Dünya ekonomisinde rekabetin kuralları değişiyor. Bir dönem petrol ve doğalgaz rezervleri ülkelerin
ekonomik gücünü belirleyen en önemli unsurlar arasında gösterilirken, yeni dönemde elektriği bol,
güvenilir ve düşük maliyetle üretebilen ülkeler avantaj elde edecek. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)
Başkanı Fatih Birol’un son açıklamaları da bu dönüşümün hızlandığını ortaya koyuyor.
Birol, İstanbul’da düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde yaptığı değerlendirmede
dünyanın giderek “elektrik çağına” girdiğine dikkat çekti. Yapay zekâ uygulamaları, veri merkezleri,
elektrikli otomobiller, klimalar ve sanayide artan elektrifikasyon, küresel elektrik talebini hızla yukarı
çekiyor. Bu ortamda yeterli elektriği uygun maliyetle üretebilen ülkelerin ekonomik rekabette birkaç
adım öne çıkacağı belirtiliyor.
Bu değişim yalnızca enerji sektörünü ilgilendiren teknik bir gelişme değil. Elektrik fiyatları artık
sanayinin, teknolojinin, ulaşımın ve hatta ülkelerin yatırım çekme kapasitesinin temel unsurlarından
biri haline geliyor. Bir fabrika için enerji maliyetinin yükselmesi üretim maliyetlerini artırırken, düşük
maliyetli ve istikrarlı elektrik sağlayabilen ülkeler küresel şirketler açısından daha cazip hale geliyor.
Yapay zekâ elektrik talebini değiştiriyor
Elektrik talebindeki artışın arkasında geleneksel sanayi faaliyetlerinin yanı sıra yeni teknolojiler de
bulunuyor. Özellikle yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gereken veri merkezleri yüksek miktarda
elektrik tüketiyor. Dünyanın dört bir yanında yeni veri merkezleri kurulurken, bu tesislerin enerji
ihtiyacı da giderek büyüyor.
IEA’nın 2026 yılı elektrik görünümüne göre küresel elektrik talebinin 2026’da yüzde 3,6, 2027’de ise
yüzde 3,8 artması bekleniyor. Sanayi üretimi, elektrikli araçlar, klima kullanımı, ısı pompaları ve veri
merkezlerinin kapasite artışı bu yükselişin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Küresel elektrik
tüketiminin 2027’de 30 bin 700 teravatsaat seviyesine ulaşması bekleniyor.
Bu tablo, ülkeler açısından yeni bir yarışın başladığını gösteriyor. Yarışın konusu yalnızca daha fazla
elektrik üretmek değil; aynı zamanda bunu daha düşük maliyetle, kesintisiz ve güvenilir biçimde
yapabilmek.
Yenilenebilir enerjinin ağırlığı artıyor
Güneş ve rüzgâr enerjisindeki hızlı büyüme de bu dönüşümün önemli parçalarından biri. IEA,
yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin 2026 yılında kömürden elektrik üretimini aşmasını
bekliyor. Yenilenebilir kaynakların küresel elektrik üretimindeki payının 2025'teki yüzde 33
seviyesinden 2027'de yüzde 37'ye yükselmesi öngörülüyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Çok sayıda güneş ve rüzgâr santraline sahip olmak tek
başına yeterli olmayacak. Üretilen elektriğin tüketiciye ulaştırılması için güçlü elektrik şebekelerine,
enerji depolama sistemlerine ve esnek bir elektrik piyasasına ihtiyaç duyulacak.
Güneşin yoğun olduğu saatlerde üretimin talebi aşması, bazı piyasalarda elektrik fiyatlarının sıfırın
altına dahi inmesine yol açabiliyor. IEA verilerine göre 2025 yılında Fransa, Almanya, Hollanda ve
İspanya gibi Avrupa ülkelerinde negatif toptan elektrik fiyatlarının görüldüğü saatlerin oranı yaklaşık
yüzde 6'ya kadar çıktı. Bu durum, elektriğin yalnızca üretim miktarının değil, doğru zamanda üretim
ve tüketim dengesinin de önem kazandığını gösteriyor.
Ucuz elektrik yatırımın yeni anahtarı

Enerjinin pahalı olduğu ülkelerde şirketlerin üretim maliyetleri yükseliyor. Özellikle alüminyum, çelik,
kimya, çimento ve veri merkezleri gibi yüksek enerji tüketen sektörlerde elektrik fiyatları yatırım
kararlarında belirleyici hale geliyor.
IEA’nın verilerine göre Avrupa Birliği'nde enerji yoğun sanayinin ödediği elektrik fiyatları 2025 yılında
ABD'deki seviyelerin iki katından fazla, Çin'deki seviyelerin ise yaklaşık yüzde 50 üzerinde kaldı. Bu
fark, Avrupa sanayisinin küresel rekabet gücü üzerinde baskı oluşturuyor.
Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda şirketlerin “Nerede üretim yapmalıyız?” sorusuna vereceği cevapta
enerji maliyetleri çok daha büyük rol oynayabilir. Ucuz ve güvenilir elektrik sunabilen ülkeler, sadece
enerji yatırımı değil; fabrika, veri merkezi, teknoloji şirketi ve yüksek katma değerli sanayi yatırımı da
çekebilir.
Türkiye için önemli bir fırsat
Bu yeni dönemde Türkiye açısından da önemli fırsatlar bulunuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisi
potansiyelinin değerlendirilmesi, elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi, depolama kapasitesinin
artırılması ve enerji üretiminde çeşitliliğin korunması Türkiye'nin rekabet gücünü doğrudan
etkileyebilir.
Özellikle sanayinin elektrik maliyetlerinin düşürülmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının
hızlandırılması ve üretimin daha öngörülebilir hale getirilmesi, Türkiye'nin küresel tedarik
zincirlerindeki konumunu güçlendirebilir.
Ancak bunun için yalnızca santral kurmak yeterli değil. Elektriğin depolanması, iletilmesi ve ihtiyaç
duyulan zamanda kullanılabilmesi gerekiyor. IEA da artan yenilenebilir enerji kapasitesinin sisteme
entegre edilebilmesi için elektrik şebekelerinin modernleştirilmesini ve esnekliğin artırılmasını kritik
görüyor.
Enerjide yeni dönem başladı
Dünya ekonomisi giderek daha fazla elektrik tüketirken enerji güvenliği de ekonomik güvenliğin
ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Son yıllardaki jeopolitik krizler, enerji tedarik zincirlerinin ne kadar
kırılgan olabileceğini gösterdi. IEA, ülkelerin bu nedenle yerli kaynaklara, çeşitlendirilmiş tedarik
zincirlerine ve daha dayanıklı enerji sistemlerine yöneldiğini belirtiyor.
Önümüzdeki dönemde ekonomik yarışın önemli başlıklarından biri artık “Kim daha fazla enerjiye
sahip?” sorusu olmayacak. Asıl soru, “Kim daha fazla elektriği daha güvenilir, daha temiz ve daha
düşük maliyetle üretebiliyor?” olacak.
Fatih Birol’un işaret ettiği yeni enerji düzeninin özeti de burada yatıyor: Elektriği bol ve ucuz olan
ülkeler yalnızca enerji maliyetlerini düşürmeyecek, aynı zamanda sanayi ve teknoloji yatırımlarının
yeni merkezleri olma şansını da artıracak. Elektrik çağında rekabetin kazananları, enerjiyi sadece
tüketen değil, onu stratejik bir ekonomik avantaja dönüştüren ülkeler olacak.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
[email protected]