Nato toplantılarından bu yılki toplantı Ankara'da yapıldı.32 ülke devlet başkanları veya
başbakanları katıldı.Beraberlerinde gelen heyetlerin turizm maksatlı gelişleri belli
oluyordu.Çekya ,iki kişi tarafından temsil edildi.Aile fotoğrafının bir ucunda başbakan diğer
ucundan cumhurbaşakanı vardı.Turistik amaçlı olduğu belli oluyordu.Hatta dört yıl evvel ayrıldığı
eski eşini de alıp gelmiş.Bu adam dün,İsrail başbakanı Netanyahu'nun ziayaretinde"Çekya'da
müslüman göçmen yok" gibi aptalca açıklamalarda bulundu.
Sanki 32 aile buraya piknik yapmaya gelmiş gibiydi.Yediler içtiler çöplerini bırakıp gittiler.Bu
çöpler elbette maddi değildi.Bu toplantıdan geriye kalan en önemli şey,hepsinin külliyeye hayran
kalmasıydı.Bu hayranlğı kadın beğenisi ile dile getiren tavırlarıyla aşikar eden İzlanda Başbakanı
hanım idi.Soğuk ve buzullar ülkesinin başbakanı pek çok şeye hayran kalmıştı.Onların yurdunda
yanardağ küllerinde yetiştirilen muz, burada tabii alanında yetiştirilmektedir.Depremin,
yanardağının ,sıcak suyun hayatın bir parçası olan bu ülkede burada olmayan o kadar çok şey var
ki başbakan olan hanım"burası harika bir yer bir defa daha geleceğim" deme ihtiyacını
hissetmiş.Macar başbakan da ailece gelmiş Antalya tatiline devam etmiş.Çoğu kimsenin
dikkatinden kaçan husun ise İzlanda'nın genç başbakanı hanım,"ezan sesine hayran oldum insanı
uhrevi bie havaya sokuyor" demiştir.Müslüman olması için ilk adım.En kazançlı da bu kadın
herhalde.Bu hanımın sosyal medyasında yüzbinlerce Türk mesaj paylaşmaktadır.En ilginç
olanlarından birisi de"Kız sen İstanbul'un neresindensin "paylaşımı olmuştur.Biz de zaten yabancı
gibi görmedik.Müslüman olur"ihtida" eyler inşallah.İstanbul'a geelen nice turist işittiği sabah
ezanı sayesinde müslüman olmuştur.Hafız Burhan'ın o güçlü sesiyle hoparlörün olmadığı bir
zamanda Boğaz'ın bir yakasından diğerine sesini işittirmesi ve hayran bırakması hep işittiğimiz
olaylardı.
Özbekistan'da beraber aynı üniversitede çalıştığım Arap dili öğretim üyesi güzel insan gönül
adamı Muhammetcan kardeşim de şöyle anlatmıştı.(Kendisi 2005 Andican olaylarında şehit
olmuştur.)"Arapça öğrenmek için sovyet vaktinde Suriye'ye gittim.Sabah erken vakitte
İstanbul'dan geçtik.İşittiğim ezan sesine hayran oldum.İstedim ki gemi arızalansın vey bir kıyıya
çarpsın,dümeni kilitlensin de burada bir yarım saat kalalım.Ezanı sonuna kadar işiteyim istedim"
demişti.Lazkiye'den karaya çıkmışlar.Sovet elçiliğinden üç kişi üçü de KGB ajanı karşılamış.Yolda
Hama şehrine yakın bir yerde eşkiya yolumuzu kesti.Kimliklere baktılar.Bana "senin adın
Muhammet sen bizdensin şu tarafa geç" dediler Ben geçtim diğerlerinin pasaportuna bakıp
onları kurşuna dizdiler."demişti.Muhammetcan"ekiya diye söyleyince ben ona"onlar eşkiya değil
müslüman kardeşler"demiştim."Onları tanıyor musun "deyip endişeli gözlerle baktı.Eski
samimiyeti azaldı.Oysa yaz tatilinde İstanbul'a devet etmiştim de zevkle kabul etmişti.Ruhu şad
olsun,cennet mekan olsun.
İnşallah genç hanıma hidayet nasip olur.Güzel bir tevafuk olmuş tebrikler İzlanda Başbakanı!

NOT:Bir arkadaşım" buraya 32 devlet başkanı toplanmışken aile fotoğrafı çekilirken başalarına
bir bomba düşse de hepsi yok olsa dünyada savaş kalırmıydı?Ne dersiniz siz de bir düşününüz lütfen.