YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Ekim 2026’da Balıkesir’in Edremit ilçesindeki Zeytinli Köy Meydanı’nda zeytin üreticileriyle bir araya geldi. Kadın üreticilerin ağırlıkta olduğu buluşmada çiftçiler, artan girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları, işçilik giderleri ve sosyal güvence eksikliği gibi sorunlarını anlattı.
Üreticilerin taleplerini dinleyen Özel, zeytin ve zeytinyağı için doğrudan destek, alım garantisi ve üreticinin gelirini güvence altına alacak politikalar önerdi. Özel, dane zeytine 20 lira, zeytinyağına ise 50 lira ilave doğrudan destek verilmesini istedi.
Üreticiler artan maliyetlerden yakındı
Zeytinli Köy Meydanı’nda üreticilerle sohbet eden Özel, buluşmanın amacının zeytin üreticilerinin sorunlarını dinlemek ve bu sorunları kamuoyuna duyurmak olduğunu söyledi. Toplantının kadın zeytin üreticileriyle sohbet amacı taşıdığını belirten Özel, katılımın yoğun olduğunu ifade etti.
Gülsüm isimli üretici, zeytin toplama ve işçilik maliyetlerinin satış gelirini aştığını belirterek, bir günlük işçi yevmiyesinin 1.500 liraya ulaştığını, bir çuval zeytinin ise 300 liraya satıldığını söyledi. Üreticinin maliyetinin 6 bin lirayı bulduğunu dile getiren Gülsüm, zeytinciliğin çok zor durumda olduğunu anlattı.
Zeynep isimli üretici de mazot fiyatının 100 liraya çıktığını, bu nedenle oğlunun 30 dönüm buğday ekemediğini belirtti. Tarlanın sürülmesinin 5 bin liraya mal olduğunu söyleyen üretici, yüksek maliyetler nedeniyle çiftçinin üretim yapmakta zorlandığını ifade etti.
Bir başka kadın üretici, zeytincilikle geçinen ailelerin gelirlerinin gerilediğini, çocuklarına harçlık veremez duruma geldiklerini söyledi. TARİŞ’in fiyat açıklamadığını belirten üretici, işçi bulmakta yaşanan güçlük nedeniyle bazı ailelerin zeytin hasadını kendi imkânlarıyla yaptığını aktardı.
Pınarbaşı Köyü’nden gelen bir üretici ise zeytinlerin dalında kaldığını, geçim sıkıntısı yaşadıklarını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını dile getirdi. Bir başka kadın üretici de işçilerin günlük kazançlarıyla temel market ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını, zeytinlerin tarlada kaldığını söyledi.
Kadın üreticiler sosyal güvence istedi
Toplantıda kadınların tarımsal üretimdeki emeği ve sosyal güvence sorunu da gündeme geldi. Bir kadın üretici, yılın 12 ayı zeytin işinde çalıştıklarını ancak sigorta ve sosyal güvenceye sahip olmadıklarını belirtti.
Dört kuşaktır zeytincilik yaptıklarını anlatan erkek bir üretici ise geçmişte zeytincilikle ailelerin geçindirilebildiğini, bugün ise kazancın günlük ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini söyledi. Geçen yıl 50 lira olan zeytinin bu yıl 20-25 liradan alındığını belirten üretici, gübre maliyetlerinin de yükseldiğini ifade etti.
Üretici, ürününü toplatıp sattıktan sonra işçi parasını karşılayamadığını, cebinden para eklemek zorunda kaldığını söyledi. TARİŞ’in piyasada etkili olmadığını savunan üretici, küçük üreticinin giderek zorlandığını dile getirdi.
Hayvancılıkla uğraşan Mustafa Salı da süt fiyatlarının ve yem maliyetlerinin üreticiyi zorladığını belirtti. Mandırada sütün 23 liradan alındığını, yem firmalarının ise her hafta zam yaptığını söyleyen Salı; şap hastalığı, et ithalatı ve üretimde dışa bağımlılık konularına dikkat çekti.
Solakoğlu: Temel sorun alıcının fiyat belirlemesi
YENİ Parti’nin tarım politikalarından sorumlu ismi Sencer Solakoğlu, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunların yalnızca bu yıla özgü olmadığını, yapısal bir problem bulunduğunu söyledi.
İktidara gelmeleri durumunda alım garantisi getireceklerini belirten Solakoğlu, üretimin artırılmasının hem üretici hem de tüketici açısından yararlı olacağını savundu. Üretim miktarı yükseldiğinde birim fiyatların düşebileceğini ancak toplam hasılatın artabileceğini ifade etti.
