CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın açıklamasında CHP’nin 38. Olağan Kurultayı sonrasında yaşanan sürece ve hukuki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kılıç, yaklaşık 3 yıldır devam eden tartışmaların yalnızca bir dava dosyası üzerinden ele alınamayacağını belirterek, parti içi demokrasi, farklı düşüncelere tahammül ve siyasi mücadele anlayışının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Kol kırılır, yen içinde kalır dedik”

Kılıç, 38. Olağan Kurultay’da bazı milletvekillerinin Kemal Kılıçdaroğlu’nu, bazılarının ise Özgür Özel’i desteklediğini söyledi. Kurultayın ardından tartışmaların devam ettiğini belirten Kılıç, milletvekilleri olarak görevlerinin başında kaldıklarını ve parti için çalışmayı sürdürdüklerini ifade etti.

Kılıç, kurultay sonrasında farklı görüşteki milletvekillerinin görevlerden dışlandığını, bazı milletvekillerinin basın ve medya alanında kısıtlamalarla karşılaştığını, uluslararası komisyonlardaki görevlerinden çıkarıldığını ve yerel seçimlerde aday belirleme süreçlerinde dışlandığını öne sürdü.

Sosyal medya üzerinden yaklaşık 2-2,5 yıl boyunca kendilerinin ve ailelerinin hedef alındığını söyleyen Kılıç, yaşananlara rağmen CHP’nin kurumsal kimliğinin zarar görmemesi için büyük ölçüde sessiz kaldıklarını belirtti.

“Normalleşmeye itiraz ettik”

Kılıç, 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra CHP’nin iktidarı erken seçime zorlayacak güçlü bir siyasi mücadele yürütmesi gerektiğini savunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmasının erken dönemde siyasetin merkezine taşınmasına ve belediye başkanlarının siyasi mücadelenin doğrudan hedefi haline getirilmesine itiraz ettiklerini belirten Kılıç, “normalleşme” ve “yumuşama” adı altında yürütülen siyasete de karşı çıktıklarını ifade etti.

Kılıç, bazı uygulamaların devlet ile parti arasındaki sınırların bulanıklaşmasına neden olduğunu düşündüklerini, parti üyelikleri ve parti kaynaklarıyla yapılan anket konusunda da itirazlarını dile getirdiklerini söyledi.

“Biz kurultay davasının tarafı değiliz”

Sevda Erdan Kılıç, 38. Olağan Kurultay sonrasında başlayan hukuki sürecin kendilerinden bağımsız geliştiğini savundu.

Kılıç, Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen ve parti içinde itirazlarını dile getiren milletvekillerinin davayla bağlantısı olmadığını belirterek, hukuki sürecin 38. Olağan Kurultay’da değişimden yana tavır alan delegeler arasındaki tartışmaların mahkemelere taşınmasıyla başladığını söyledi.

Kılıç, Kılıçdaroğlu ve o dönemki yönetimin davanın tarafı olmadığını ifade etti.

“Davayı başlatanlar değişim delegeleriydi”

Kılıç, kamuoyunda davanın Kılıçdaroğlu tarafından açıldığı veya hukuki sürecin onun tarafından yürütüldüğü yönünde bir anlatım bulunduğunu savunarak buna itiraz etti.

Kılıç’ın anlatımına göre davayı başlatanlar değişimden yana olan delegelerdi ve temyiz yoluna da davacılar başvurdu. Kılıç, değişim sonrasında oluşan yönetimin de temyiz başvurusunda bulunduğunu söyledi.

“CHP’de yönetim durup dururken değişmedi”

Kılıç, CHP’de yönetimin herhangi bir gerekçe olmadan değişmediğini, ortada bir hukuki süreç ve bu süreç kapsamında verilmiş bir karar bulunduğunu söyledi.

Değişimci yönetimin verilen tedbir kararıyla butlan durumuna gelmesinin ardından Kılıçdaroğlu ve önceki seçilmiş yönetimin, partiye kayyum atanması ihtimalini de dikkate alarak görevlerine geri döndüklerini belirtti.

Kılıç, “Bu davayı biz açmadık. Bu davanın tarafı olmadık. Biz temyiz başvurusunu biz yapmadık” diyerek sürecin sorumluluğunun Kılıçdaroğlu’na yüklenmesine karşı çıktı.

