İzmir’de kooperatif projelerinde yaşanan sorunlara ilişkin tartışmalar sürerken, S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz yeni bir açıklama yaptı. Alpyavuz, kooperatif üyelerinin yaşadığı belirsizliğin devam ettiğini belirterek İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine sözleşme modeli, denetim, inşaat süreci ve ödeme planına ilişkin sorular yöneltti.
Alpyavuz, 785 gündür şantiyede çözüm olmadığını ve kooperatif üyelerinin geleceğinin belirsiz olduğunu savundu. Açıklamasında daha önce 1 Eylül ve 17 Eylül 2026 tarihlerinde yaptıkları basın açıklamalarına da atıfta bulunan Alpyavuz, konunun yalnızca geçmişte yaşananların değil, mevcut dönemin de sorunu ve sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Alpyavuz, açıklamasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun kooperatif projesinin temel atma töreninde verdiği sözü hatırlattıklarını belirterek, CHP’nin Kayseri’deki kooperatif mağdurlarıyla ilgili çalışmalarını İzmir’deki süreçle karşılaştırdı.
“İki farklı sözleşme modeli neden uygulandı?”
Alpyavuz’un açıklamasının önemli bölümünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile farklı kooperatifler arasında uygulandığını belirttiği sözleşme modelleri oluşturdu.
Alpyavuz, aynı belediye tarafından aynı yıl içinde iki farklı kooperatife neden farklı sözleşme modeli uygulandığını sordu. Kendi açıklamasına göre Egeşehir ile belediye çalışanlarının oluşturduğu kooperatif arasındaki sözleşmede bedelin sabit ve tavanlı olduğunu, inşaat, finansman ve gecikme risklerinin Egeşehir A.Ş.’ye bırakıldığını savunan Alpyavuz, İZBETON protokollerinde ise kooperatiflerden kesin teminat istendiğini ve gecikme halinde kooperatif üyelerine yönelik yaptırımlar bulunduğunu ileri sürdü.
Alpyavuz, “Neden 1500 aileyi taşeron konumuna getirdiniz; tüm inşaat yükünü, mali yükü ve hukuki belirsizlikleri kooperatif üyelerinin üzerine bıraktınız?” sorusunu yöneltti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin resmi kayıtlarında da geçmiş dönemde İZBETON ile farklı kooperatifler arasında kentsel dönüşüm kapsamındaki yapım protokollerinin bulunduğu görülüyor. Belediye meclis kayıtlarında, bazı İZBETON protokollerinin Egeşehir Planlama A.Ş.’ye devredilmesine ilişkin süreç de yer alıyor.

“Kooperatif yüklenici, sonra taşeron olarak tanımlandı”
Alpyavuz, 25 Şubat 2022 tarihli İZBETON protokolünde kooperatifin “Yüklenici” olarak tanımlandığını, 10 Mart 2022 tarihli yer teslim tutanağında ise “Taşeron” ifadesinin kullanıldığını belirtti.
Alpyavuz ayrıca 4 Ekim 2022 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının üyesi olduğu S.S. İzmir Emekçileri Konut Yapı Kooperatifi ile Egeşehir A.Ş. arasında imzalandığını belirttiği sözleşmeye dikkat çekti. Bu sözleşmede kooperatif üyelerinin yükümlülüğünün önceden belirlenmiş bedeli ödemek olduğunu savunan Alpyavuz, inşaat sorumluluğunun ise Egeşehir’de olduğunu ifade etti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönem resmi açıklamalarında Egeşehir’in Çiğli’de kooperatif yöntemiyle başlatılan projeyi devralarak yeniden ele aldığı ve inşaat sürecinin Egeşehir sorumluluğunda yürütülmesinin hedeflendiği belirtilmişti.
“İnşaat yüzde 9,77 seviyesinde”
Alpyavuz, İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2024/181 D.İş sayılı dosyasındaki 22 Ağustos 2024 tarihli bilirkişi raporuna göre inşaatın yüzde 9,77 seviyesinde olduğunu belirtti.
İZBETON ve Gaziemir kooperatifi arasındaki sürece ilişkin daha önce kamuoyuna yansıyan resmi inceleme belgelerinde de projenin fiziki gerçekleşmesinin yüzde 9,77 seviyesinde kaldığı ve 23 Temmuz 2024 itibarıyla kooperatifle yapılan sözleşmenin sona erdirildiği bilgileri yer aldı.
