toleranslı ortamda bunların barınabileceğini düşünüyorum. İnsan kaynağı olmadan olmaz.  Mahalle baskısının olmadığı, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir için başka ne denebilir. Burası o manada çok ciddi bir fırsattır. Umuyorum ki bu anlamda merkezi hükümet, yerel hükümet ve STK'lar bu fikre sahip çıkabilir” dedi.

Siyaset sıcak


Basın mensuplarının Türkiye gündemi meşgul eden iddialar ve erken seçime yönelik sorusuna ise Karabağlı, “Evet, siyaset sıcak. Yarın seçim olur mu? Valla olur. Ama 2023’te olur mu o da olur. 2024’e kalır mı bilemem.  Benim uzmanlık alanım değil açıkçası. Ama siyasetin sıcak olduğunu hepimiz görüyoruz, yaşıyoruz. Sosyal medyada Twitler, mesajlar ve videolar yayınlanıyor. Hangisi doğru hangisi yanlış açıkçası izler birbirine karışıyor. Çok bir yorumda bulunmak istemiyorum ama siyasetin sıcak olduğunu görüyorum. Ama bu ısınma 2023’te mi finishe varır daha önce mi bilemiyorum. Şu an günü yaşamaya devam ediyoruz” diye konuştu.

Ne olursa olsun düzenlenmeli


Planlanma süreci devam eden İnciraltı hakkında da konuşan Karabağlı, "İnciraltı öyle ya da böyle, yeşil alan olur ya da düzenlenir, spor alanı olur ya da düzenlenir ancak ne olursa olsun düzenlenmeli. Orada şehrin ortasında kalan, İzmir'in akciğeri gibi söylemleri var ancak düzenlenmeli. Orada artık tarımın yeri yok. Yüzde 10 yüzde 5 gibi yapılaşma izni verilebilir... Alanda mülk sahiplerinin beklentileri de göz önüne alınmalı" ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.