Canım Kadın,
Bazı insanlar seni anlamak için soru sormaz.
Suçlamak için konuşur.
Amaçları gerçeği öğrenmek değildir. Seni açıklama yapmaya, kendini ispat etmeye ve sonunda kendi doğrularından bile şüphe etmeye zorlamaktır.
İşte tam da bu yüzden, her suçlamaya cevap vermek zorunda değilsin.
Çünkü bazı insanlar sen ne söylersen söyle fikrini değiştirmeyecektir.
Onlar cevap aramaz.
Teslimiyet arar.
Sen kendini savunmaya başladığında ise farkında olmadan kurdukları oyunun içine girersin.
Saatlerce açıklama yaparsın.
Niyetini anlatırsın.
Kendini temize çıkarmaya çalışırsın.
Ama sonunda yorgun düşen yine sen olursun.
Çünkü savunma, çoğu zaman suçlamayı kabul ettiğin anlamına gelir.
Oysa hayat sana şunu öğretecek:
Her iddiaya cevap vermek güç değildir.
Bazen en büyük güç, neyin tartışmaya değer olmadığını bilmektir.
Bir insan sana sürekli kendini açıklatıyorsa, belki de sorun senin anlatamaman değildir.
Belki de karşı tarafın anlamak istememesidir.
Bazı insanlar gerçekleri değil, kendi hikâyelerini duymak ister.
Ve o hikâyede seni suçlu ilan etmişlerse, senin en güzel cümlen bile onları ikna etmeye yetmez.
Bu yüzden her savaşın içine koşma.
Her suçlamayı omuzlarına alma.
Her yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışma.
Çünkü senin görevin herkesin zihnindeki karakteri yönetmek değil.
Kendi hayatını yönetmektir.
Birileri seni yanlış anlamayı seçebilir.
Birileri seni eksik görebilir.
Birileri senin hakkında hikâyeler yazabilir.
Ve bunların hiçbiri senin kim olduğunu değiştirmez.
Kendini sürekli ispat etmeye çalışan kadın yorulur.
Kendini bilen kadın ise sakinleşir.
Çünkü bilir ki gerçek, tartışılarak değil yaşanarak ortaya çıkar.
Bugünün Egzersizi
Bugün bir kâğıt al ve şu soruyu yaz:
"Kime kendimi gereğinden fazla açıklıyorum?"
Altına isimleri ya da durumları yaz.
Sonra her birinin karşısına şu cümleyi ekle:
"Beni anlamak mı istiyor, yoksa beni savunmaya mı zorluyor?"
Bu soruya dürüstçe cevap ver.
Bazı kapılar konuşarak açılır.
Bazıları ise sessizce uzaklaşınca kapanır.
Ve unutma Canım Kadın,
Her suçlamaya cevap vermek zorunda değilsin.
Her yanlış anlaşılmayı düzeltmek zorunda değilsin.
Herkesin seni sevmesini, anlamasını ya da onaylamasını sağlamak zorunda değilsin.
Bazen bir adım geri çekilmek, yüz cümle kurmaktan daha güçlüdür.
Bazen sessizlik, en net cevaptır.
Bazen de kendini savunmamak; kendine duyduğun saygının en güçlü göstergesidir.
Bugün biraz daha kendine inan.
Biraz daha kendi gerçeğine yaslan.
Ve bırak, seni gerçekten görmek isteyenler zaten görsün.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder. Belki de onun duymaya ihtiyacı olan şey, kendini herkese anlatmak değil; kendine daha çok inanmakdır.