“Kılıçdaroğlu olayın doğal mağdurudur”

Kılıç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olarak olayın “doğal mağduru” olduğunu, bunun dışında davalarla ilgisinin bulunmadığını savundu.

Kılıç, tedbir kararının verildiği dönemde CHP adına temyiz başvurusunun yapıldığını, hukuki itiraz yollarının devam etmesi amacıyla başvurunun geri çekilmediğini söyledi.

Daha sonra davacıların bir bölümünün hukuki iddialarından vazgeçtiğini, süreçte yer alan bazı isimlerin CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi oluşuma yöneldiğini ve adli tatilin sona ermesinin ardından CHP’nin kongre ve kurultay takviminin başladığını belirtti.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı da 14 Eylül’de yaptığı açıklamada, CHP adına daha önce yapılan temyiz başvurusundan feragat edildiğini ve temyiz incelemesinin kurultay sürecini geciktirebileceğinin değerlendirildiğini açıklamıştı.

“Yeni bir siyasi dönem açıldı”

Kılıç, CHP’nin önünde yeni bir siyasi dönem bulunduğunu belirterek, partinin delegelerin iradesiyle bir kurultay gerçekleştirmesi ve çalışmalarına devam etmesi gerektiğini söyledi.

Temyiz başvurusundan feragat kararının; davanın açılması, temyiz başvurusu, hukuki itirazların sürdürülmesi, tarafların süreçten vazgeçmesi, yeni bir siyasi oluşumun ortaya çıkması ve CHP’nin kongre takviminin başlamasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“İktidarla arka kapı diplomasisi devam mı ediyor?”

Kılıç, temyizden feragat kararının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, davanın açılması ve temyiz sürecinde rol alan kişilerin kimler olduğu konusunda sorular yöneltti.

Kılıç ayrıca, süreçte yer alan bazı kişilerin hangi siyasi oluşumlarda bulunduğunun ve feragat kararına yönelik eleştirilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamasının bu bölümünde iktidarla “arka kapı diplomasisi” yürütüldüğü yönünde bir soru ortaya attı. Bu ifade Kılıç’ın kendi siyasi değerlendirmesidir.

Türkiye-Suriye yakınlaşması İsrail basınında gündem
Türkiye-Suriye yakınlaşması İsrail basınında gündem
İçeriği Görüntüle

Parti binalarındaki olaylara tepki

Kılıç, mahkeme kararlarının eleştirilebileceğini, itiraz ve kanun yollarına başvurulabileceğini ancak parti binaları önünde barikat kurulması veya partiye ait eşyalara zarar verilmesinin de tartışılması gerektiğini söyledi.

Parti binalarındaki masa, sandalye, bilgisayar, evrak ve diğer malzemelerin parti örgütünün ortak emeğini temsil ettiğini ifade eden Kılıç, siyasi mücadelenin parti malına zarar verilmesi üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu.

“CHP kişisel hesapların değil iradenin partisi”

Kılıç, CHP’nin kişisel hesapların değil örgütün ve kurultay iradesinin partisi olduğunu söyledi.

Farklı düşüncelerin cezalandırılmadığı, milletvekillerinin kurultay tercihlerinden dolayı dışlanmadığı ve siyasi eleştirilerin ailelere yönelik hakaretlere dönüşmediği bir CHP istediklerini belirten Kılıç, parti içinde demokrasi vurgusu yaptı.

Kılıç, bundan sonraki süreçte davalar ve hukuki çekişmeler yerine kongreler ve kurultay iradesinin öne çıkması gerektiğini söyledi.

“Milletvekillerinin mal varlıkları araştırılsın”

Kılıç açıklamasının sonunda milletvekilleri ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılması çağrısında bulundu.

24 yıllık hukukçu, 27 yıllık aktif siyasetçi ve 8 yıllık milletvekili olduğunu belirten Kılıç, kendisinin de böyle bir incelemeye hazır olduğunu söyledi. Kimlerin ne zaman, nasıl ve hangi yollarla zenginleştiğinin araştırılması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: Sevda Erdan Kılıç Basın Bülteni