Fransa'da hayat pahalılığı, eğitim sistemindeki sorunlar ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklara karşı düzenlenen protestolar şiddetlendi. Ülke genelindeki gösterilerde 1200 kişinin gözaltına alındığı, 150 polis memurunun yaralandığı bildirildi. Protestoları takip eden bir televizyon ekibinin canlı yayınına ise bir göstericinin tehdit çağrışımlı hareketi yansıdı.
Kameraya yaklaşan gösterici, elini boğazına götürerek kafa kesme hareketi yaptı. Hareketin kime yönelik olduğu netlik kazanmazken, olay gösteriler sırasında yaşanan gerginliği yansıtan görüntüler arasında yer aldı.

Fransa'da 1200 kişi gözaltına alındı
17 Ekim Cumartesi günü düzenlenen kitlesel gösterilerin ardından gözaltına alınanların sayısının 1200'e yükseldiği bildirildi. Başbakan Sébastien Lecornu, ülke genelindeki olaylarda 150 polis memurunun yaralandığını açıkladı.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre protestolara yaklaşık 550 bin kişi katıldı. Gösterileri destekleyen Genel İş Konfederasyonu (CGT) ise katılımcı sayısının 800 bine ulaştığını duyurdu.
Başkent Paris'in yanı sıra Marsilya, Lyon, Bordeaux, Nice, Lille, Nantes, Toulouse ve Strasbourg'da da şiddet olayları yaşandı. Güvenlik güçleri göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale ederken, bazı gruplar polise taş ve havai fişeklerle karşılık verdi.

Tarihi belediye binası ateşe verildi
Protestolar sırasında Limoges kentinde, 1883 yılında hizmete açılan tarihi belediye binası ateşe verildi. Yangının ardından binanın büyük bölümünde ağır hasar oluştuğu ve yapının kullanılamaz hale geldiğinin belirtildiği aktarıldı. Binanın geleceğine ilişkin inceleme başlatıldı.
Bordeaux'da ise göstericiler valilik konutuna saldırdı. Kapıyı zorlayarak binaya giren grupların bahçede yangın çıkardığı ve yapıda hasara neden olduğu bildirildi.
Olayların büyümesi üzerine Fransa'nın özel polis müdahale birimi RAID bölgeye sevk edildi. Bordeaux'daki olaylarda 15'i güvenlik görevlisi, 8'i gösterici olmak üzere 23 kişi yaralandı; 55 kişi gözaltına alındı.
Lüks mağazalar yağmalandı
Gösteriler sırasında dünyaca ünlü markaların mağazaları da hedef alındı. Lyon'da Louis Vuitton, Hugo Boss, The North Face, Sephora ve The Kooples mağazalarının vitrinleri kırıldı. Bazı grupların mağazalara girerek ürünleri yağmaladığı bildirildi.
Paris'te Cumhuriyet Meydanı çevresindeki cep telefonu ve kozmetik mağazaları hedef alınırken, Marsilya'da Hermès mağazası, Lille'de ise bir Apple mağazası saldırıya uğradı.

Başkentte bazı grupların güvenlik kameralarını etkisiz hale getirdikten sonra mağazalara girdiği belirtildi. Park halindeki araçların ateşe verildiği olaylarda çok sayıda iş yeri de zarar gördü.
17 yaşındaki genç sağ elini kaybetti
Saint-Étienne kentinde 17 yaşındaki bir genç, polis müdahalesi sırasında kullanılan mühimmatın patlaması sonucu sağ elini kaybetti.

İlk bilgilere göre genç, yerde bulduğu mühimmatı eline aldıktan sonra patlama meydana geldi. Olayın ardından polis müdahale yöntemlerine ilişkin tartışmalar yeniden gündeme gelirken, müdahalelerle ilgili bazı şikâyetlerin incelemeye alındığı bildirildi.
Macron'dan saldırılara tepki
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yağma, kundaklama ve saldırı olaylarının ardından yaptığı açıklamada, kamu binalarına ve iş yerlerine saldıran, yağma ve tahribat olaylarına karışan kişilerin yargı önüne çıkarılacağını ve cezalandırılacağını belirtti.

Başbakan Sébastien Lecornu da şiddet olaylarını eleştirerek hiçbir grubun siyasi taleplerini şiddet yoluyla topluma dayatamayacağını söyledi.
İçişleri Bakanı Laurent Nuñez ise kamu binalarına ve polis merkezlerine yönelik bazı saldırıların organize gruplar tarafından gerçekleştirildiğini savundu. Nuñez, mevcut aşamada olağanüstü hal ilan edilmesinin gündemde olmadığını açıkladı.

Protestolar neden başladı?
Fransa'daki protestolar, öğrencilerin eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlattığı eylemlerle büyüdü. Okullardaki personel eksikliği, yetersiz eğitim imkânları ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklara yönelik tepkilere hayat pahalılığı ve konut maliyetlerindeki artış da eklendi.
Sendikaların desteğiyle genişleyen gösterilere, 2018 yılında akaryakıt fiyatları ve yaşam maliyetlerine karşı ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketinden bazı grupların da katıldığı belirtildi.

2027 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yaşanan olaylar, ülkedeki siyasi gerilimi de artırdı.
Aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, gösterilerdeki şiddet olaylarından radikal sol grupları sorumlu tutarken, solcu siyasetçi Jean-Luc Mélenchon polis müdahalelerini eleştirdi. Mélenchon, yağma ve kundaklama olaylarını da kınadı.
Fransa genelinde güvenlik önlemleri artırılırken, yağma ve saldırılara karışan kişilerin belirlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.



