Ligin sondan ikinci haftasında, Alsancak Mustafa Denizli Stadında, Sökespor'u misafir eden Karşıyaka, taraftarını çok mutlu etti. 5-0
Maçın başından sonuna, rakibine göz açtırmayan Karşıyakalı oyuncuların, maçın sonunda, taraftarı ile bütünleştiği dakikalar, görülmeye değerdi.
Her hattı ile rakibinden çok üstün görünen İzmir ekibi, daha maçın başında gol perdesini aralayınca, rakibin direncini erken kırdı. İlk yarının son bölümünde gelen ikinci golle de, galibiyet garantilendi.
Berat'ın akıllıca koşusunu destekleyen Erhan, ilk gole imzasını atarken, ikincinin de asistini yaptı. Erhan iyi oyununu sürdürüyor. Dünkü mücadelenin, bir diğer büyük yıldızı da tabii ki Ömer Faruk kardeşimdi. Hat-trick yapan yıldızımız, bence rakip hocaların rüyalarına girip, kabusları oluyordur! Şaka bir yana, kendisinden bütün tribün çok umutlu. Umarım bu güzel ve etkili oyununu hem bu sene play-of'larda, hem de önümüzdeki sezon, bir üst ligde görmeye devam ederiz.
Aslında isim isim, zikretmeye gerek yok. Dün Alsancak stadında görevini yapmayan, eksik koşan tek bir oyuncu bile yoktu. Defans hattı yine mükemmele yakın bir maç çıkardı. Hemen hemen hiç pozisyon vermediler. Savunma hattımız, tıkır tıkır çalışıyor. Allah nazarlardan saklasın, sakatlık kaza bela vermesin.
Keza, Ömer Faruk döndükten sonra, hücumda da işler çok verimli. İşte yine federasyondan yediğimiz kazık, bir kere daha göze batmaya başladı! Aynı suçu işleyen, başka takımın oyuncuları 45 gün ceza alırken, iş Karşıyaka'nın yıldızına gelince 240 gün ceza kestiler! Bu delikanlı, sezon başından beri, formasını terletiyor olsaydı, şimdi önümüzdeki maçları değil, tatil planlarımızı konuşuyor, şampiyonluk kutluyor olabilirdik!
Federasyon, bu işleri o kadar iyi ve ince ayarlıyor ki, bu işleri yapanların yahudi kanı taşıdığına inanıyorum! Çünkü bu kadar ince planları, bu kadar organize kötülüğü sadece o kanı taşıyanlar yapabilir! Bu sene bize atılan en büyük kazık, Ömer Faruk'un cezası değildi! En büyük kazık, Kütahya'nın fikstürde bizi takip etmesiydi. Ligin en flaş takımı, Karşıyaka olduğundan, herkes bize karşı var gücüyle oynadı. Kartlar gördü, sakatlıklar yaşadı ve bir sonraki hafta, Kütahya karşısına cacık gibi çıktılar. Kütahya hemen hemen hiç zor maç oynamadı ve hiç de hak etmedikleri, ucuz bir şampiyonluk yaşadılar. Ne yalan söyleyeyim, böyle şampiyonlukları tebrik etmek hiç içimden gelmiyor! Hakkıyla şampiyon olanı ise her zaman gönülden tebrik ederim. Ama federasyon başkanı, hırslı bir menejer gibi, rakibimize oyuncu ayarlıyorsa, ben bu şampiyonluğu nasıl tebrik edeyim? Yada bu federasyona play-of'larda nasıl güveneyim? Plan buymuş. Kütahya'yı önden yollayıp, sıraya da Eskişehir veya Orduspor'u almak! Ama unutmasınlar! Zor oyunu bozar!
Şimdiden söylüyorum: Play-of'larda, protokol tribünü dolmazsa, biz lig çıkamayız demiyorum, belki hakemlere rağmen yine de kazanırız. Ama çok zorlanırız. Ve bu harika takıma yazık olur! Lütfen herkes, kimi tanıyorsa, kime ulaşabilirse, bu maçlara davet etsin.
Son hafta, Tire deplasmanı, tabii ki formalite maçı. Ama sayın Basatemür hocamız için, neleri yapıp, neleri yapamadığımızı, son kez değerlendirmek açısından önemli. Ben takımı çok iyi gördüm.
Bu hoca bize yeni oyuncular bulup çıkaracak demiştim. Bu hafta da 7 numaralı oyuncumuz Arda'yı beğendim. İstekli, genç ve fizik kalitesi iyi. İyi bir kumaş, çok çalışırsa, Basatemür hocamız ile beraber iyi yerlere gelecektir.
Son golde,katkısı büyüktü.
Bu takım, bu taraftar, bu camia şampiyonluğu sonuna kadar hak ediyor! Sezon başından beri yazıyorum: "Karşıyaka şampiyon olursa, herkese ve herşeye rağmen şampiyon olur!" Federasyona, hakemlere, rakiplerine, medyaya ve idareye rağmen...
Kimse unutmasın! Göğsünde Atatürk'ten armağan, ay-yıldız bulunan, yeşili Müslümanlıktan, kırmızısı Türklükten gelen kulübün sevenlerini yıldırmak, mümkün değildir! Sonuna kadar savaşacağız ve kazanacağız!
Sevgi ve Saygılarımla