Sonunda en iyi öğretmen geldi. Yaza yaza çağırdım bu mucizeyi. Özel okullarda ilkokul öğretmenlerinin sık değişiyor oluşu malumunuz. En köklüsünde de mahalle arası dediğimiz özel okulda da durum aynı. Ancak daha iyisi geliyorsa, bu değişikliğin ne sakıncası var ki? Her şeye alışan bir toplumuz biz, ülkede neler oluyor bitiyor da sesimiz çıkmıyor, buna mı çıksın?
Öğretmen toplumun en kıymetli yapı taşı. Çocuklarımızın da ailelerinin de önündeki rol model. Sınıfı birleştirecek de, veliye rehberlik edecek de öğretmendir. En son okuduğu kitap üniversitedeki ders kitabı olan yeni yetme bir öğretmen güruhu var. Son derece kültürsüz, ülkesinin geleceği için hiç endişe duymayan, fırsatını bulduğu an yurt dışına kaçmayı hayat hedefi haline getirip bunu kurtuluşu zanneden, sadece günlük gel geç konularla ilgilenen… Veliyle iletişim aracı dedikodu olan (Camdaki teyze misali), çocuğa psikolojik şiddet uygulayan, çok kolay yalan söyleyen garip garip tavırlarla eğitimciyiz diye sınıfları dolduruyorlar. Bunları çalıştıran kurumların eğitimciliği tabii ki sorgulanır ve düşen öğrenci sayıları da onların dersi olur. Ama bu işin en ağır faturasını çocuklar ve gelecekte toplumumuz öder.
Evet gelelim benim mutluluk kaynağıma. Kızımın sınıfına dördüncü sınıfta öyle bir öğretmen geldi ki, zarif, asil, çocuk ruhundan anlayan ve Rüya’nın deyimiyle bir çizgisi olan, dersi dolu dolu işleyen, derste hiç telefonuna bakmayan bir öğretmen. 23 yıllık devlet okullarındaki öğretmenliğin ardından 10 yılda özel okullarda çalışan Fulya Özgen bir Mary Poppins gibi gökten siyah olmayan rengarenk şemsiyesiyle çocuklarımızın sınıfına indi. Sihirli çantasından neler çıkacağını heyecanla bekliyoruz; çünkü henüz ilk haftadan çocuklardaki değişim inanılmaz. Çocukların eve gelir gelmez ödev yapma isteği velilerde şok etkisi yarattı. Ödeve özenme, her an eğitici bir mesaj aldıkları öğretmenlerinin düşüncelerini merak etme gibi, daha önce hiç karşılaşmadığımız, yeni duygularla karşı karşıyayız. Gün içinde bile çocuklarımızdan gelen haberler, velilerin alt mesajlarla yönlendirilmesi büyük bir değişimin müjdeleyicisi. Bu ara ağzımızdan dökülen söz hep ‘’Çok mutluyum’’. Okul yönetimini de, son anda öğrencilerini bırakıp giden öğretmenin boşluğunu, bu kadar kısa sürede en mükemmel öğretmenle doldurdukları için kalpten tebrik ediyorum. Daha önce Fulya Pulcuoğlu’nun bir eğitim duayeni olduğunu yazmıştım ve çocukların iyiliği için çabalayan tüm eğitimcilerimizin önünde saygıyla eğiliyor, herkese sevgi, şefkat ve bilgi dolu bir eğitim öğretim yılı diliyorum.
