Türkiye’de üretim maliyetlerinin yönünü gösteren en önemli göstergelerden biri olan Yurt İçi
Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), 2026 yılının şubat ayında da artış eğilimini sürdürdü. Veriler,
üretici fiyatlarında hem aylık hem de yıllık bazda yükselişin devam ettiğini, ancak geçmiş
yıllara kıyasla artış hızında görece bir dengelenme sürecinin de yaşandığını ortaya koyuyor.
Açıklanan istatistikler, üretim zincirinin farklı halkalarında maliyet baskılarının sürdüğünü,
özellikle bazı sektörlerde fiyat artışlarının daha belirgin olduğunu gösteriyor.
Resmî istatistik kurumu olan Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan verilere göre,
Yİ-ÜFE 2026 yılı şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,43, bir önceki yılın aynı ayına göre
ise yüzde 27,56 oranında arttı. Ayrıca endeks, yılın başından bu yana (Aralık 2025’e göre)
yüzde 5,16 yükselirken, on iki aylık ortalamalara göre artış oranı yüzde 25,60 olarak
kaydedildi.
Bu tablo, üretim maliyetlerinin hâlâ önemli bir enflasyon dinamiği olmaya devam ettiğini
ortaya koyarken, yıllık artış oranının geçmiş yıllara kıyasla daha sınırlı bir bantta hareket
etmeye başladığını da gösteriyor.
ÜRETİCİ ENFLASYONUNDA YAVAŞLAMA AMA YÜKSEK SEVİYE
Şubat ayı verileri incelendiğinde, üretici enflasyonunun hız kesmekle birlikte hâlâ yüksek
seviyelerde olduğu görülüyor. Örneğin 2024 yılında şubat ayında yıllık Yİ-ÜFE artışı yüzde
47,29 seviyesindeydi. 2025’te bu oran yüzde 25,21’e gerilemişti. 2026 Şubat verisi ise yüzde
27,56 ile bu iki yıl arasında bir noktaya işaret ediyor.
Bu eğilim, üretim maliyetlerinin pandemi sonrası küresel fiyat şokları ve enerji
maliyetlerindeki dalgalanmalar sonrasında daha dengeli bir patikaya oturmaya çalıştığını
gösteriyor. Ancak maliyet baskılarının tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil.
Özellikle döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları ve tedarik zinciri maliyetleri üretici fiyatları
üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Aylık veriler de benzer bir tablo sunuyor.
2024 Şubat: %3,74
2025 Şubat: %2,12
2026 Şubat: %2,43
Bu veriler, aylık üretici enflasyonunun önceki yıllara göre daha kontrollü bir seviyede
seyrettiğini, ancak üretim maliyetlerinde artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koyuyor.
İMALAT SANAYİ MALİYETLERİ BELİRLEYİCİ OLMAYA DEVAM EDİYOR
Sanayi sektörleri incelendiğinde üretici fiyat artışlarının en belirgin olduğu alanın yine imalat
sanayi olduğu görülüyor. Şubat ayında imalat sektöründe yıllık artış oranı %27,98 olarak
gerçekleşti. Bu durum, Türkiye ekonomisinde üretim ve ihracatın önemli bir bölümünü
oluşturan imalat sektörünün maliyet baskılarıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Sanayinin dört ana sektöründe yıllık değişimler şu şekilde gerçekleşti:
Madencilik ve taş ocakçılığı: %31,88 artış
İmalat: %27,98 artış
Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı: %22,53 artış
Su temini: %38,22 artış
Özellikle su temini sektöründeki yüksek oran, altyapı maliyetleri ve enerji bağlantılı giderlerin
bu alanda fiyatları daha hızlı yukarı çektiğine işaret ediyor. Madencilikteki artış ise ham
madde maliyetlerinin üretim zinciri üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini gösteriyor.
İmalat sektörü Türkiye ekonomisinde maliyet aktarımının en hızlı gerçekleştiği alanlardan biri
olduğu için, burada yaşanan fiyat artışları çoğu zaman tüketici fiyatlarına da gecikmeli olarak
yansıyabiliyor.
ANA SANAYİ GRUPLARINDA EN YÜKSEK ARTIŞ DAYANIKLI TÜKETİMDE
Ana sanayi gruplarına bakıldığında dikkat çeken en önemli gelişme, dayanıklı tüketim
mallarında yaşanan yüksek fiyat artışı oldu. Bu grupta yıllık artış oranı %32,14 seviyesine
ulaştı.