Buğday piyasasından örnek veren Solakoğlu, 16,5 lira olarak açıklanan alım fiyatına rağmen ürünün Türkiye genelinde 12,5 liradan satıldığını, borsa fiyatının ise 21 liraya çıktığını söyledi. Bu süreçte çiftçinin zarar ettiğini, tüketicinin de ekmeği pahalıya aldığını belirten Solakoğlu, temel sorunun alıcının fiyat belirlemesi olduğunu savundu.
Özel: Üretici ürününü satarken güvencesiz
Özgür Özel, zeytin üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca Edremit’le sınırlı olmadığını, Türkiye genelinde farklı tarım ürünlerinde de benzer sorunların görüldüğünü söyledi.
Zeytinli’nin zeytinciliğin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Özel, bölgede 2 bin yıldan uzun süredir zeytin üretildiğini ifade etti. Özel, “Antik çağlardan beri bu topraklarda zeytin var, zeytincilik var, zeytin hasadı var. Antik çağlardan beri ilk kez zeytin üreticisi bu kadar perişan durumda. Son üç yılın, beş yılın değil, bin yılın krizi, iki bin yılın krizi ile karşı karşıyayız” dedi.
Üreticilerin zeytinlerini toplatacak ve işletecek parayı bulamadığını söyleyen Özel, sofralık zeytinin geçen yıl 90 liradan satıldığını, bu yıl üretim maliyetinin 75 liraya ulaştığını belirtti. Buna karşın alıcıların ürünü 40-50 lira arasında almaya çalıştığını ifade etti.
Zeytinyağında üretim maliyetinin 280 lira olduğunu, satış fiyatının ise 220 liraya ve daha aşağıya gerilediğini söyleyen Özel, TARİŞ’in bu yıl fiyat açıklamadığını ve bazı şirketlerin piyasada fiyatları aşağı çektiğini savundu.
Çay, fındık, Antep fıstığı, üzüm, buğday, kayısı ve limon üreticilerinin de benzer sorunlarla karşılaştığını belirten Özel, maliyetlerin en az yüzde 50-70 arttığını, birçok üründe fiyatların geçen yılın yarısına gerilediğini kaydetti. Tarımsal planlamanın ortadan kalktığını savunan Özel, üreticinin ürününü satma konusunda güvencesiz olduğunu söyledi.
Üreticiye gelir garantisi önerisi
Devletin büyük altyapı projelerinde müteahhitlere geçiş, yolcu ve hasta garantisi verdiğini ancak tarımsal üreticiye gelir güvencesi sağlamadığını söyleyen Özel, bu durumu eleştirdi.
Partisinin iktidarında üreticilere geçim garantisi verileceğini belirten Özel, “Yeni Parti’nin kuracağı iktidarda üreticiye geçim garantisi olacak. Havalimanı yapıyorlar, uçuş garantisi var, yolcu garantisi var. Tünel yapıyorlar, geçiş garantisi var. Hastanede hasta garantisi var. 20 yıl, 25 yıl, 30 yıl sözleşmesine göre. Ama zeytinciye geldiğinde geçim garantisi yok. Yok öyle yağma. Bundan sonra kim geçim garantisi veriyorsa oyu o alacak” diye konuştu.
Zeytin ve zeytinyağı için dünya pazarı vurgusu
Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatındaki konumunu değerlendiren Özel, Tunus’un ürettiği zeytinyağının yüzde 80’ini ihraç ettiğini, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 10 olduğunu söyledi. Türkiye’nin üretimde birinci, ihracatta altıncı sıraya gerilediğini ifade eden Özel, İtalya’nın Türkiye’den aldığı zeytinyağını kendi markasıyla daha yüksek fiyatla dünya pazarlarına sunduğunu savundu.
Zeytin ve zeytinyağının yalnızca ham ürün olarak değil, marka değeriyle ihraç edilmesi gerektiğini belirten Özel; ihracat bağlantılarının geliştirilmesi, kooperatiflerin desteklenmesi ve katma değerli ürünlerin artırılması gerektiğini söyledi.
Üreticinin alım gücündeki gerilemeyi mazot ve işçilik üzerinden anlatan Özel, geçen yıl bir kilogram zeytinle 1,5 litre mazot alınabilirken bu yıl bir litre mazot alabilmek için iki kilogram zeytin satılması gerektiğini belirtti. Üç yıl önce yaklaşık iki kilogram zeytinyağının bir günlük işçi yevmiyesine denk geldiğini, bugün ise bir yevmiye için 10 kilogram zeytinyağı satılması gerektiğini kaydetti.
Kadınlara sigorta ve emeklilik hakkı sözü
Zeytin hasadında kadın ve erkek işçiler arasında yevmiye farkı uygulanmasını eleştiren Özel, kadınların tarımsal üretimdeki emeklerinin karşılığını alamadığını ve sosyal güvenceye erişemediğini söyledi.
