Canım Kadın,

Bir yerden sonra hiçbir şey eskisi gibi görünmez.

Eskiden duyduklarınla yetinirdin…
Söylenene inanır, yüzeyde kalırdın.
Ama şimdi… suskunlukları da duyuyorsun.
Bakışların içindeki gerçeği, kelimelerin arkasındaki niyeti hissediyorsun.

Ve işte tam burada bir kırılma olur.

Çünkü artık sadece olanı değil…
olanın nedenini görüyorsun.

Birinin sana “iyiyim” deyip iyi olmadığını anlıyorsun.
Bir ilişkinin dışarıdan “normal” görünüp içinde seni tükettiğini fark ediyorsun.
Bir ortamda kabul görmek için kendinden verdiğin anları yakalıyorsun.

Bu bir üstünlük değil Canım Kadın.
Bu, uyanmak.

Ve uyanmak… her zaman konforlu değildir.

Çünkü kalabalığın içinde uyum sağlamak kolaydır.
Herkesin yaptığı gibi yapmak, herkesin inandığına inanmak…
orada yalnız kalmazsın.

Ama gerçeği gördüğünde…
artık bazı şeylere gözünü kapatamazsın.

Ve en zor kısmı şu:
Artık eski sen gibi davranamazsın.

İçin kabul etmez.
Ruhun sıkışır.
Bedenin sinyal verir.

Bazen yalnız hissedersin.
Bazen “abartıyor muyum?” diye kendinden şüphe edersin.
Bazen de keşke görmeseydim dersin…

Ama aslında biliyorsun.

Görmek bir kayıp değil.
Bu, kendinle bağ kurmanın başlangıcı.

Çünkü sen artık dış dünyanın gürültüsünden çok,
kendi iç sesini duymaya başlıyorsun.

Ve bu ses…
her zaman rahat olanı değil, doğru olanı söyler.

Canım Kadın,

Herkes tarafından onaylanan biri olmak kolaydır.
Ama kendine sadık kalabilmek… işte bu gerçek güçtür.

Çünkü bu, bazen hayır demeyi gerektirir.
Bazen bir ortamdan çekilmeyi…
Bazen de bir ilişkiyi, bir alışkanlığı, bir eski “sen”i bırakmayı…

Şimdi sana küçük ama derin bir egzersiz bırakıyorum.

Bugün gün içinde bir an yakala.
Seni rahatsız eden ama üstünü örttüğün bir durum.

Ve kendine şunu sor:
“Ben burada neyi görüp de görmezden geliyorum?”

Cevap geldiğinde kaçma.
Hemen çözmeye de çalışma.

Sadece kabul et.

Sonra ikinci adım:
“Gerçeğe sadık kalmak için küçük bir adım ne olabilir?”

Belki bir cümle söylemek…
Belki mesafe koymak…
Belki sadece içinden “bu bana iyi gelmiyor” diyebilmek…

Küçük ama dürüst bir adım.

Canım Kadın,
Gerçeği görmek seni yalnızlaştırmaz… seni kendine yaklaştırır.

Ve insan kendine yaklaştıkça,
artık kalabalıklara ihtiyaç duymaz.

Çünkü en sağlam yer,
kendi içinde kurduğun yerdir.

Unutma…
Artık görüyorsan, bu bir yük değil.

Bu, kendine uyanışın.

Ve uyanan bir kadın…
bir daha asla eski hayatına sığmaz.

Fatma Dayaüç