Diğer gruplardaki yıllık değişimler ise şöyle gerçekleşti:
Ara malları: %26,09 artış
Dayanıksız tüketim malları: %31,57 artış
Enerji: %20,68 artış
Sermaye malları: %29,51 artış
Bu tablo üretim maliyetlerinin farklı sektörlere farklı hızlarda yansıdığını gösteriyor. Özellikle
dayanıklı tüketim malları ve dayanıksız tüketim mallarındaki yüksek artış, sanayi üretiminde
girdi maliyetlerinin tüketici piyasalarına doğru ilerleyen bir baskı oluşturabileceğini
düşündürüyor.
Enerji grubunda artışın görece daha düşük kalması ise son dönemde enerji fiyatlarının daha
dengeli seyretmesiyle ilişkilendirilebilir. Ancak enerji maliyetleri hâlâ üretim maliyetlerinin
temel belirleyicilerinden biri olmayı sürdürüyor.
AYLIK VERİLERDE DİKKAT ÇEKEN SEKTÖR HAREKETLERİ
Şubat ayında aylık bazda bakıldığında da bazı sektörlerde önemli hareketler dikkat çekti.
İmalat sektöründe aylık artış %2,95 olurken, madencilikte %3,31’lik yükseliş gerçekleşti.
Sanayinin aylık değişimleri şöyle:
Madencilik ve taş ocakçılığı: %3,31 artış
İmalat: %2,95 artış
Elektrik ve gaz üretimi: %3,04 azalış
Su temini: %3,65 artış
Elektrik ve gaz sektöründe görülen aylık düşüş, enerji fiyatlarında kısa vadeli bir düzeltmeye
işaret ediyor olabilir. Bu tür hareketler genellikle küresel enerji piyasalarındaki fiyat
değişimleri veya tarifelerdeki düzenlemelerle ilişkilendiriliyor.
Ana sanayi gruplarında ise aylık değişimler şöyle oldu:
Ara malları: %2,48 artış
Dayanıklı tüketim malları: %4,47 artış
Dayanıksız tüketim malları: %3,30 artış
Enerji: %0,22 azalış
Sermaye malları: %2,25 artış
Aylık bazda en yüksek artışın dayanıklı tüketim mallarında görülmesi, üreticilerin maliyet
artışlarını fiyatlara yansıtmaya devam ettiğini gösteriyor.
ÜRETİCİ FİYATLARI TÜKETİCİ ENFLASYONU İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Ekonomik açıdan Yİ-ÜFE verileri yalnızca üretim maliyetlerini değil, aynı zamanda gelecekteki
tüketici enflasyonuna dair ipuçlarını da içerir. Çünkü üreticilerin karşılaştığı maliyet artışları
belirli bir süre sonra perakende fiyatlara yansıyabilir.
Şubat ayında açıklanan tüketici enflasyonu verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, üretici
fiyatlarındaki artışın hâlâ önemli bir maliyet baskısı oluşturduğu görülüyor. Ancak yıllık üretici
enflasyonunun geçmiş yıllara göre daha sınırlı artması, enflasyonun genel seyrinde kademeli
bir normalleşme ihtimalini de gündeme getiriyor.
Ekonomistler bu noktada üç temel faktörün belirleyici olacağını vurguluyor:
1. Enerji fiyatlarının küresel seyri
2. Döviz kurunun istikrarı
3. İç talep ve üretim dengesi
Bu unsurların birlikte şekillendireceği maliyet ortamı, önümüzdeki aylarda üretici
enflasyonunun yönünü belirleyecek.
GENEL DEĞERLENDİRME
Şubat 2026 Yİ-ÜFE verileri, Türkiye’de üretim maliyetlerinin yükselmeye devam ettiğini ancak
önceki yıllardaki yüksek enflasyon dönemine kıyasla daha dengeli bir patikaya girildiğini
gösteriyor. Yıllık bazda yüzde 27’nin üzerinde seyreden üretici enflasyonu hâlâ önemli bir
maliyet baskısına işaret etse de artış hızının geçmiş dönemlere göre sınırlı kalması dikkat
çekiyor.
Özellikle imalat sanayi ve dayanıklı tüketim mallarında görülen güçlü artışlar, sanayi
üretiminin maliyet yapısında kırılganlıkların sürdüğünü ortaya koyuyor. Buna karşılık enerji
tarafındaki daha düşük artış oranı, maliyet baskısının bir kısmının dengelenmesine yardımcı
oluyor.
Önümüzdeki dönemde üretici fiyatlarının seyri hem sanayi üretiminin performansı hem de
tüketici enflasyonunun yönü açısından kritik bir gösterge olmaya devam edecek. Türkiye
ekonomisinin enflasyonla mücadele sürecinde üretim maliyetlerindeki gelişmeler yakından
izlenmeyi sürdürecek.