Bugün karşılıksız iyilik yapmanın vücut bulmuş hali olan Filantropist Oğuz Aydemir’in Çeşme’deki evine ve büyülü atmosferiyle göz kamaştıran kütüphanesine konuk oldum. İçeride neredeyse 18 bine yakın kitap bulunuyordu. Kütüphanenin tam ortasında yer alan deri koltuk upuzun yağmurlu bir kış gününü orada geçirmek için ideal görünüyordu. Kütüphaneden birkaç adım attığınızda sizi karşılayan küçük bir yatak odası ve bahçeye açılan kapı ise tam olarak huzuru hissetmeyi tasarlanmış gibiydi. İşte tüm bunların ortasında karşılıklı olarak iyilik kavramını, kitaplara olan ilgisini ve henüz baskıda olan İzmir Haritaları kitabını konuştuk Oğuz Bey ile.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Olta takımı alırken nelere dikkat edilmeli? Olta takımı alırken nelere dikkat edilmeli?

23 Aralık 1950 Ankara doğumluyum. İlkokulu TED Ankara Koleji’nde, ortaokulu Talas Amerikan ortaokulunda, liseyi Tarsus Amerikan Koleji’nde, üniversiteyi İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Lisansüstü eğitimimi ise Amsterdam Üniversitesi Avrupa Enstitüsü’nde tamamladım.  Bu eğitimlerden sonra da hep sanayicilikle uğraşmaya devam ettim.

Birçok dernekte görev yaptım ve yapmaya da devam ediyorum.

Filantropist nedir? Bu kavram dilimize nereden geçmiştir? Biraz açıklayabilir misiniz?

Filantropist; asıl anlamıyla hayırseverlik demektir. Filantropi aslında evrensel olarak kullanılan bir terimdir ama Türkiye’de daha yeni konuşulmaya başlanıyor. Bu terimin özünde; iyilikseverlik, hayırseverlik yer alıyor. Birtakım konulara destek veren, gönüllü olarak derneklerde çalışan ve karşılık beklemeden yapılan hemen hemen her iş aslında filantropidir. Fakat bu terimle hayırseverliğin arasında küçük bir nüans farkı bulunuyor. O da şudur; hayırseverlik bizim anlayışımızda bir şeylere bağış yapmak gibi algılanıyor.  Olayın maddi boyutu da işin içinde yer alıyor. Filantropi deyince illa ki maddi bir boyutu olması gerekmiyor.  Bu konulara daha yukarıdan bakan bir şemsiye açıyor diyebiliriz.

I M G 0710

MÜHİM OLAN FAYDALI İŞLER YAPMAK

Hayırseverlikten bahsetmişken ‘karşılıksız iyilik’ size ne ifade ediyor?

İnsanların kendi yaşam felsefeleri vardır. İnsan kendisine koyduğu hedeflere ulaştığında ve bunları yaparken de toplumun menfaatlerini göz önüne aldığında bu bir yaşam şekline dönüşüyor. Bu sebeple pek çok vakfın içerisinde yer alıyorum. Buradaki tüm görevleri bir karşılık beklemeden yaptım. Mühim olan bu fani dünyada faydalı işler yaparak geride bırakmaktır. Bazı şeyleri birilerinin yapmasını beklemektense ortaya çıkarıp topluma kazandırmak benim felsefemdir. Benim gibi çok sayıda insan var ve bizler yaptığımız şeyleri çok fazla afişe etmiyoruz. Bunları yaptığımızda kendimizi mutlu hissediyoruz. Aslında hepsi bu kadar basit.

I M G 0726

İçinde bulunduğumuz bu büyülü kütüphaneyi nasıl oluşturdunuz?

Burada yaklaşık 18 bin kitap yer alıyor. Tüm bunlar bir anda değil seneler içinde oluştu. Bu tamamen merakla ve konulara olan ilgiyle ve onların özüne inmek arzusuyla hem seyahatlerde edindiğim kitaplardan oluşuyor. Ben bir dönem Kültür Bakanlığı’nda fahri danışmanlık yaptım. Dolayısıyla arkeolojiyle ilgilenmeyi seviyorum. Bu ilginin yansımasıyla da kütüphane oluşmaya başladı. Kütüphanenin içindeki yayınların önemli bir kısmı yurt dışından getirildi. Benim merak saldığım konular sadece Türkiye ile ilgili değil. Kütüphane yani kitaplar aslında bir danışma alanıdır. Buranın önemli bir kısmını da ansiklopedik kitaplar oluşturuyor. Günümüzde ise ansiklopedi yok. Google var, internet var. İstediğiniz bilgiye rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.