Alpyavuz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın lisanssız konut kooperatiflerine anahtar teslim kat karşılığı inşaat verilmesini mevzuata uygun bulmadığını ve bu nedenle inşaatın durdurulduğunu savundu.
İZBETON’a ilişkin resmi süreçte de 2024 yılında kooperatifler tarafından yürütülen bazı yapım işlerinin durdurulduğu ve proje alanlarının İZBETON tarafından teslim alındığı İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanmıştı. Belediye, projelerin İZBETON ve Egeşehir’in koordinasyonuyla tamamlanacağını duyurmuştu.
“Niyet Protokolü’ndeki tarih geçti”
Alpyavuz, 30 Mart 2026 tarihli Niyet Protokolü ile işin bundan sonra İZBETON tarafından yapılmasının, tamamlama bedelinin ise kooperatif üyeleri tarafından 60 ay boyunca ödenmesinin öngörüldüğünü söyledi.
Alpyavuz, protokolde nihai tadil metninin imzalanması için öngörülen 15 Temmuz 2026 tarihinin geçtiğini ve kendilerine hâlâ dönüş yapılmadığını belirtti.
Kooperatifin İZBETON ve İzmir Büyükşehir Belediyesi aleyhine açtığı davanın İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2025/542 esas numarasıyla sürdüğünü aktaran Alpyavuz, hukuki değerlendirmeyi yargının yapacağını ancak kamu kurumlarının hesap verme sorumluluğunun mahkeme kararını beklememesi gerektiğini savundu.
“Kontrol Teşkilatı kuruldu mu?”
Alpyavuz, açıklamasının son bölümünde İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine bir dizi soru yöneltti.
Kendi çalışanlarının kooperatifine uygulandığını belirttiği sabit bedelli sözleşme modelinin aynı dönemde yaklaşık 1500 vatandaşın üye olduğu kooperatiflere neden uygulanmadığını soran Alpyavuz, protokol hazırlanırken ortaya çıkabilecek risklerin üyelerin üzerine bırakılmasının öngörülüp öngörülmediğini ve üyelerin bilgilendirilip bilgilendirilmediğini sordu.
Alpyavuz ayrıca, kooperatifin satış ofisi, broşürleri ve şantiyesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi logosunun kullanıldığını belirterek, daha sonra kurulan kooperatiflerde belediye logosunun kullanılmaması yönünde herhangi bir talimat verilip verilmediğini sordu.
Açıklamada ayrıca protokolde öngörülen Kontrol Teşkilatı’nın kurulup kurulmadığı, kurulduysa inşaatın yüzde 9,77 seviyesinde kalması sırasında hangi denetim raporlarının hazırlandığı ve 60 aylık tamamlama bedelinin neden kooperatif üyelerine bırakıldığı soruları yer aldı.
Alpyavuz, taleplerinin kişilere değil kurumlara yönelik olduğunu belirterek, kurumlarda devamlılığın esas olduğunu ifade etti.
“İzmir’de kamu kurumlarına duyulan güven yeniden tesis edilmeli”
Alpyavuz açıklamasının sonunda, kooperatif üyelerinin yaşadığı mağduriyetin giderilmesiyle İzmir’de kamu kurumlarına duyulan güvenin yeniden tesis edilebileceğini savundu.
Alpyavuz, “Tek hatası İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne güvenmek olan kooperatif üyeleri hem para hem de zaman kaybederek bedel ödüyor” ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ise geçmiş açıklamalarında önceliğinin kentsel dönüşüm projelerinin tamamlanarak vatandaşların konutlarına kavuşturulması olduğunu belirtmişti. Belediye, kooperatif üyelerinin mağduriyet ve beklentilerinin hukuki çerçevede karşılanacağını açıklamıştı.
Alpyavuz’un açıklamasında yer alan sözleşme, denetim, ödeme ve sorumluluklara ilişkin değerlendirmeler kooperatif başkanının beyanlarıdır. Bu başlıklardaki nihai hukuki değerlendirme ve sorumlulukların belirlenmesi devam eden yargı süreçlerinin sonucuna bağlıdır.