Kadın ve erkek yevmiyeleri arasında 200 lira fark bulunduğunu belirten Özel, kadınların istihdam, sigorta ve emeklilik haklarından yoksun bırakıldığını ifade etti.
İktidarlarında çalışan kadınlara prim desteği sağlayacaklarını belirten Özel, ücretli çalışamayan, evde bakım sorumluluğu üstlenen ve ailesinin geçimi için evde emek harcayan kadınlara da sosyal güvence sunacaklarını söyledi. Özel, bütün kadınların emeklilik hakkına sahip olacağını ifade etti.
Erdoğan-Trump ilişkisi üzerinden dış politika eleştirisi
Türkiye’nin dış politikasını da eleştiren Özel, ülkeler arasındaki ilişkilerin kurumsal düzeyde yürütülmesi gerektiğini savundu. ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkiye değinen Özel, bu süreçten ABD’nin kazançlı çıktığını, Edremitli üreticinin ise yarar sağlayamadığını ileri sürdü.
Trump ile görüşme sürecinde Türkiye’nin ABD’den uçak alımı, sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki ve Amerikan ürünlerine uygulanan vergilerin kaldırılması gibi konularda taviz verdiğini iddia eden Özel, Türkiye’den ABD’ye gönderilen zeytinyağına yüzde 12,5 vergi uygulandığını söyledi.
Özel, bu durumun Edremit zeytinyağının ABD pazarına girişini zorlaştırdığını belirterek hükümetin üreticinin ihracatını kolaylaştıracak adımlar atması gerektiğini savundu.
Dane zeytine 20, zeytinyağına 50 lira destek talebi
Özel, zeytin üreticilerinin içinde bulunduğu koşullara yönelik kısa vadeli çözüm önerisini de açıkladı. Bu yıl dane zeytine kilogram başına 20 lira, zeytinyağına ise kilogram başına 50 lira doğrudan ilave destek verilmesini istedi. Özel, konuyu bütçe görüşmelerinde Meclis gündemine taşıyacaklarını söyledi.
İktidarlarında zeytin ve zeytinyağını stratejik ürünler arasına alacaklarını belirten Özel, Türkiye’de 250 milyon zeytin ağacı bulunduğunu ifade etti. Zeytinin sağlık, ekonomi ve istihdam açısından önem taşıdığını söyleyen Özel, özellikle kadın emeğinin değerlendirilmesi bakımından sektörün stratejik kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.
Alım garantisi ve taban fiyat önerisi
Zeytin üretiminde rekolte, stok ve ihracat rakamlarının düzenli açıklanması gerektiğini belirten Özel, rekolte uyarılarının dikkate alınmadığını ve gerekli tedbirlerin alınmadığını savundu.
İhracat yasaklarının üreticinin yurt dışındaki pazarlarını kaybetmesine neden olduğunu ifade eden Özel, tüketiciyi korumanın yolunun üreticinin pazarını kaybettirmek olmadığını söyledi. İhracat yasağı nedeniyle yabancı alıcıların başka ülkelerle bağlantı kurduğunu ve sonraki yıllarda Türkiye’den alım yapmaktan kaçınabildiğini belirtti.
Devletin zeytin ve zeytinyağında alım garantisi vermesini, yurt dışındaki alıcılarla düzenli ticari bağlantılar kurmasını öneren Özel; ürünün fazla olduğu yıllarda kamu alımlarının artırılarak stok oluşturulmasını, üretimin yetersiz olduğu dönemlerde ise ihracat taahhütlerinin başka kaynaklardan karşılanmasını istedi.
Dünya fiyatlarının gerilediği dönemlerde ihracat desteği verilmesi ve kamu alımlarının artırılması gerektiğini de söyleyen Özel, Avrupa Birliği ile tarım ürünlerini de kapsayan bir Gümrük Birliği anlaşması yapılmasını önerdi. Bu kapsamda özellikle üzüm, zeytin ve fındık ürünlerine öncelik verilmesi gerektiğini kaydetti.
Özel, taban fiyatın üretim girdileri dikkate alınarak belirlenmesini ve üreticinin ortalama verimde üretim yaptığı koşullarda zarar etmemesini sağlayacak bir alım garantisi oluşturulmasını istedi. Üretim maliyetinin üzerine insanca geçim için gerekli kazancın eklenerek taban fiyat ilan edilmesi gerektiğini belirten Özel, taban fiyatın altında alım yapılmasının önüne geçilmesini savundu.
Özel, zeytin ve zeytinyağının dünya markası haline getirilmesi ve üreticilerin gelirinin artırılması gerektiğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.





