Üstündağ, AA muhabirine, Organ Bağışı Haftası'nın önemli bir farkındalık haftası olduğunu ifade etti.

Türkiye'de herhangi bir organın naklini bekleyen hasta sayısının 30 bin civarında olduğunu belirten Üstündağ, "Nakil bekleyen hastalar arasında en yüksek sayı böbrek hastalarından oluşmaktadır. 24 bin 424 hasta ülkemizde böbrek nakli bekliyor. İkinci sırada 2 bin 582 hastayla karaciğer bekleyenler var. Üçüncü sırada 1376 hastayla kalp nakli bekleyen hastalarımız yer alıyor. Pankreas, akciğer, kemik iliği ve kornea nakli bekleyen hastalarımız da var." dedi.

Üstündağ, organ bağışlarının ihtiyacı karşılamada yetersiz kaldığını vurgulayarak, vatandaşlara bağış çağrısında bulundu.

Türkiye'de yaklaşık 25 bin hastanın böbrek nakli beklediğini anımsatan Üstündağ, kronik böbrek hastalığının görülme sıklığının giderek arttığına dikkati çekti.

Obezite, hipertansiyon ve diyabetin artmasının yanı sıra ağrı kesici ilaçların fazlaca tüketilmesi ve erken sezaryen doğumların böbrek hastalığının yaygınlaşmasına neden olduğunu anlatan Üstündağ, şunları kaydetti:

"Kronik böbrek hastalığı tedavilerdeki bütün gelişmelere rağmen hala ölümcül bir hastalık olma niteliğini koruyor. Son dönem böbrek hastalarının yaşam süresine baktığımızda pek çok kanser hastasından daha kısa yaşam süresine sahip olduğu görülüyor. Diyaliz işlemleri hastaların yaşamda kalabilmelerini sağlayan işlemler ama sağlam bir böbreğin verdiği yaşam konforunu vermiyor. Böbrek nakli, böbrek yetersizliği gelişmiş hastaların tedavisinde en seçkin tedavi yöntemi. Yeteri kadar bağışçı bulunmaması buna bir engel teşkil ediyor. Türkiye'de yetişmiş uzmanlarımız bulunmakta ve mevzuatımız uygun. Tek sıkıntımızı yetersiz bağış yapılması. Organ nakillerinde kadavradan nakli çok önemsiyoruz. Tüm nakillere baktığımızda 100 nakilden 90'ı canlıdan geri kalanı kadavradan olarak karşımıza çıkıyor. Bizim toplumsal yapımız ve dini inanışımız nakli destekler vaziyettedir. Bir organ toprak altında çürüyeceğine birden fazla insana hayat vermesi çok olumlu bir hissiyat sağlar."