Yıllardır köşe yazıları yazarım.

Yazı yazmaya başladığımdan bugüne kadar çok haram iş yapan, çok harama el uzatmış kişileri yazdım.

Ben hiç bir zaman 1 yazıyla haram yiyicileri yarı yolda bırakmadım.

Çoğu ceza evinde veya isimleri tarihe kötü isimlerle gömüldü.

Hayatımın en güzel günlerini bu yazdığım adamların tehtitleriyle geçirdim günlerimi.

Beni tanıyanlar bilir çok eğlenirim bu tehtitlerle.

Ama son 5 aydır "Ben bu İzmir Müteahhitlerine taktım" yazılarımda, bütün tavırlar değişti.

Seferihisar'da ruhsat olmayan kocaman yerde, kocaman diyorum yüzlerce daire ve villaları ön satışla sahtekarca satmaya kalkınca yazmaya başladım.

Normalde ya aşiretiz diyen, ya mafyacıklar ya da beni iyi tanıyorum diye o müteahhitçiklere yakın olan kişiler gelir şekil falan yaparlar sözüm ona bana göz dağı verirler giderler.

2 gün sonra yazılara devam ederim.

Hiç geri adım atmam.

Ama bu yazdığım son 2 müteahhit ne adam gönderdi ne tehtit etti.

Kaç gündür hayretler içinde bekliyordum.

İlginç bir şeyle karşılaştım.

Benim yazdığım müteahhitçikler birisi İngiltere diğeri İtalya'da

Yahu böyle olmayacaktı.

Yeni nesil müteahhitler böyle diyeceğim ama ikisi de eski nesil.

Yeni gazeteci kardeşlerim "sen artık çaptan düştün" diyorlar.

"senin yazdıkların normalde ceza evinde ama bunlar yurt dışında keyifteler" diyorlar

Eyy müteahhitçikler! daha çok hırslandırdınız beni.