Canım Kadın,

Modern hayat bize hep daha fazlasını yapmayı öğretti.

Daha çok çalışmayı…

Daha çok yetişmeyi…

Daha çok tüketmeyi…

Ama çok azımız, bedenimizi dinlemeyi öğrendik.

Oysa beden, konuşur.

Hem de her gün.

Yorgunlukla…

Şişkinlikle…

Uykusuzlukla…

Sindirim sorunlarıyla…

Bitmeyen tatlı krizleriyle…

Ve bazen hiçbir tahlilde görünmeyen ama içten içe hissettiğin tükenmişlikle...

Çünkü bedenin görevi yalnızca seni hayatta tutmak değildir.

Aynı zamanda seni dengede tutmaktır.

Canım Kadın,

Bilim bugün bize şunu söylüyor:

Vücudumuzun birçok sistemi birbiriyle sürekli iletişim hâlindedir.

Bağırsaklar, beyinle...

Uyku, hormonlarla...

Kaslar, bağışıklık sistemiyle...

Sinir sistemi ise neredeyse bütün organlarla konuşur.

Bu yüzden geç saatlere kadar uykusuz kalmak, sürekli atıştırmak, hareketsiz yaşamak ya da kronik stres altında olmak yalnızca bir alışkanlık değildir.

Zamanla bütün sistemi etkileyen bir yük hâline gelebilir.

Çünkü bedenin iyileşebilmesi için sadece besine değil...

Dinlenmeye...

Harekete...

Kaliteli uykuya...

Ve güven hissine de ihtiyacı vardır.

Bugün yaşam tarzı tıbbı üzerine yapılan birçok araştırma; düzenli fiziksel aktivitenin, kaliteli uykunun, dengeli beslenmenin ve stres yönetiminin hem fiziksel hem de ruhsal sağlık üzerinde önemli etkileri olduğunu gösteriyor.

Yani bazen aradığın enerji yeni bir kahvede değil...

Yeni bir takviyede değil...

Bedenine verdiğin günlük küçük özenlerde saklıdır.

Canım Kadın,

Bedenini cezalandırarak sağlıklı olamazsın.

Onu sürekli eleştirerek da güçlendiremezsin.

Çünkü beden senin düşmanın değil.

Hayatın boyunca seni taşıyan en sadık yol arkadaşın.

Belki de bugün ona ihtiyacı olan tek şey biraz daha şefkat göstermendir.

Çünkü sağlık, mükemmel olmak değildir.

Her gün bedenin için küçük ama sürdürülebilir seçimler yapabilmektir.

Ve unutma...

Büyük dönüşümler, büyük kararlarla değil...

Tekrarlanan küçük alışkanlıklarla oluşur.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ (Bedenini Dinleme Pratiği)

Bugün beş dakikanı sadece bedenine ayır.

Telefonunu bir kenara bırak.

Gözlerini kapat.

Derin bir nefes al.

Sonra kendine şu soruları sor:

"Bugün bedenim benden ne istiyor?"

"Daha fazla kahve mi...

Yoksa biraz daha dinlenme mi?"

"Daha fazla mücadele mi...

Yoksa biraz daha hareket ve nefes mi?"

Cevabı zihninle verme.

Bedeninin sana hissettirdiğini dinle.

Ve bugün onun ihtiyacına saygı duyan tek bir küçük adım at.

Çünkü iyileşme bazen tek bir doğru seçimle değil...

O seçimlerin her gün tekrar edilmesiyle başlar.

Canım Kadın,

Hayatın temposu sana sürekli daha hızlı olmanı söyleyebilir.

Ama bedenin bazen sadece yavaşlamanı ister.

Çünkü gerçek sağlık, yalnızca hastalıkların olmaması değildir.

Kendini gün içinde daha canlı...

Daha dengeli...

Daha güçlü hissedebilmektir.

Bugün kendine şu cümleyi hatırlat:

"Sağlığım, kendime her gün gösterdiğim küçük özenlerin toplamıdır."

Çünkü bedenin sana karşı değil...

Daima senin tarafındadır.

Onu dinlediğinde, sana nasıl yeniden güçleneceğini de öğretir.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin de olabilir bir kadına gönder. Belki de onun ihtiyacı olan şey, bedenini değiştirmek değil; bedenini yeniden duymaktır.