İZMİR HARİTALARI TESADÜFEN ORTAYA ÇIKTI

Burada eski Türkçe olup da bizim Latin alfabesine çevirttiğimiz kitaplar da mevcut. Bunun yanında son olarak şuan baskıda olan ‘İzmir Haritaları’ büyük prestij bir baskı olarak yayına çıkacak. İşin enteresan tarafı da İstanbul için yapılmış olan haritaların İzmir kısmı bilinmiyordu. Bir Hırvat vatandaşı olan Jacques Pervititch, 1923 yılında İstanbul’da Kadıköy, Karaköy, Üsküdar, Beşiktaş, Ortaköy, Beyoğlu, Şişli gibi bölgelerde sigorta şirketleri için bu bölgelerin haritalarını çıkartmıştır. İzmir’de de bu haritaların olduğu biliniyor ama bu haritalar hiçbir zaman ortaya çıkmış değildi. Tesadüfen bir arkadaşım bu haritalarla bir ilişki kurmuş ve bir profesörün evinde bunları bulmuş. Biz de yayınlayalım dedik. Bir açıdan da 1922 yılındaki büyük İzmir yangınına da bazı bilinmeyenlere bir cevap olacağını düşündük. Bu kitap ortak kültür mirasına güzel bir örnek olacak. Karanlıkta kalmış bu tür konuları irdelemek gerekiyor. Bu kitap hem Türkçe hem de İngilizce olarak ayrı ayrı basılıyor. 88 sayfadan oluşuyor ve bunu n 33 sayfası orijinal harita, geri kalan kısmı ise açıklamalardan oluşuyor. Bu kitabın bir kaynak olarak açığa çıkmasına ihtiyaç var. Mühim olan işte bunları topluma kazandırmak yoksa yok olup gidebilirdi. Bu tarz bilgileri elinizde tuttuğunuzda hiçbir kıymeti yok.

I M G 0723

BENDEN SONRA KİTAPLARIM…

Peki sizden sonra bu kitaplar ne olacak, bağışlamayı düşünüyor musunuz?

Benim niyetim şuydu; rahmetli Mustafa Koç hayattayken Urla’da bir Sualtı Arkeolojisi Araştırmaları Merkezi kurmak istedik ama bunu Ankara Üniversitesi’ne devretmek mecburiyetindeydik. Şimdi Koç Üniversitesi’nde Sualtı Arkeoloji Bilim Dalı’da müfredata girdiği için Mustafa Koç adına Çeşme’de yalpım dedik. Yer tespiti yapılmıştı ama tahsisiyle ilgili sıkıntılar vardı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı orayı turizm bölgesi ilan etmişti. Bunu eğitime dönüştürdük. Sonra meclis kararıyla oranın Koç Üniversitesi’ne tahsis edilmesi kararı çıktı. Sonradan başkan olan ise burasının bize verilmemesi gerektiğini söylemişti. Şimdi ise yeni Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli bu konuyla çok yakından ilgileniyor. Kendisine burada ağırlayıp projeyi gösterdik. Yaklaşık 30 Milyon Euro’luk bir yatırımdan bahsediyoruz. Sualtı Arkeolojisiyle başlayacaktık. Koç Üniversitesi Deniz Bilimleri olarak Çeşme’de yer alacaktı. Benim de hayalim burada Akdeniz Çanağı’nın en iddialı Sualtı Arkeoloji ve Deniz Bilimleri Üniversitesi’nin kütüphanesine bağışlamayı düşünüyorum. Bugün hazır olsa hemen veririm. Böyle bir şey olduğu takdirde vereceğim yerin güvendiğim bir yer olması lazım. Bu kitapların her birine baktığımda belirli bir dönemi hatırlıyorum ve beni canlı tutuyor.

Editör: Haber Ekspres