Cinayetten hemen sonra karakola teslim olan oğlu Devrim Gürkan, cinayeti üstlenerek, kullandığı bıçağı karakola teslim etmişti. Bu itiraf üzerine, ünlü restorancının oğlu Devrim Gürkan hakkında tek sanıklı olarak açılan davanın 6. duruşması, İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada Sanığın akıl sağlığı raporu henüz Adli Tıp'tan gelmediği için 3 Mayıs'a ertelendi.

ÇİFT BIÇAK, BÜYÜK ŞÜPHE!

Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Emekçilerle Şantiyede Buluştu Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Emekçilerle Şantiyede Buluştu

İzmir'de iki üniversite bitiren 30 yaşındaki Devrim Gürkan, ünlü bir balıkçı restoranını işleten babası Haşmet Gürkan’ı, 28 yerinden bıçaklayıp öldürdüğünü söyleyerek polise suç aleti olarak sadece tek bir bıçakla teslim olmuştu. Adli Tıp Raporu’nda ikinci bir bıçak daha olduğu ortaya çıktı. Otopside baba Gürkan'ın vücudunda farklı bıçak kesiklerine rastlanırken, ikinci bıçaktaki DNA eşleşmesinde cinayette bu bıçağın da kullanıldığının kesinleşti.
Avukat Faruk Çalışkan, "Sanığın bunu planlayarak ve birileriyle birlikte bu cinayeti işlediğini düşünüyoruz" dedi.

Bugüne kadar 5 duruşması gerçekleşen cinayetin soruşturma aşamasında ortaya çıkmayan sırları, dava sürecinde tek tek ortaya çıkmaya başladı.

HTS KAYITLARI ŞOK ETKİSİ YARATTI

Cinayet gününden 1 ay öncesi tarihi kapsayan HTS kayıtlarında şok edici detaylar ortaya çıktı. Cinayet sanığı Devrim Gürkan’ın kullandığı cep telefonunun Cinayetten 2 hafta öncesinden itibaren Ali Aydın isimli şahsa ait ormanlık alandan baz sinyali verdiği anlaşıldı. Sanık Devrim Gürkan, mahkemedeki ifadesinde cinayette kullandığı bıçağı, “Ali Aydın’ın çekmecesinden aldım” demişti. Bu itrafla baz sinyallerinin örtüştüğü ve cinayette kullanılan bıçağın Ali Aydın isimli kişiye ait olduğu kesinleşti. Öte yandan mahkeme safahatında ortaya çıkan emarelerden dolayı hakkında cinayete iştirakten yeni bir soruşturma başlatılan maktulün eşi şüpheli Ayfer Gürkan’ın, cinayet sanığı oğlu Devrim Gürkan ve cinayet silahı bıçağın sahibi Ali Aydın ile kurduğu iletişim ağı dikkat çekti. Evli ve 3 çocuk sahibi Ayfer Gürkan’ın,HTS kayıtlarına göre, cinayet öncesi 1 aylık süre içerisinde, öldürülen eşi Haşmet Gürkan ile görüşme süresi toplam 1048 saniye iken; Ali Aydın isimli şahısla 7573 saniye görüştüğü tespit edildi. HTS kayıtlarını inceleyen Adli Bilirkişi Raporun sonuç bölümünde “Ayfer GÜRKAN'ın Ali AYDIN ile yoğun bağlantılı olduğu, kendi eşi maktul Haşmet GÜRKAN’dan daha uzun süre telefonda konuşmuş olması dikkat çekmektedir” şeklindeki tespiti, cinayetteki sır perdesini aralamaktadır. HTS kayıtlarında ortaya çıkan bir başka husus ise, cinayet günü olaydan önce, sanık Devrim Gürkan’a ait cep telefonunun, Ali Aydın’ın ofisinin bulunduğu koordinattan baz sinyali verdiği, 1 saat boyunca telefonun veri akışının durduğu, ofis bölgesinden ayrıldıktan sonra telefona veri akışının devam ettiği öğrenildi.

Cinayetten hemen sonra şüpheli Ayfer’in ilk önce Ali Aydın’ı aradığı; Ali Aydın’ın da karakoldaki polis memurunu cepten aradığı, bu 3lü arasında 3 saat süren telefon trafiği olduğu da dikkatlerden kaçmadı. Maktulün ailesinin bütün gece ulaşamadığı şüpheli Ayfer ve Ali Aydın’ın olay mahaline hiç gelmemesi de şüpheleri artırdı. Raporda, şüpheli Ayfer Gürkan’ın 3 farklı cep telefonuna sim kartını takmış olduğu da önemli tespitler arasında yerini aldı.

