Yapılan çalışmalar, bu çizginin, özellikle koroner arter hastalığı ile ilişkili bir risk faktörü olabileceğini gösteriyor.

Türk Kardiyoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, kulak memesindeki bu çizginin, kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili olduğunu düşündüren birçok çalışma olduğunu ifade etti. Ancak, bu çizginin varlığının kesin bir hastalık belirtisi olmadığını vurgulayan Okuyan, bu durumun sadece bir risk faktörü olduğunu belirtti.

Ayrıca, kulak memesindeki çizginin sebebi olarak, kalp-damar hastalığı için bilinen bir mekanizma olan oksidatif stresin ve kalp damarlarının içini kaplayan intima tabakası ile kalp damarlarının ortasındaki media tabakasının kalınlaşmasının gösterildiğini ifade etti. Bu durumun kulaktaki cilt değişikliklerine neden olduğunu ve kulak memesindeki çizginin, damarlardaki erken yaşlanmanın bir belirtisi olabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Okuyan, kulak memesindeki çizginin 30'lu yaşlardan itibaren ortaya çıkması durumunda, kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili riskin daha yüksek olduğunu ifade ederek, bu nedenle düzenli olarak tansiyon, kolesterol, kan yağları ve şeker değerlerinin ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

Sonuç olarak, kalp-damar hastalıklarının önlenmesi ve erken teşhisi için bu tür risk faktörlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği üzerinde durdu.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nden Prof. Dr. Çağrı Yayla ve arkadaşları tarafından 350 hasta üzerinde yapılan araştırmada, anjiyo yapılan kalp krizi geçirmiş hastalarda, koroner arter hastalığı ile Frank çizgisi ilişkili bulundu.

Toksik aile dinamikleri ve başa çıkma stratejileri Toksik aile dinamikleri ve başa çıkma stratejileri

Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, "Elimizde Türkiye'den de klinik çalışma var. Öte yandan kulağında Frank çizgisi olan herkese 'sen kalp damar hastasısın' demek fazla iddialı olur ama birçok çalışma sonucu bunun kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili olduğunu düşündürüyor" dedi.

Kalp-damar hastalıklarının görülme oranının Türkiye'de çok yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Okuyan, "Kalp-damar sistemi hastalıkları karnesi açısından çok riskli bir bölgede yaşıyoruz. Ölümlerin bir numaralı sebebi. Kadınlarda kalp-damar sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerde ilk sırada, erkeklerde ise ikinci sıradayız. Dolayısıyla ülkemizin bu konuda karnesi kötü ve bunu azaltmak da elimizde. Çok basit tedbirlerle bunu önlemek mümkün. Hastalık ortaya çıkmadan önce gerekli manevraları yapabilmek her anlamda daha iyi sonuçlar verir" diye konuştu.

Editör: Sedef Didem Ezme