Canım Kadın,

Hayatının ne kadarını kendini anlatmaya çalışarak geçirdin?

Seni yanlış anlayanlara doğru olduğunu ispat etmeye, değerini görmeyenlere değerini göstermeye, sevgini hak etmeyenlere ne kadar iyi bir insan olduğunu anlatmaya çalıştın?

Çünkü içinde küçük bir ses hep şunu fısıldadı:

"Beni gerçekten tanısalar, severler."

Ama zamanla fark ediyorsun ki seni görmek istemeyen birine ne kadar anlatırsan anlat, gözlerini açamazsın. Seni anlamak istemeyen birine ne kadar konuşursan konuş, kalbine ulaşamazsın.

Gerçek özgüven, herkesi ikna edebilmek değildir. Kim olduğundan emin olabilmektir.

Kendini kabul eden kadın, sürekli onay aramaz. Attığı her adımı alkışlatmaya çalışmaz. Her eleştiriye cevap verme ihtiyacı hissetmez. Çünkü bilir ki kendi değerini, başkalarının fikri belirlemez.

İnsan önce kendi içindeki savaşı bitirir. Sonra dışarıdaki savaşlar da anlamını yitirir.

Belki de seni en çok yoran şey, olduğun kişi değil; olmadığın biri gibi görünmeye çalışmandı. Herkesi memnun etmeye çalışırken kendinden uzaklaştın. Herkes seni kabul etsin isterken, bir tek sen kendini kabul etmeyi unuttun.

Oysa hayatın en büyük huzuru, aynaya baktığında kendinle kavga etmeyi bırakmaktır.

Bugünkü küçük egzersizin:

Bir kâğıda şu cümleyi yaz:

"Kendimi sürekli kime veya neye kanıtlamaya çalışıyorum?"

Sonra altına ikinci soruyu ekle:

"Eğer kendimi tamamen kabul etseydim, bugün neyi yapmaktan vazgeçerdim?"

Cevabını yargılama. Sadece oku. Çünkü bazen özgürlüğün başladığı yer, kendini ispat etmeyi bıraktığın yerdir.

Canım Kadın,

Unutma... Kendine inanan bir kadın, sesini yükseltmek zorunda değildir. Varlığı zaten yeterince güçlüdür. Kendini kabul ettiğinde, seni gerçekten gören insanlar hayatında kalır; görmek istemeyenler ise zaten yoluna ait değildir.

Çünkü en değerli onay, başkalarının alkışı değil; geceleri başını yastığa koyduğunda kendi kalbinin sana huzurla "Olduğun hâlin yeter." diyebilmesidir.

Bugün bu yazıyı, ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de onun en çok ihtiyaç duyduğu şey, kendini kimseye ispat etmek zorunda olmadığını hatırlamaktır.