Ege TV’de yayınlanan Gündoğdu Meydanı programının bu haftaki konuğu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu oldu. Eyüphan Gündoğdu’nun sorularını yanıtlayan Aslanoğlu, programda gündemdeki önemli konulara dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak, iktidarın halk nezdindeki memnuniyetsizliğinden sosyal belediyeciliğin önemine kadar birçok başlığı ele aldı. Haber Ekspres Gazetesi'nden Burcu Yanar'ın özel haberine göre, İzmir'e yönelik bütçe kesintilerinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Aslanoğlu, CHP'nin erken seçim hazırlıkları ve gençleşme stratejileri hakkında da detaylı bilgiler verdi.
"Umut CHP’de"
Araştırma sonuçlarından söz eden Şenol Aslanoğlu, halkın büyük çoğunluğunun iktidardan memnun olmadığını belirterek, “Son dönemdeki araştırmalar gösteriyor ki vatandaşın yüzde 60’ı iktidardan memnun değil. Bu iktidarın değişmesini istiyor. Çok uzun süredir ekonomik krizle boğuşan vatandaşlar umudu CHP’de görüyor” dedi.
Sosyal belediyecilik uygulamalarıyla halka destek olunduğunu vurgulayan Başkan Aslanoğlu, “İktidar çok uzun süredir kamunun kaynaklarını halka dağıtmıyor. 5’li çeteye ve onun etrafındaki bir avuç insana dağıtıyor. O yüzden halka bir şey yok. Sosyal belediyecilik dediğimiz şey bu zor zamanlarda vatandaş ile dayanışmayı sağlıyor. Vatandaşın bir nebze olsun rahat nefes almasını sağlayacak işler yapmaya çalışıyoruz. Pandemiden bu yana sosyal belediyeciliği daha çok konuşur haldeyiz çünkü pandemiden sonra vatandaşın hiç dayanacak gücü kalmadı. Belediyelerin okulları temizlemesi gerekiyor çünkü merkezi hükümet yapmıyor. Devlet okullara hademe vermekten, caminin temizliğini yapmaktan, müftüsüne araç vermekten aciz hale gelmiş” diye konuştu.
Bin hatiple bin nokta
Olası bir erken seçime yönelik partisinin çalışmalarından örnekler veren Şenol Aslanoğlu, “Eğer biz geleceği hedefliyorsak gençleşeceğiz. Birinci hedefimiz bu. İkinci hedefimiz 10 bin genç ve kadın üyemizi 6 ayda erken seçime hazırlamak. Üçüncüsü de bin genç kadın ve deneyimli üyelerimizi hatip programıyla daha iyi bir siyasetçi haline getirecek hatip programı hedefliyoruz. İkna, duruş, diksiyon gibi bütün her şeyi içeren bir eğitim olacak. Bin hatiple bin noktada iş yapabilecek hale gelmeliyiz. Tüzükte de gençlik kotasını büyüttük. Bu gençleştirme büyüyor. 1 buçuk yılda 38 bin arkadaşımız partiye kayıt olmuş. Şimdi genel merkezimizin bir çağrısı var. İl ve ilçe başkanlıklarımız akşam 21.00’e kadar açık. Bütün ilçelerden vatandaş geliyor ve üye oluyor” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin mutluluk kaynağı
İktidarın mutluluk kaynağını da açıklayan Aslanoğlu, “İzmirlilerin yüzde 75’i İzmir’in cezalandırıldığını düşünüyor. Büyükşehir bütçesinden her ay bir buçuk milyar kesiliyor. İki bin tane bu kentliye hizmet edecek arabayı kestiler. Belediyeler devletin resmi kurumlarıdır. Bunların kaynaklarını kesip hizmet ettirmiyorsunuz. İlçe belediyesi kesilen parayla yapacağı hizmeti yapamayacak. Mesela çocuk parkı yapamayacak. Bundan AK Parti veya MHP’liler olarak mutlu mu olacaksınız? Mutluluk kaynağınız bu mu? Bence bundan inanılmaz mutlu oluyorlar ve hazla doluyorlar. Biz hepimiz İzmirliyiz. Bilal Bey ile (AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı) aynı Kordon’da geziyoruz, aynı Kemeraltı’nda yürüyoruz, aynı havayı soluyoruz. Bu şehrin kalkınmasını istiyor olmamız lazım. O yüzden ben şunu diyorum. ‘Yapın. Ben de çıkıp teşekkür edeyim” açıklamasında bulundu.
Neden kırmızı kart?
İzmir’deki yerel seçim zaferini de değerlendiren Başkan Aslanoğlu, “Belediye sayılarımızı çok artırdık. Yaptığımız emeğin karşılığını aldık. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne sarı kart gösteren vatandaşlarımız da var. Bu da yok diyemeyiz. CHP çok uzun zaman sonra Türkiye’nin birinci partisi oldu. Kırmızı kart meselesine gelince de sarı karttan anlamayana yapacak tek bir şey kalıyor zaten. Kırmızı kart göstermek… Her sabah yeni bir adaletsizliğe uyanıyor olabilir misiniz? Korkutmaya ve baskı kurmaya çalışıyorlar. Mikrofon uzatılan vatandaşları bile içeriye alıyorlar” dedi.
Çalıştaylarda neler konuşuldu?
Korkusuz Kentler Çalıştayı ve Engellilik Çalıştayı’ndan söz eden Şenol Aslanoğlu, “Korkusuz Kentler Çalıştayı sadece örgüt yöneticilerimiz ve belediye başkanlarımızla yaptığımız bir çalıştaydı. Örgüt ve belediye başkanlarımızla yerel bağı kurabilmek ve yerelin yaptığı hizmetleri vatandaşa daha iyi anlatabilelim diye düzenlediğimiz bir toplantıydı. İzmir’den tüm Türkiye’ye ‘korkmuyoruz’ mesajı vermek istedik. Engellilik Çalıştayı’nda ise toplumun en az yüzde 13’ünün engelli olduğunu bildiğimiz bir ülkedeyiz. Gerçekte ise çok daha fazla ama maalesef engellisine sahip çıkamayan ve onların haklarını veremeyen bir iktidar var. İşitme engelli kardeşlerimiz diyor ki biz hastaneye gidince derdimizi anlatamıyoruz çünkü işaret dili bilen hastane çalışanı yok. Belediye hemen bunun için bir aksiyon alacak ve işitme engelli kardeşlerimiz için çevirmen desteği sağlayacak. Engellilerle ilgili bir bakanlık olacak ve bu bakan da engelli olacak. O zamana kadar da çözüm üretmek zorundayız” ifadelerini kullandı.




