Zeytinlikler için tehlike hala sürüyor! Sektör uyanık olmalı!

Zeytinliklerin sanayileşmeye açılmasına imkan sağlayan maddenin Üretim Reformu Tasarısı'ndan çıkarılmasıyla tehlikenin bitmediğine işaret eden Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, 'Maddenin tasarıdan çıkarılmasıyla zeytinciliğin şimdilik kurtulmuş görünüyor ancak hükümet kanadından gelen açıklamalar tehlikenin hala sürdüğünü gösteriyor' dedi

Zeytinlikler için tehlike hala sürüyor! Sektör uyanık olmalı!
05 Temmuz 2017 Çarşamba 10:06

Ali Budak- Kamuoyunda uzun süredir tartışılan Üretim Reformu Tasarısı'ndaki zeytinliklerin sanayileşmeye açılmasına olanak sağlayan maddenin, gelen tepkiler üzerine tasarıdan çıkarılmasına rağmen, hükümet yetkilileri tarafından konuyla ilgili art arda yapılan açıklamalar, zeytincilik sektöründe 'Acaba madde yine mi tasarıya konulacak?' endişesi yaratıyor. Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, zeytinlik alanların sanayileşmeye açılmasıyla ilgili maddenin tasarıdan çıkarılmasıyla, zeytinciliğin şimdilik kurtulmuş göründüğünü fakat tehlikenin henüz geçmediğini söyledi.
 

Altyapı hazırlanıyor


Tehlikenin geçmediğini hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamalardan anladıklarını belirten Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, 'Gerek Başbakan gerekse Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü'nün açıklamaları tehlikenin devam ettiğini gösteriyor. Hatta basına da söz konusu alanlara kaç milyar dolarlık yatırımlar yapılacağı servis ediliyor. Baktığımızda da buraların zeytinciliğin en yoğun yapıldığı bölgeler olduğunu görüyoruz. Bandırma Bölgesi ve İzmir Zeytindağ ile ilgili haberlerlerde bunları görüyoruz. Adı üstünde olan Bergama'daki Zeytindağ'ın sanayiye açılmasını anlamak imkansız. Çünkü adı bile çok manidar. Çandarlı Limanı'nın arsa alanıyla ilişkin yapılaşmalara ihtiyaç duyulduğu da dillendiriliyor. Bu tartışma kolay kolay bitmez. Çünkü tasarı 7 kez geldi ve 7'sinde de geri gitti' diye konuştu.


Başka alan mı yok?


Sürekli olarak ihtiyaçtan söz edildiğini hatta bakanın bile 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu'nun ihtiyaca cevap vermediğini sürekli dile getirdiğine dikkat çeken Çiftçi, şunları söyledi: Neyin ihtiyacına cevap vermiyor? Aslında onu sormak gerekir. Başka alan mı yok da sadece zeytinlik alanlarda mı bu işlerin yapılması gerekiyor? Öncelikle bunu sormalıyız. Bunun yanında zeytinlik dediğimiz alanlarda yüzlerce yıl ürün alınır. Zeytin ağacı yüzyıllarca ürün verebiliyor. Yüzlerce yıl buradan verim alınıyor. Şimdi uzun yıllara vurulup hesabı yapıldığında zeytin; diğer maden sahalarıyla, taş ocaklarıyla, diğer alanlarla karşılaştırılmaz.
 

'Zeytinyağı kullanımını arttırmalıyız'


Önemli olanın zeytinciliğin sorunlarına eğilmek olduğunu söyleyen Çiftçi, 'Eğer bir verimlilik sorunu varsa, bunu çözmek için çaba harcamamız gerekiyor. Özellikle yamaçlardaki kadim zeytinliklerimizin bakım, budama ve bütün işlemlerinin yapılması teknik olarak buralarda daha fazla verim alabilmek için önem taşıyor. Bunun yanında zeytinyağı tüketimimizi arttırmalıyız. İspanya, İtalya yılda 12 litre, Yunanistan 20 litrenin üzerinde zeytinyağı tüketirken biz ise sadece 2 litre tüketiyoruz. Bitkisel yağ açığımız varken ve dışarıdan yağ alıyorken neden en kaliteli bitkisel yağ olan zeytinyağından vazgeçiyoruz? Bu kabul edilemez' ifadelerini kullandı.
 

Sektör uyanık ve hazırlıklı olmalı


Zeytin ağaçlarının yok edilmesine gösterilen tepkilerin zeytin ağacının taşınmasına da gösterilmesi gerektiğini belirten Çiftçi, şunları söyledi: Bu durum kesinlikle tartışılamaz. Çünkü zeytinlikleri taşıyamazsınız. Zeytin dikildiği yere aittir ve yerinde üretim yapılması gerekir. Binlerce zeytin taşınamaz. Sonuçta 5 tane zeytin ağacından bahsetmiyoruz. O nedenle bu açıklamalar sadece işi kılıfına uydurmak için yapılıyor. Asla tartışılmaması gereken konular. Zeytinlik alan tanımı da sıkıntılı. Bir arazinin içinde bir tane zeytinden bahsetmiyoruz. Bizim 8-10 zeytin ağacı olan alanlarımız var ve bunlar çok büyük alanlar. Zaten tam da tehlikenin olduğu yerdeki zeytinlikler bunlar. Bu zeytinlik tanımı yapıldığında bunların hepsi koruma gözünün dışına çıkarılmış olunuyor. Zaten onun için yapılmaya çalışılıyor. Bunları, bu işi yapanlar da biliyor. Hükümet yetkililerinin tekrar zeytinlik alanları hakkında açıklama yapmalarıyla vatandaş oraya yapılacak yatırımlara karşı alıştırılmaya çalışılıyor. Bence tehlike geçmedi ve devam ediyor. Aslında hala kamuoyu çalışması yapılıyor. Bu nedenle de sektörün uyanık ve hazırlıklı olması gerekiyor. Ne zaman, neyin geleceğini ve getirileceğini bilemeyiz. Sektör, konuyla ilgili tepkisini taze tutmalı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet - 3 yıl önce
Bana zeytinci birliğinin hiç faydası yok ne maddi ne manevi hiçbi duygusal bağımda Yok şuan Edremit zeytinin fiyatı 2 tl sırıkçı yevmiyesi 100 tl bana zeytini kesme diyemezsin bu maliyeti karşıla öyle konuş. Zeytinciler bu konuda bilinçli davransın öyle teklif sunsunlar meclise