Dün gece CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir televizyon kanalında canlı yayındaydı.
Birçok kişi kızacaktır yazdıklarıma ama yazmadan rahat edemeyeceğim.
Özgür Özel Genel Başkanlığı döneminde muhalif olan bir televizyon kanalına, Bazı gazetelere ve bazı sosyal medya hesaplarına 755 milyon tl destek vermişler. dedi.
Öztürkmen Özgür Özel yönetimi tarafından bazı basın organları ve sosyal medya hesapları aracılığıyla Kemal Kılıçdaroğlu ve etrafındaki insanların karalandığını ifade eden Öztürkmen, ne demişti hatırlayalım.
"Basın kuruşları vatandaşların haber alma özgürlüğüne göre yayın yapmak zorundalar. Ancak 2024 senesinden bu yana görüyoruz ki bazı televizyon kanalları, gazeteler ya da sosyal medyada trol hesapları özellikle Kemal Kılıçdaroğlu ve etrafındakileri karalamak ya da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkez Yönetimi’nin propagandasını yapmaktan başka bir iş yapmadılar. Bütün yayınlar, yorumcular haberler diğer medyalarda yer alan birtakım partimize, belediyelere ve CHP’nin kurumsal kimliğine yönelik suçlamaları görmezden geldiler. Suçlamaları izleyicilerine göstermediler, haber sakladılar. Bütün bunları bugünkü CHP yönetimini devralan, her türlü parti giderlerini kontrol eden ve inceleyen arkadaşlarımız bize bu bilgileri verdiler. Parti kasasından 2024, 2025 ve 2026’ın ilk dört ayında bazı televizyon kanallarına, gazetelere veya sosyal medyadan trol diye tabir edilen kesimlere ve kişilere 755 milyon TL civarında ödeme yapılmış" demişti.
Dün gece canlı yayında ne oldu?
Bizans Gazeteleri kadar olmasada bizde biraz gazetecilik ve televizyon programcılığı biliriz.
Bu üç tane tarafsız gazeteciyiz diyen arkadaşların sordukları soruları CHP fazla oy almasın diye AK Parti el altından para yağdırsa bu sorular sorulmazdı.
Kılıçdaroğlu soruyor bu üç arkadaşa; Neden Genel Başkan diye adımın önüne yazmıyorsunuz,
Cevap veriyor üçünden biri "Dava daha sonuçlanmadı"
Tetikçimisiniz ya bu nasıl bir soru?
Adalete bu kadar güveniyorsunuz da Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararı ile dönmesini neden kabullenmiyorsunuz?
755 Milyondan hangi gazetecilere, sosyal medyalarında paylaşsınlar diye, köşe yazılarında yazsınlar diye, konuk oldukları tv programlarında örtülü propaganda yapıldığınıda neden konuşmuyor bu arkadaşlar?
Tüm davaların el altından iddianamelerini buluyorsunuz bunları mı bulamıyorsunuz?
Ben bunlara gazeteci falan demiyorum, yıllardan beri sahibi olduğum medya kuruluşlarında bedelsiz yazan bazı köşe yazarlarının neler aldıklarını biliyorum.
Barış Terkoğlu'nun bir sorusunu yazarak uzatmak istemiyorum konuyu.
Terkoğlu Soruyor "Adalet Bakanı Akın Gürlek Butlan kararını, Erdoğan'ın etkisiyle mi verdi?"
Yuh ulan yuhh..
Senin patronun sana bu soruyu Cumhurbaşkan Erdoğan'a sordurabiliyor mu. Muhalif Genel Başkana soruyorsun. seni oraya gazeteci diye oturtan müptezele çok şey denir de.
Kızgınlığım Kılıçdaroğlu'na, seni ciddiye alıp saygıyla cevap verdi ya delirdim ekran başında
İşte Ben Kılıçdaroğlu'na kızıyorum son 1 buçuk yıldır sana belden aşağı vuran adamlara dün gece "Erdoğan'la işbirliği içindemisiniz" diye sorduklarında "çıkın buradan sipariş sorularla benimle konuşamazsınız " demesi lazımdı.
Yine beyefendiliğini koruyarak nazikçe cevaplar vermeye çalıştıkça dozajı arttırdılar.
Bunlar Ajanların medya kanallarında, yurtdışından Türkiye'ye giremeyenlerin medya gruplarında ancak yer bulup gazeteciyim diye dolaşırlar ancak.
Yapsalar ya Fatih Altay'lı gibi, Yılmaz Özdil gibi açın bakalım bir youtube kanalı da görelim sizin gibileri kaç kişi ciddiye alacak takip edecek.