İzmir Büyükşehir Belediyesi Eylül ayı Meclisi ilk birleşiminde, Karabağlar’da Demokrasi Üniversitesi kampüs alanı ve TOKİ’nin toplu konut projesini kapsayan 80 hektarlık arazi üzerinden tartışma yaşandı. AK Parti Meclis Üyesi Fırat Eroğlu, alana ilişkin açılan davaları eleştirirken şehit ve gazi aileleri, engelliler ve dar gelirli vatandaşlar için konut üretileceğini söyledi.
Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Levent Yıldır ile Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay ise Eroğlu’nun açıklamalarına karşılık verdi. Yıldır, “duygu sömürüsü” ifadelerini kullanırken Kınay, TOKİ’ye değil, “Ben yaptım oldu” anlayışına karşı olduklarını söyledi.
Eroğlu’ndan davalara tepki
Mecliste söz alan AK Partili Meclis Üyesi Fırat Eroğlu, 800 dönümlük arazinin 380 dönümünün üniversiteye bedelsiz verildiğini, kalan 420 dönümlük TOKİ alanında ise şehit ve gazi aileleri, engelliler ve dar gelirli vatandaşlar için konut üretileceğini vurguladı.
Belediyenin süreci mahkemeye taşımasını eleştiren Eroğlu, Karabağlar’da kentleşme ve altyapı sorunları bulunduğunu belirterek TOKİ’ye karşı çıkıldığını savundu.
Eroğlu, açılan davalar üzerinden “Hak sahipleri şehit ve gazi aileleri. Bu davalarla neyi amaçlıyorsunuz, şehit ailelerinden ne istiyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Kaya’dan feyz alsın
Eroğlu, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın konu hakkında mücadele verdiğini belirtti.
Kaya için “Nasıl iş yapıyor bakın. İzmir Büyükşehir Belediyesi feyz alsın” diyen Eroğlu, Kaya’nın kendilerine yönelik siteminden ve konuya ilişkin açılıştan söz etti.
Eroğlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın da açılışa geldiğini belirterek, “Hem davayı sürdürün, hem açılışa gelin” dedi.
Bir ilçede üniversite yapılmasını kimsenin istemeyeceğini ifade eden Eroğlu, “Neden TOKİ’ye karşı çıkıyorsunuz?” diye sordu.
Eroğlu ayrıca şehit aileleri, gazi aileleri ve engelli bireyler üzerinden eleştirilerde bulundu ve kamu kurumlarının iş yapmasının engellendiğini savundu.
Yıldır’dan Eroğlu’na sert yanıt
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Levent Yıldır, Eroğlu’nun açıklamalarına tepki gösterdi.
Yıldır, üniversite kampüsü için harekete geçtikleri dönemde arazinin hazineye ait olduğunu, sürecin ilerlemesinin ardından arazinin TOKİ’ye devredildiğini söyledi.
Yıldır, 80 hektarlık alanın 38 hektarının üniversite kampüsüne bırakıldığını, kalan 40 hektarda ise konut yapılmasının planlandığını belirtti.
İlk etapta alana villalar yapılmasının planlandığını ve bunların öğretim üyelerine lojman olarak değerlendirildiğini ifade eden Yıldır, daha sonra yurt yapılmasının gündeme geldiğini söyledi.
Yıldır, Büyükşehir Belediyesi olarak alanın tamamının 80 hektar olması için girişimde bulunduklarını ve çalışmayı kendilerinin yaptığını belirtti. Kalan alana 750 konut sığdırmanın mümkün olduğunu söylediklerini aktardı.
Projenin zaman içerisinde villalardan binalara, ardından yurda ve son olarak mali zorluğu bulunan vatandaşlar için konut yapılması anlayışına dönüştüğünü belirten Yıldır, şehit ve engelli vatandaşlar üzerinden söylem oluşturulmasını eleştirdi.
Yıldır, “Biz neden karşı çıkalım? Bunlar doğru iddialar değil. Siz neden duygu sömürüsünü buralara kadar getirdiniz?” ifadelerini kullandı.
Kınay’dan “Ben yaptım oldu” açıklaması
Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay da eleştirilere yanıt verdi.
Kınay, konunun bir duygu sömürüsüne dönüştürüldüğünü belirterek alanın geçmişte mezarlık ve belediye hizmet alanı içeren bir hazine arazisi olduğunu söyledi.
Arazinin yerel yönetimlerin görüşü alınmadan TOKİ’ye devredildiğini ifade eden Kınay, projeye değil hukuksuzluğa karşı çıktıklarını vurguladı.
Bölgede onaylı bir imar planı ve ruhsat bulunmadığına dikkat çeken Kınay, inşaatların buna rağmen devam ettiğini söyledi.
Kınay, “Ne TOKİ’ye ne de Demokrasi Üniversitesi’ne karşıyız. Ancak şu an bölgede onaylı bir imar planı veya ruhsat olmamasına rağmen inşaatlar devam ediyor” dedi.
Kamu idarelerinin herkesten önce hukuka uyması gerektiğini belirten Kınay, alanın “Üniversite mi, TOKİ mi?” ikilemine sokulmasının doğru olmadığını ifade etti.
Kınay, “Ben yaptım oldu” anlayışına karşı olduklarını belirterek, 2,5 yıldır Bakanlığa ve TOKİ’ye alternatif planlarını sunduklarını ve ortak masa çağrısı yaptıklarını ancak yanıt alamadıklarını söyledi.


