TRT World Forum'da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yavrum Siyonistlerin burada dili ağzı olma. Aynen Siyonistliğin dili ağzı gözü olmak suretiyle burayı provoke etmeye ne kadar çalışırsanız çalışın netice alamazsınız” diye tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World Forum'unda açıklamalarda bulundu.
“Bugün dünya, savaşlar, ihlaller ve eşitsizliklerle mücadele etmekte. Yüzümüzü nereye çevirsek istikrarsızlık görüyoruz, derinleşen eşitsizlikler görüyoruz. Sınır komşusu iki ülkenin birinde refah, diğerinde milyonlarca insan açlık ve yoksullukla savaşıyor” ifadelerini kullanan Erdoğan, konuşması bir kişi tarafından kesilince öfkelendi.
“Siyonistler faaliyetlerini denizlerimizde ve limanlarımızda sürdürürken” sözlerini işiten Erdoğan, “Yavrum Siyonistlerin burada dili ağzı olma. Aynen Siyonistliğin dili ağzı gözü olmak suretiyle burayı provoke etmeye ne kadar çalışırsanız çalışın netice alamazsınız. Dünyadaki Siyonistler Tayyip Erdoğan'ın nerede durduğunu çok iyi biliyor. Ama siz hâlâ anlayamamışsınız” dedi.
“İlk günden beri Gazze'deki mezalime sesimizi yükseltiyoruz. Barış içinde yaşamak varken bu savaş niye?” diye soran Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Gazze'de de sürdürülebilir ateşkes bir an önce tesis edilmelidir”
- Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Netanyahu ve Gallant hakkında çıkardığı yakalama kararını çok önemli buluyoruz. İsrail ile Lübnan arasında önceki gün sağlanan ateşkesin kalıcı olmasını temenni ediyoruz. İnsanlık daha fazla irtifa kaybetmeden Gazze'de de sürdürülebilir ateşkes bir an önce tesis edilmelidir. Türkiye ilk günden beri bunu savunmuştur. Gazze'deki soykırımın durması ve kalıcı barışa giden yolun açılması için değil elimizi, tüm bedenimizi taşın altına koymaya hazırız.
“İnsanlık bir dönüm noktasında”
- Bugün dünya savaşlar, çatışmalar, ihlaller ve eşitsizliklerin pençesinde kıvranmakta; derin bir vicdan ve liderlik krizinden geçmektedir. Nereye baksak istikrarsızlık dram görüyoruz. Aynı şehrin iki farklı ucunda iki farklı hayat yaşanıyor. Sınır komşusu iki ülkenin birinde zenginlik hâkimken diğerinde açlık ve yoksullukla boğuşuluyor. İnsanlık bir dönüm noktasındadır. Sadece önümüzdeki 5-10 yılı değil torunlarımızın da geleceğini etkileyecek mahiyette hadiseler yaşanmaktadır. Her kriz aynı zamanda bir imkândır adalet açılan bir fırsat penceresidir. Layıkıyla değerlendirebilenler için her kriz yeni bir dönemin muştusu, yeni bir başlangıcın öncüsü olma potansiyeline ziyadesiyle sahiptir. Holokost utancı sebebiyle yol verilen bu utancın sonu felakettir. Daha büyük bir dramdır.
“Dünya beş daimi üyenin eline diline bırakılamaz”
- Bu Birleşmiş Milletler'in reforme edilmesi gerekmektedir. Dünya beş daimi üyenin eline diline bırakılamaz. Süratle değişim gerekiyor. Beş daimi üye, 15 geçici üye... Olmaz. Bu şekilde bu dünya yönetilemez. Artık İkinci Dünya Savaşı'nın şartlarında değiliz. Dünya değişiyor bu değişime yönelik ciddi bir değişim şart. Gazze'de sadece insani değerler değil başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası sistemin güvenilirliği de sınanmıştır. Gazze krizinde ne insanlık ne sistem başarılı imtihan verememiştir. Hukuk önünde hesabı verilmeyen her suç failini daha da pervasızlaştırır.



