YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 2026 yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrencilerin barınma sorununa dikkat çekti. Ösen, kamu ve özel yurt kapasiteleri ile kira ve yaşam maliyetlerini karşılaştırarak öğrencilerin üniversite eğitimine başladıktan sonra karşılaşabileceği barınma giderlerini değerlendirdi.

Ösen, öğrencilerin üniversite hayallerine ulaşmalarının ardından bir de barınma sorunuyla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini belirterek, yükseköğretimde barınma planlamasına ilişkin çözüm önerilerini sıraladı.

KYK yurt kapasitesine dikkat çekti

Ösen, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2025 verilerine göre 81 il, 271 ilçe ve KKTC’de toplam 880 yurtta 1 milyon 3 bin 259 kişilik GSB/KYK yurt kapasitesi bulunduğunu belirtti.

YÖK’ün Kasım 2025 verilerine göre örgün öğretimde 3 milyon 714 bin 449 öğrenci bulunduğunu ifade eden Ösen, kamu yurtlarının toplam öğrenci sayısının yüzde 27,01’ini karşılayabildiğini söyledi.

Kamunun görevinin yalnızca öğrencilerin üniversitelere yerleşmesini sağlamak olmadığını belirten Ösen, gençlere eğitim hayatlarını güvenli ve insanca koşullarda sürdürebilecekleri nitelikli barınma imkanı sunulması gerektiğini ifade etti.

“Yetersiz kapasitenin yanında koşullar da sorun”

KYK yurtlarının kapasitesinin öğrenci sayısına yetmediğini savunan Ösen, yurtlara yerleşebilen öğrencilerin de kalabalık odalar ve yetersiz çalışma alanları gibi sorunlarla karşılaştığını belirtti.

Ösen ayrıca hijyen, beslenme, yangın, asansör ve güvenlik sorunlarına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Ösen, “Kontenjanlar dolduruluyor fakat yeterli sayıda yurt yok. Bu iki veri dahi durumun vahametini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Özel yurt fiyatları 80 bin liraya kadar çıkıyor

CHP İzmir’de ilk sektör komisyonu kuruldu
CHP İzmir’de ilk sektör komisyonu kuruldu
İçeriği Görüntüle

KYK yurtlarına yerleşemeyen öğrencilerin önünde özel yurt ve kiralık ev seçeneklerinin kaldığını belirten Ösen, özel yurtların da öğrenciler ve aileleri açısından önemli bir maliyet oluşturduğunu söyledi.

Türkiye’de 1.510 özel yurt bulunduğunu ve toplam kapasitenin 237 bin 961 olduğunu aktaran Ösen, tek kişilik oda ücretlerinin aylık 27 bin ila 80 bin lira arasında değiştiğini ifade etti.

Ösen, sosyal devletin öğrencileri piyasa koşullarına terk etmeden erişilebilir barınma koşulları sağlaması gerektiğini savundu.

İzmir’de yurt kapasitesini gündeme getirdi

İzmir üzerinden de değerlendirme yapan Ösen, kentte yaklaşık 200 bin öğrencinin bulunduğunu belirtti.

Ösen’in verdiği bilgilere göre İzmir’de kamu yurt kapasitesi 42 bin 472, özel yurt kapasitesi ise 13 bin 908.

Bu rakamlar üzerinden İzmir’de öğrenim gören gençlerin yaklaşık yüzde 30’u için yurt kapasitesi bulunduğunu belirten Ösen, kentte barınma ihtiyacının nitelikli biçimde karşılanmasının zor olduğunu ifade etti.

Buca, Bornova ve Çiğli’de kira maliyetlerini hesapladı

Ösen, öğrencilerin yoğun olarak tercih ettiği Buca, Bornova ve Çiğli ilçelerindeki ortalama kira fiyatlarını da değerlendirdi.

Ösen’in verdiği rakamlara göre ortalama kira fiyatları Buca’da 22 bin 818 TL, Bornova’da 30 bin 597 TL ve Çiğli’de 29 bin 458 TL olarak hesaplandı.

Bu üç ilçenin ortalama kira bedelinin 27 bin 624 TL olduğunu belirten Ösen, elektrik için 700 TL, su için 350 TL, kış aylarında doğal gaz için 2 bin TL, internet için 750 TL ve ulaşım için 700 TL öngördü.