Ünlü restorancının ölmeden 1 hafta önce sanık oğlu Devrim ve şüpheli eşi Ayfer tarafından, Ali Aydın isimli şahsa ait ormanlık alana getirildiği, burada Ali Aydın’ın restorana ortak edilmesinin görüşüldüğü, ancak maktulün bu üçlünün teklifini kabul etmediği ve 1 hafta sonra öldürüldüğü anlaşıldı.

CİNAYETTE BİRDEN FAZLA MI FAİL VAR?

Ünlü restorancı Haşmet Gürkan’ın, tasarlanmış, planlı ve organize bir cinayete kurban gittiği yönünde önemli emareler ortaya çıktı. Cinayet sanığı Devrim Gürkan’ın kullandığı bıçağın dışında, 3 bıçağın daha cinayette kullanıldığı ortaya çıktı. Şüpheli Ayfer Gürkan’ın mahkemedeki ifadesinde, “mutfak tezgahında yoğun kan olduğu, tezgahın üzerinde sapları kanlı 2 bıçağın daha olduğunu” itiraf etmesinin ardından; cesedin altında bulunan 4. bıçakta da maktulün DNA’sı bulundu. Cinayet sanığının tek bıçak kullandığını ve karakola teslim ettiğini beyan etmesinin ardından, gözler diğer 3 bıçağı kimlerin kullanmış olduğu sorusuna çevrildi. Soruşturma dosyasında yer alan bilgiler göre, son müşterinin 15.nisan.2022 tarihinde saat 23.45’te kahvelerini içip kalktığını, restorandan ayrılırken maktulün yaşadığını kendilerini uğurladığını, restoranda maktul eşi şüpheli Ayfer Gürkan ve kızı şüpheli Evrim Gürkan ile başbaşa kaldığını beyan ettiği görüldü. Yine mahkemedeki ifadelerinde, şüpheli Evrim Gürkan’ın son müşteriye kahveyi yapanın kendisinin, servis edenin de Ayfer Gürkan olduğunu ifade ettiği anlaşıldı. Kamera kayıtlarından elektrik şartellerinin, son müşterinin gitmesiyle 23.45’te indirildiği de görülmektedir. Mahkemedeki ifadesinden şüpheli Ayfer şartelleri kendisinin indirdiğini, müşteri kapısını da içeriden kendisinin kitlediğini itiraf etmiştir. Bu beyanlar üzerine maktul öldürülmeden önce mutfağı kullanan son kişilerin şüpheli Ayfer ve şüpheli Evrim Gürkan olduğu, cinayet sonrası kıyafetlerinde yoğun kan olduğu, bir tanıktan aldıkları çantayla cinayetten sonra kanlı kıyafetlerini değiştirdikleri, bütün gece kaçtıkları ve verdikleri çelişkili ifadeler nedeniyle soruşturmanın bu yöne kaydırıldığı gelen bilgiler arasında.

CİNAYET MAHALİNİN YENİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Cinayetin işlendiği restoranın içerisinden yeni görüntüler ortaya çıktı. Olay mahalinde herhangi bir karmaşa ve dağınıklığın olmadığı, bir boğuşma ve ikili mücadele izine rastlanmadığı, maktulün oturduğu sandalyenin dibine sağ kolunun üzerine düşmüş olduğu görülmektedir. Yerlerdeki yoğun ve yan duvara boydan boya sıçramış olan kanın, şüpheli Ayfer ve şüpheli Evrim’in olay gecesi değiştirmiş oldukları kıyafetlerindeki yoğun kan ile örtüştüğü gelen bilgiler arasında.

6.Duruşmanın sonunda Ailenin avukatı Faruk Çalışkan, duruşma sonunda adliye önünde açıklama yaptı. Çalışkan, "Sanığın akıl sağlığı raporu henüz Adli Tıp'tan gelmediği için mahkeme doğal olarak 3 Mayıs'a ertelendi. Bu erteleme duruşmasında sanık ceza indirimi yakalamak amacıyla aile yakınlarına iftiralarına devam etti. Sanığın insanların namusu ve şerefiyle asılsız yere oynamanın ayrı bir müeyyidesinin olduğunu yaşaması gerekiyor. Anne ve kız hakkında ilave bir dava açılırsa muhtemelen birleştirilecek. Bizim kanaatimiz bu Devrim'in tek başına yapacağı bir iş olmadığı yönünde. Bütün deliller de bunu göstermektedir. Biz gerçek adaletin ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasıyla ilgili gerekli soruşturmanın özenle yürütüleceğinden eminiz. Biz masum insan yargılansın istemiyoruz. Suçlular da sokakta gezsin istemiyoruz" dedi.