Biz bu milletin vicdanına güveniyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu Abant Tabiat Parkı'ndaki bir otelde düzenlenen CHP TBMM Grubu'nun 27. Dönem 2. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı'nın 2. oturumunda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra sivil darbe yapıldığını, KHK ile binlerce kişinin işine son verildiğini öne sürdü.

Biz bu milletin vicdanına güveniyoruz
06 Ekim 2019 Pazar 16:20

O günün atmosferinde belki bunu olağan gördüklerini ancak aradan yılların geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Artık haklıyla haksızı ayırmamız lazım. Kim haklı, kim haksız? İnsanlar düşüncelerini açıklamak istiyorlar. Haksızlığa uğradıklarını söylemek istiyorlar. Bu haksızlık karşısında bir şeylerin olması gerektiğini ifade ediyorlar ama aradan uzun süre geçmesine karşın diyorlar ki 'Hayır, KHK ile ihraç edildin, artık bundan sonra sana devlette yer yok.' Niçin? Eğer haklıysa hakkında bir dava açılmamışsa hatta açılan davadan beraat ediyorsa, bunun hakkını teslim etmek gerekmez mi?" diye konuştu.

Kıstas ne?

Askeri öğrencilerin hapiste olmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: Tutuklayacaksan komutanını tutukla, öğrencinin ne günahı var. Bütün bunların üzerinde duracağız. FETÖ'cü olarak suçlananların kardeşlerinin işine son verildi, hatta yedi göbeği devletten çıkarıldı. 'Olur ya kardeşin böyledir, o zaman sizin bütün sülalenizi çıkarıyorum.' dediler ama bazılarına gelince kardeşlerini büyükelçi tayin ettiler. Neye göre, kıstas ne? Birisi hapse birisini kamudan at, açlığa mahkum et ama öbürünün kardeşini büyükelçi tayin et. Barış Bildirisi imzaladı diye üniversite hocalarını işten at, ayakkabı kutusunda rüşvet aldı, 'Bakara makara' diye dalga geçeni de Kur'an-ı Kerim'le dalga geçeni de büyükelçi tayin ediyor. Buna itiraz etmeyecek miyiz, geniş kitlelere aktarmayacak mıyız, vicdan sahibi her vatandaşa söylemeyecek miyiz? Burada bir haksızlık var, adaletsiz var, demeyecek miyiz? Biz diyeceğiz. Sesimizi kesmek isteyecekler ama biz yine kararlı duruşumuzla bunları ifade edeceğiz. Neden? Çünkü adalet herkes için geçerli kavramdır. Dolayısıyla bizlerle onlar arasında temel fark vardır, biz onlar gibi değiliz. Biz devlet yönetiminde adalet isteriz, onlar devlet yönetiminde adalet değil, sadakat isterler."

Takdir vatandaşa aittir

Kılıçdaroğlu, demokrasinin vatandaşın bilgeliğine, oyuna, vicdanına seslenmek olduğunu vurgulayarak, "Gidersiniz vatandaştan oy istersiniz, vatandaş tercihini yapar, kurallarını koyar, Anayasamız vardır. O kurallar içinde birisi gelir, iktidar olur, diğerleri muhalefet olur. Parlamentoda oturulur, konuşulur. Takdir vatandaşa aittir. Vatandaşa saygı duyacaksınız ama 'Hayır ben gitmem, benim dışımda eğer birisi kazandıysa ona kin duymam, ona öfke duymam, ondan intikam almam lazım.' diyor. Kime? Bizim belediye başkanlarına. 'Nasıl, niçin kazandılar orayı?' diyor." değerlendirmesini yaptı. Yeniden seçim yapıldığına ve yeniden kazandıklarına değinen Kılıçdaroğlu, "Çünkü biz bu milletin vicdanına, ferasetine güveniyoruz, milletimize saygı duyuyoruz. Milletimiz vicdan sahibidir. Tekrar kazandık ama intikam ve kin duygusu bitmiş değil." dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.