Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne kenti açıklarında 30 Ağustos 2026’da meydana gelen gemi faciasına ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan açıklama geldi. Erdoğan, kazada hayatını kaybedenler için başsağlığı dilerken, kazanın nedenlerinin tespit edilmesi ve ihmali bulunanlardan hesap sorulması için gerekli adımların atılacağını söyledi.
Erdoğan, açıklamasını 30 Ağustos Zafer Bayramı Özel Programı’nda yaptı. Girne açıklarında yaşanan feribot kazasına değinen Erdoğan, KKTC makamlarıyla iş birliği içinde hareket edileceğini belirtti.
Girne’deki gemi faciasına ilişkin açıklama
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının başında Girne açıklarında meydana gelen kazaya değindi.
Erdoğan, “Bugün maalesef Girne'den hepimizi derinden üzen bir kaza haberi aldık. Sözlerimin hemen başında Girne açıklarında yaşanan feribot kazasında vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyor, sağ olarak kurtulan kardeşlerimize ise geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.
Kazanın nedenlerinin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Kazanın nedenlerinin tespiti ve ihmali olan varsa sorumlulardan hesap sorulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet makamlarıyla iş birliği içinde gerekli adımların atılmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, konuşmasının devamında “Rabbim milletimizi ve Kıbrıs Türk'ü kardeşlerimizi her türlü kazadan, beladan muhafaza eylesin diyorum” dedi.
30 Ağustos mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı.
Erdoğan, “Kıymetli misafirler, sizlerle birlikte milletimizin her bir ferdinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyorum. Bu anlamlı günde sizlerin huzurunda 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını, milli mücadelede toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız için, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bugün bir kere daha rahmetle minnetle yad ediyorum” ifadelerini kullandı.
İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un dizelerine de atıfta bulunan Erdoğan, şehitlerin ruhlarına Fatiha ve dualar gönderdi.
Erdoğan, “İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif'in ‘Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez; Gufrâna bürünmüş, yalnız Fâtiha bekler’ dediği cümle şühedanın ruhlarına hep beraber Fatiha'larımızı dualarımızı gönderiyor, Cenab-ı Allah mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin diyoruz” dedi.
Büyük taarruz ve 30 Ağustos
Erdoğan, Türk milletinin İstiklal mücadelesinde büyük taarruzun önemine değindi.
“Türk milletinin İstiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan büyük taarruz, milli mücadelenin son ve belirleyici aşamasıdır” diyen Erdoğan, 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe’den başlatılan taarruzun Gazi Mustafa Kemal’in komutasında yürütüldüğünü belirtti.
Erdoğan, dört gün süren çatışmaların ardından Dumlupınar’da kesin bir zafer elde edildiğini ifade ederek, “30 Ağustos günü milletimiz kendisine kefen biçenlerin heveslerini kursaklarında bırakmış, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açmıştır” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ilişkin mesaj
Erdoğan, konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine ve Milli Mücadele dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Milletimiz türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen kazandığı bu zaferle 1071 Malazgirt zaferinden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir” diyen Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’in 30 Ağustos’un anlamına ilişkin Dumlupınar’da yaptığı konuşmadan bölümler aktardı.
Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal’in sözlerini aktarırken şu ifadeleri kullandı:
“Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları bu semada pervaz eden şehit ruhları devletimizin ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Burada temelini attığımız şehit asker abidesi işte o ruhları o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını özverili ve kahraman Türk milletini temsil edecektir. Bu abide Türk vatanına göz dikeceklere Türk milletinin 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, saldırısını, gücü ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır.”
Erdoğan, Dumlupınar’daki şehit asker abidesinin yanı sıra tarih boyunca verilen mücadelelerin de milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığını gösterdiğini söyledi.
“Evet, sadece Dumlupınar'daki şehit asker abidesi değil, asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığının canlı birer şahididir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, 1071 Malazgirt Zaferi ile 1922 Dumlupınar arasındaki zaferlere değinerek, “Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz” dedi.
“Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti'ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk” diyen Erdoğan, bağımsızlığın büyük güçlerin yardımıyla değil, savaşlarda verilen fedakârlıklarla kazanıldığını söyledi.
“Bizi tanımak isteyenler” mesajı
Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’nin tarihine ve Milli Mücadele dönemine ilişkin mesajlarını sürdürdü.
