İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nden OVP tepkisi: “Köprüler ve otoyollar halkındır”
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Orta Vadeli Program'a (OVP) yönelik eleştirilerini İzmir'de düzenlediği basın açıklamasıyla dile getirdi.
“Köprüler ve Otoyollar Halkındır, Orta Vadeli Programa Hayır” başlığıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi (TSKM) önünde gerçekleştirilen açıklamada, çalışma hayatı, vergi politikaları, özelleştirmeler ve köprü ile otoyol ücretleri üzerinden değerlendirmelerde bulunuldu.
Açıklamayı İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına KESK Dönem Sözcüsü Savaş Candemir yaptı.
Çalışma hayatı eleştirildi
Candemir, OVP'de çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerin güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıracağını öne sürdü.
“Güvenceli esneklik” ve “yeni nesil çalışma biçimleri” ifadelerinin çalışma hayatındaki dönüşümün parçası olduğunu savunan Candemir, kadınların bakım ve ev işleriyle ilgili yüklerinin artırıldığını, istihdamda ise güvencesizlik ve geleceksizlik sorunlarının bulunduğunu söyledi.
Vergi politikaları eleştirildi
Açıklamada OVP'nin vergi politikalarına ilişkin hedefleri de eleştirildi.
Candemir, 2027 yılı enflasyon hedefinin yüzde 21, vergi gelirlerindeki artış hedefinin ise yüzde 36 olduğunu; 2028 yılı için enflasyon hedefinin yüzde 13,5, vergi gelirlerindeki artış hedefinin ise yüzde 20,4 olarak öngörüldüğünü söyledi.
Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın yayımladığı 2027-2029 OVP'nin 6 Eylül 2026'da açıklandığı görülüyor. Dolayısıyla haberde kullanılan OVP rakamlarının hangi program dönemine ait olduğu açıkça belirtilmeli.
Candemir ayrıca iktidarın geçmiş yıllardaki vergi politikalarını eleştirerek büyük sermaye grupları ve yüksek gelir çevrelerine sağlanan istisna, muafiyet ve indirimler nedeniyle vergi gelirlerinden vazgeçildiğini öne sürdü.
MESEM uygulamalarına ilişkin eleştiri
Açıklamada mesleki eğitim merkezlerindeki iş kazalarına ilişkin rakamlar da gündeme getirildi.
Candemir, Milli Eğitim Bakanlığı'nın TBMM'ye verilen bir soru önergesine yaklaşık bir ay önce verdiği yanıta atıf yaparak, 2025 ve 2026 yıllarında mesleki eğitim merkezlerinde kayıtlı öğrencilerden 9 bin 950'sinin iş kazası geçirdiğini, 37 öğrencinin ise hayatını kaybettiğini söyledi.
Candemir, OVP'deki mesleki ve teknik eğitim ile özel sektör iş birliğine ilişkin düzenlemeleri de eleştirerek, bunun çocuk işçiliğinin artmasına yol açabileceğini öne sürdü.
Köprü ve otoyol özelleştirmelerine tepki
Basın açıklamasının önemli başlıklarından biri de köprü ve otoyollar oldu.
Candemir, kamu tarafından işletilen 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Yap-İşlet-Devret modeliyle işletilen Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi köprülerinin geçiş ücretlerini karşılaştırdı.
Açıklamada ayrıca Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen İstanbul-Ankara Anadolu Çevre Yolu ile özel şirket tarafından işletilen Ankara-Niğde Çevre Yolu'nun geçiş ücretleri karşılaştırılarak, özelleştirmelerin vatandaşlara daha yüksek maliyet olarak yansıdığı savunuldu.
Bu bölümdeki ücretler, haber kaynağında İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan açıklamada verilen rakamlardır; bağımsız güncel geçiş ücreti verisi olarak sunulmamalıdır.
Özelleştirme politikaları da gündemdeydi
Candemir, özelleştirmelerin köprü ve otoyollarla sınırlı olmadığını belirterek enerji ve maden alanındaki uygulamaları da eleştirdi.
MAPEG tarafından yürütülen ihale kapsamındaki satışların bir hafta önce tamamlandığını belirten Candemir, 46 ilde toplam 29 bin 218 hektarlık ormanlık ve tarımsal alanın özel maden şirketlerine satıldığını öne sürdü.
Candemir ayrıca OVP'de 2027 yılı için 183 milyar lira, 2028 yılı için ise 163,5 milyar lira özelleştirme geliri hedeflendiğini söyledi.
Öte yandan Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın güncel OVP sayfasında 2027-2029 dönemine ilişkin programın 6 Eylül 2026'da yayımlandığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu özelleştirme rakamlarının haber yayına alınmadan önce ilgili OVP dokümanındaki karşılığının kontrol edilmesi editoryal açıdan önem taşıyor.
“Bu yıkım bütçesini kabul etmeyeceğiz”
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklama yapan Candemir, OVP'ye yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“Bu iktidarın orta vadeli programı da uzun vadeli programı da emek düşmanı, sermaye dostudur.”
Candemir, ekonomik ve siyasi politikaların çalışanların gelirlerini olumsuz etkilediğini savunarak emekçiler, çalışanlar ve emeğiyle geçinen kesimler için çağrıda bulundu.
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nin açıklaması, “insanca yaşamaya yetecek ücret, adil vergi sistemi, halk için ve emek için bütçe, güvenceli iş ve güvenli gelecek” talepleriyle sonlandırıldı.


