Canım Kadın,

Her duyduğuna cevap vermek, her tartışmaya dahil olmak, herkesin ne düşündüğünü anlamaya çalışmak ve her konuda mutlaka bir fikrin olması gerektiğine inanmak zorunda değilsin.

Çünkü zihnin sınırsız bir enerji kaynağı değil.

Gün içinde gördüğün her şey, duyduğun her söz, girdiğin her tartışma ve üzerine düşündüğün her insan zihninde bir yer kaplar.

Ve bazen hayatımızı yoran şey yaşadıklarımızdan çok, aslında bize hiç ait olmayan şeyleri zihnimizde taşımamızdır.

Birinin senin hakkında ne düşündüğü...

Birinin neden öyle davrandığı...

Sosyal medyada insanların ne yaptığı...

Herkesin hayatıyla ilgili ne söylediği...

Kimin haklı, kimin haksız olduğu...

Her şey hakkında bir fikrin olsun diye kendini tüketme.

Bazen "Bilmiyorum."

Bazen "Benim konum değil."

Bazen "Bununla ilgilenmiyorum."

Bazen de sadece "Sessiz kalmayı seçiyorum."

demek, zihinsel olgunluğun bir göstergesidir.

Canım Kadın,

Buna seçici cehalet diyebiliriz.

Yani dünyadan kopmak değil; zihnine neyi alacağını seçmek.

Çünkü her bilgi sana hizmet etmez.

Her tartışma senin enerjine değmez.

Her insanın davranışını çözmek senin görevin değildir.

Ve herkesin seni anlamasını sağlamak gibi bir sorumluluğun da yoktur.

Bazen bilinçaltımız sürekli tetikte yaşamaya alışır.

Bir şey olur ve hemen anlamlandırmaya çalışırız.

"Neden böyle söyledi?"

"Acaba bana mı gönderme yaptı?"

"Şimdi ne düşünüyordur?"

"Ben ne cevap vermeliyim?"

Zihin bir süre sonra dinlenmeyi unutabilir.

İşte tam burada kendine yeni bir sınır koyabilirsin:

"Her şeyi çözmek zorunda değilim."

Çünkü bazen cevap vermemek kaçmak değildir.

Kendini korumaktır.

Bazen bilmiyor olmak güçsüzlük değildir.

Zihnini gereksiz yükten korumaktır.

Ve bazen sessizlik, söyleyebileceğin en güçlü cümledir.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: ZİHNİNE NE ALDIĞINI SEÇ

Bugün seni son günlerde gereğinden fazla meşgul eden üç şeyi yaz.

Bir insan olabilir.

Bir tartışma olabilir.

Bir sosyal medya konusu olabilir.

Bir gelecek kaygısı olabilir.

Sonra her birinin karşısına şu üç soruyu yaz:

"Bu benim sorumluluğum mu?"

"Bunu değiştirebilir miyim?"

"Şu anda bununla ilgilenmem bana gerçekten fayda sağlıyor mu?"

Üç sorudan da cevabın hayırsa, kendine izin ver:

"Bunu zihnimde taşımak zorunda değilim."

Sonra bugün özellikle bir konuda sessiz kalmayı seç.

Bir tartışmaya cevap verme.

Her şeyi açıklamaya çalışma.

Birinin davranışını saatlerce analiz etme.

Telefonu biraz erken bırak.

Ve zihninde boşalan yere kendinle ilgili bir şey koy.

Bir hedef.

Bir hayal.

Bir kitap.

Bir yürüyüş.

Bir iş.

Bir dinlenme.

Çünkü zihnini boşaltmak yalnızca düşünmemek değildir.

Neyi düşünmeye değer bulduğunu yeniden seçmektir.

CANIM KADIN, HER ŞEYE YETİŞMEK ZORUNDA DEĞİLSİN

Hayatının bir döneminde herkesi anlamaya, herkese yetişmeye ve her şeyi kontrol etmeye çalışmış olabilirsin.

Ama artık başka bir şey öğrenmenin zamanı gelmiş olabilir:

Her kapıyı çalmak zorunda değilsin.

Her soruya cevap vermek zorunda değilsin.

Her yanlış anlaşılmayı düzeltmek zorunda değilsin.

Her insanı ikna etmek zorunda değilsin.

Ve her konuda fikir sahibi olmak zorunda hiç değilsin.

Senin zihnin değerli.

Dikkatin değerli.

Enerjin değerli.

Bunları gerçekten hayatına katkı sağlayan şeylere ayırmayı seçebilirsin.

Canım Kadın,

Bazen kendini geliştirmek daha fazla bilgi öğrenmek değildir.

Bazen hangi bilgiyi artık taşımayacağını öğrenmektir.

Hangi tartışmaya girmeyeceğini...

Hangi insanın davranışını çözmeye çalışmayacağını...

Hangi düşüncenin peşinden gitmeyeceğini...

Ve hangi konuda sessiz kalacağını bilmek de bir farkındalıktır.

Unutma:

Her şeyi bilmek zorunda değilsin.

Her şeyi anlamak zorunda değilsin.

Her şeye cevap vermek zorunda değilsin.

Kendine ait olmayan yükleri zihninden bıraktıkça, kendine ait olan hayat için daha fazla alan açarsın.

Bazen en büyük zihinsel özgürlük, "Bilmiyorum ve bilmek zorunda da değilim." diyebilmektir.

Bugün kendine bir iyilik yap.

Her konuda fikir sahibi olmaya çalışma.

Seç.

Neye dikkat vereceğini seç.

Neyi dinleyeceğini seç.

Neyi zihninde büyüteceğini seç.

Çünkü zihinsel enerjini korumak da kendine verdiğin bir değerdir.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin, değer verdiğin bir kadına da gönder. Belki onun da ihtiyacı olan şey, her şeyi çözmek değil; bazı şeyleri artık zihninde taşımak zorunda olmadığını hatırlamaktır.