Mutfak harcamasını 5 bin TL olarak hesaplayan Ösen, bu giderlerin toplamının yaklaşık 38 bin TL’ye ulaştığını belirtti.

Ösen, kira hesabına komisyon ve depozito bedellerinin dahil edilmediğini de ifade etti.

“Öğrenciler barınma sorunuyla karşı karşıya”

Yüksek maliyetler, yetersiz yurtlar ve artan kira fiyatlarının öğrencileri zor durumda bıraktığını savunan Ösen, öğrencilerin merdiven altı yurtlara mecbur bırakıldığını ileri sürdü.

Ösen, öğrencilerin ve ailelerinin yıllarca verdiği emeğin ardından eğitim sürecinde barınma sorunuyla karşılaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

Ösen, hükümetin eğitim ve barınma politikalarını da eleştirerek, mevcut tablonun öğrencilerin üniversite tercihlerinin ardından yeni sorunlarla karşılaşmasına neden olduğunu savundu.

Ösen’den barınma sorunu için çözüm önerileri

Ösen, yalnızca üniversite yerleştirme sonuçlarıyla övünmenin barınma sorununu çözmeye yetmeyeceğini belirterek, kamucu eğitim anlayışı çerçevesinde çeşitli öneriler sundu.

Ösen’in önerileri arasında üniversite kontenjanları belirlenirken kentlerin kamu yurt kapasitesinin dikkate alınması yer aldı. Buna göre yeni öğrenci kontenjanları belirlenmeden önce öğrencilerin nerede barınacağının hesaplanması gerektiğini savundu.

Her üniversite kenti için barınma kapasitesi raporu hazırlanmasını öneren Ösen, öğrenci sayısı, şehir dışından gelen öğrenci oranı, KYK kapasitesi, kira fiyatları ve ulaşım imkanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Ösen ayrıca KYK yurt yatırımlarının öğrenci hareketliliğine göre planlanmasını önerdi. İzmir, İstanbul ve Ankara gibi yoğun öğrenci alan kentlerde yeni yurt yatırımlarının mevcut ve öngörülen öğrenci sayılarına göre artırılması gerektiğini ifade etti.

Yurtların yalnızca kapasitesinin değil, konumu, üniversitelere ulaşım imkanları ve öğrencilerin sosyal ihtiyaçlarının da yatırım planlarında dikkate alınmasını isteyen Ösen, yükseköğretim programlarının kontenjanlarının yalnızca doluluk oranına göre belirlenmemesi gerektiğini savundu.

Ösen’e göre öğrenci talebi, mezunların istihdam durumu, sektörlerin ihtiyaçları ve bölgesel kalkınma hedefleri birlikte değerlendirilerek program ve kontenjan planlaması yapılmalı.

KYK yurtlarının niteliğinin de kapasite kadar önemli olduğunu belirten Ösen, öğrencilerin güvenli, sağlıklı, hijyenik ve ders çalışmaya uygun koşullarda barınabilmesi gerektiğini söyledi.

KYK burslarının artırılması önerisi

Ösen, öğrencilerin temel eğitim giderlerinin de yükseköğretim politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

KYK burslarının 3 bin TL olduğunu ifade eden Ösen, burs miktarının barınmanın yanı sıra ulaşım, beslenme, kitap ve eğitim materyalleri gibi zorunlu giderleri karşılayacak düzeye çıkarılmasını önerdi.

Ösen ayrıca öğrencilerin tiyatro, konser ve sinema gibi sosyal ve kişisel gelişim faaliyetlerine katılabilmelerini sağlayacak sosyal desteklerin de güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Yükseköğretim sistemi bütüncül planlanmalı”

Ösen’in son önerisi ise yükseköğretim sisteminin uzun vadeli ve bütüncül bir planlamayla yönetilmesi oldu.

Kontenjan, yurt, burs, ulaşım, akademik kadro ve istihdam politikalarının birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ösen, bu başlıkların aynı yükseköğretim politikasının parçaları olarak ele alınmasını önerdi.

Ösen, böylece üniversiteye yerleşen öğrencilerin eğitim hayatına başladıktan sonra yeni bir barınma sorunuyla karşılaşmasının önüne geçilebileceğini ifade etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