İzmir Barosu’nda yeni dönem görev alacak başkan ve yönetimin belirleneceği seçim maratonu bugün başladı. Olağan genel kurulunda yarın gerçekleşecek sandık mesaisi öncesi avukatlar bugün Bayraklı Mustafa Kemal Atatürk Spor Kompleksi’nde bir araya geldi. Mevcut başkan Av. Sefa Yılmaz’ın iki dönem şartı nedeniyle yeniden aday olamadığı seçimde İzmir Barosu başkanlığı için farklı gruplardan üç aday ile bağımsız bir isim yarışa girdi. Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı Emre Öktem, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu’nun adayı Serhat Sökmen, İzmir Avukat Hareketi’nin adayı Volkan Gültekin ve Halkın Kurtuluş Partisi İzmir İl Başkanı Tacettin Çolak ‘bağımsız aday’ olarak seçimlere katıldı.
“Konak ve Gündoğdu Meydanı İzmir Barosu’na çok şey borçlu”
Genel kurulda delegelere seslenen Divan Başkanı Çetin Turan, “İzmir Barosu Genel Kurulları, Türkiye’deki diğer genel kurullar için örnektir. Bu genel kurullarda alınan kararlar ve yönetim kurulunun çalışmaları da hep örnek olmuştur. İzmir Barosu, hukukun her alanında yapılan ihlallerin karşısına çıkmıştır. İnsan, çevre haklarını savunmak; çevre sorunlarından gökdelenlere kadar ilgilenmek İzmir Barosu’nun sorumlulukları arasına girmiştir. Bundan 40 yıl önce dünyada körfez krizi başladığında İzmir Barosu derhal olağanüstü genel kurul toplamış ve kamuoyunu bu bataklığa girmemek için çalışmıştır. Konak Meydanı, İzmir Barosu’na çok şey borçludur. Baro, burada açılması planlanan AVM’yi engellemiştir. İzmir halkı, Gündoğdu Meydanı’nı İzmir Barosu’na borçludur. Kordona dökülen kayalar karşısında baromuz dava açarak oradan otoban geçmesini engellemiştir. İzmir Barosu vakıf kurmuştur; barolar birliği bile vakıf kurulmasına karşıydı. Bizden sonra Barolar Birliği Yönetim Kurulu vakıf kurarak meslektaşlarımıza sağlık hizmeti sunmaya başladı” dedi.
“İçinde bulunduğumuz ortamda çok büyük zorluklar içindeyiz” mesajıyla devam eden Turan, “Avukatlık mesleği günlük geçim sıkıntılarının yanı sıra müdafi görevlerini resmen yerine getiremiyor. İzmir Barosu her zaman Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkmış ve barışı savunmuştur. İzmir Barosu her zaman laik, demokratik, sosyal hukuk devletini savunmuştur. Ülkemizin ve mesleğimizin geleceği parlamenter demokrasiden geçmektedir. Bugün yaşanan tüm sorunların geçici olduğuna, bu karanlığın dağılacağına inanıyoruz. Gelecekten umudumuzu kesmiş değiliz, haklıyız; tarihsel akışın doğru yanındayız ve bu nedenle de güçlüyüz” diye konuştu.
“İzmir Barosu 118 yıllık tarihe sahip”
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Avukat Sefa Yılmaz da “İzmir Barosu 118 yıllık tarihe sahip. 1908 yılında kurulduğuna ilişkin belgelerimiz var. Cumhuriyet tarihinden eski bir tarihimiz var. İstanbul Barosu’ndan sonra kurulan ikinci baro. Cumhuriyetin ilanından sonra laik, demokratik ve sosyal hukuk ilkelerini kendine yol haritası edinmiş bir baro. Her zaman demokrasiden yana bir tavır sergilemiştir. Avukatların sorunlarını, bu ülkenin sorunlarından ayrı düşünmeyen, bunu her daim dillendiren ve sorunların temelinde hukukun üstünlüğü, yargının bağımsız olduğunu ve savunma mesleğinin de olduğunu bilen bir tarafta olmuştur. Ben 118 yıllık İzmir Barosu tarihinin son iki dönemdir başkanıyım, bana bu onuru sizler verdiniz” dedi.