“Başkalarına bel bağlayarak değil, kendi bileğimizin gücüne inanarak, birbirimize dayanarak, gerektiğinde aynı siperlerde aynı hilal uğruna can vererek bu topraklarda var olduk, bin yıldır böyle ayakta kaldık” diyen Erdoğan, Malazgirt, Çanakkale ve Büyük Zafer’in Türkiye’nin tarihini anlamak açısından önem taşıdığını ifade etti.
Erdoğan, “Bizi tanımak isteyenler Malazgirt'e, Çanakkale'ye baksın. Bu milletin fıtratını anlamak isteyenler büyük zafere baksın” dedi.
Türkiye’nin hangi şartlar altında kurulduğunu öğrenmek isteyenlerin Milli Mücadele’ye bakması gerektiğini söyleyen Erdoğan, Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı, Şahin Bey ve Sütçü İmam gibi isimlere de değindi.
Erdoğan, 15 Temmuz gecesi yaşananlara ve Fırat Kalkanı Harekatı’na da konuşmasında yer verdi.
“Türkiye'yi tahrik etmeye çalışanlar ham hayallere kapılmadan önce açıp kendi geçmişlerini de görecekleri bir tarih kitabı okusun” ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Kıbrıs Türkleri mesajı
Erdoğan, konuşmasında sınırların ülkeleri fiziksel olarak ayırabileceğini ancak insanlar arasındaki bağları ayıramayacağını söyledi.
“Şu değişmez hakikatin altını bugün bir kez daha çiziyorum: Bizi tanımak isteyenler Malazgirt'e, Çanakkale'ye baksın. Bu milletin fıtratını anlamak isteyenler büyük zafere baksın” diyen Erdoğan, Türkiye ile gönül ve kültür coğrafyası arasındaki iş birliklerinin güçlendirileceğini belirtti.
Erdoğan, “Sınırlar ülkeleri fiziken ayırabilir ama kalpleri, insanları ayıramaz. Bilhassa asırlardır aynı kıbleye yönelen, aynı mukaddes kitaba inanan, aynı Peygambere gönül düşüren kardeşler arasına asla hudut çizilemez” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin komşularından başlayarak gönül ve kültür coğrafyasıyla iş birliklerini her alanda güçlendirmeye devam edeceğini söyledi.
Yeni dönem mesajı
Erdoğan, konuşmasının ilerleyen bölümünde Türkiye’nin terörle mücadelesine ve “Terörsüz bölge” hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Hatırlarsanız bundan iki yıl önce yine bu kürsüden milletimize iç cepheyi tahkim etme çağrısı yapmıştık. Hamdolsun bu çağrımız hem siyasette hem de milletimiz nezdinde karşılık buldu” diyen Erdoğan, Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli’nin katkılarına da değindi.
Erdoğan, “Ülkemizin yaklaşık yarım asrına mal olan terör meselesini kalıcı biçimde çözme yolunda kayda değer mesafe aldık. Terörsüz bölge hedefimizde de daha geniş bir vizyon ortaya koyduk. Şimdi bu vizyonun adım adım hayata geçmekte olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Suriye’ye ilişkin de değerlendirmede bulunan Erdoğan, “Geçtiğimiz günlerde Suriye'de olduğu gibi terör defterleri kapandıkça umutlar büyüyecek, coğrafyamızda farklı bir rüzgar esmeye başlayacak” dedi.
Erdoğan, geçmişte dile getirilen bazı hedeflerin gerçekleştiğini belirterek, bugün ifade edilen hedeflerin de gelecekte gerçekleşeceğine inandığını söyledi.
“Gerek millet, gerekse bölgedeki kardeş halklar olarak büyük sıkıntıların ardından tarihe yeni bir altın sayfa yazma fırsatı yakalamış durumdayız. Allah'ın izniyle bu fırsatın kaçmasına müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Birlik ve beraberlik vurgusu
Erdoğan, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu en önemli unsurun birlik ve beraberlik olduğunu belirtti.
“Siyasi görüşümüz, kökenimiz farklı olsa dahi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında kenetlenmektir. İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır” diyen Erdoğan, milletin geleceğe doğru ilerleyeceğine inandığını ifade etti.
Konuşmasının sonunda 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan Erdoğan, “Bu duygularla bir kez daha otuz Ağustos Zafer Bayramınızı tebrik ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla” sözleriyle konuşmasını tamamladı.