“Eleştiriler seçilecek kişilerin yol haritası olacak”
“Kırmadan, dökmeden, üzmeden, çok fazla bağırıp çağırmadan hep birlikte Türkiye’nin gözü üzerimizde” diyerek devam eden Av. Yılmaz, “Bu genel kurulda sarf ettiğimiz sözler yarın adliyede karşı karşıya geldiğimizde birbirimizin yüzüne bakamayacak şekilde olmamalı. Burada yapılacak sözler, eleştiriler seçilecek başkan ve diğer kurulların yol haritası olacaktır. Ancak biz bu yolu çizerken azami dikkat ederek kırıcı sözler söylemeden, farklı bakış açılarını konuşarak iyi bir genel kurul geçirelim. Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bu zor dönemin taşları 20 yıl önce açıldı. Ancak özellikle 2010 ve 2017 Anayasa değişiklikleri bu taşların üzerinde yürüyemeyeceğimiz hale getirdi. O kadar zor koşullar yaşıyoruz ki artık nefes almak bile zor. Bu ülke artık dört yanı demir parmaklıklarla çevrilmiş bir cezaevi. Silivri’de, Şakran’da, Edirne’de olmakla burada olmak arasında bir fark yok” ifadelerini kullandı.
“O sözler üzerine suç duyurusunda bulunduk”
Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir'in "70 tane baro üyesini hakim ve savcı yaptık" sözlerine tepkisini dile getiren Yılmaz, şunları söyledi: “Bakın Ankara'nın 2 numaralı, numaracı barosu, daha 10 gün önce, halkın hiç utanmadan, sıkılmadan, hicap duymadan, son 2 yıl içinde 70 hakim, savcı kazandırdı Ankara Barosu'ndan adalet mesleğine, hakimlik savcılığa, tasfiye ettik. Dönüştük, biz de bunu kuracağız. İşte mülakatı konuşuyoruz sürekli. Hani mülakat değil liyakat deniyordu. Yani birileri tasfiye edilecek, birileri buna uymayacak. Hakim savcı olduğu yol numaracı barolardan geçecek. Böyle düşünülüyor. Peki bunlarla mücadele etmeyecek miyiz, ne diyeceğiz? O kişiler hakkında elbette suç duyurusunda bulunduk. İzmir Barosu, Ankara'nın o numaracı barosu hakkında suç duyurusunda bulundu. Daha 2023 ya da 2022'de bir gazetenin söyleşisinde bir profesör, 'Yunanlardan sonra İzmir'e 2. defa gireceğiz' dedi. Bir transfer söyledi. Fakat bu şahıs hakkında da suç duyurusunda bulunduk.”
“Mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz
Avukatlık mesleğinin sadece adliye koridorlarında ifa edilen bir meslek olmadığının da altını çizen Yılmaz, “Avukatlık mesleği hak ihlali olan her yerde, kim olursa olsun o hakkı savunmak için her alanda sözünü söylemek zorunda olan bir meslektir. Avukatlık mesleği muhalif bir meslektir. Avukatlık mesleği kadınlardan, çocuklardan, doğadan yana bir meslektir. Ezilenden yana bir meslektir. İnsan haklarından yana bir meslektir. Ben son 2 dönemde bu mücadelenin İzmir Barosu'nu temsil eden başkanı olarak sizlerle birlikte yol arkadaşlığı yapmaktan ve bir arada bu mücadeleyi yürütmekten büyük onur duydum. İyi ki İzmir Barosu var! İyi ki avukatlar var! İyi ki İzmir Barosu'nun yolunu çizen, değiştiren, geleceğe inanan, daha güzel günlerin geleceğine inanan işte bu güzel insanlar var, meslektaşlarım var! Biliyoruz ki bu karanlık günler, karanlığın en koyu olduğu an aydınlığa en yakın zamandır. Bizim İzmir için, avukatlar için, bu ülke için umutlarımız var, hayallerimiz var. Bizim başka bir hukuk için hayallerimiz var. Bizim başka bir dünya için hayallerimiz var. Bizim başka bir geleceğe ilişkin hayallerimiz ve umutlarımız var. Biz bu hayallerimizden, umutlarımızdan ve geleceğe taşıyacağımız özgürlük irademizden hiçbir zaman vazgeçmedik ve bundan sonra da asla vazgeçmeyeceğiz!” diye konuştu.




