Fayların durumunu değerlendiren Prof. Dr. Sözbilir, özellikle Tuzla fayının kırılma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Tuzla Fayı'nın Kırılma Potansiyeli Yüksek

Prof. Dr. Sözbilir, Tuzla fayının 2 bin yılda bir kırılan bir fay olduğunu ve son kırılmasının 2 bin yıl önce gerçekleştiğini ifade etti. Bu durumun, fayın kısa vadede kırılma ihtimalini artırdığını vurgulayan Sözbilir, fayın uzunluğunun yaklaşık 50 kilometre olduğunu ve bu nedenle 7.1'e kadar deprem üretebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.

İzmir'deki Diğer Faylar

Sözbilir, İzmir'deki diğer faylar hakkında da bilgi verdi. İzmir fayının son depreminin 1688 yılında meydana geldiğini ve bu fayın deprem tekrarlama aralığının geniş olduğunu dile getirdi. Ancak Tuzla fayının durumunun daha acil bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

'KENTSEL DÖNÜŞÜM İLE İLGİLİ BİR YOL HARİTASI ÇİZİLMELİ'

Tuzla fayının kırılma zamanının yaklaşmasına paralel olarak acil olarak alınması gereken önlemlerle ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Hasan Sözbilir, "Türkiye ölçeğinde 1999 depreminden sonra gerek üniversiteler gerek sivil toplum örgütleri gerekse belediyeler olarak çok önemli çalışmalar yapıldı. Ama özellikle Elazığ, İzmir, 6 Şubat veya Van depremleri depreme hazır olmadığımızı gösterdi. Daha hızlı bir şekilde önlem almak gerekiyor. Toplum olarak hem deprem sırasında hem de daha sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili daha bilinçli olmamız gerekiyor. Kentsel dönüşüm ile ilgili bir yol haritası çizilmeli. Her ilin kendine göre bir kentsel dönüşüm çerçevesi çizilmeli. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) 81 il için 2020'nin sonunda tamamlanmıştı. İzmir için 127 tane eylem vardı. Bunlar tamamlanmadığı sürece 'Depreme hazırız' deme şansımız yok. Fay, zemin ve bina üçlüsünün çok iyi şekilde analiz edilmesi gerekiyor. Faylarımızı tanımaya devam etmeliyiz çünkü birlikte yaşıyoruz, onlar canlı varlıklar. Fayların anlaşılması için Türkiye ölçeğinde bir proje başlatıldı. Zeminle ilgili problemler İzmir'de çok yüksek. Özellikle denize yakın yerlerde sıvılaşma tehlikesi var" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Naci Görür'den belediye başkanlarına | Sadece bina yenilemekle olmaz Prof. Dr. Naci Görür'den belediye başkanlarına | Sadece bina yenilemekle olmaz

'YAKIN BİR GELECEKTE MANİSA FAYININ KIRILMA ŞANSI YOK'

Prof. Dr. Sözbilir, son günlerde gündeme gelen Manisa'daki deprem riskiyle ilgili olarak ise "Manisa'nın değişik yerlerinden geçen 32 tane fay var. En önemlisi Manisa fayı, bu fay Manisa il merkezinden geçip kuzeyde Spil Dağı ile sınırlanıyor. Çalışmalarda bu fayın yakın bir gelecekte deprem üretme potansiyelinin olmadığını saptadık. Çok yakın bir gelecekte kırılma şansı yok. Çünkü son depremini 1845 yılında yapmış. Fayın deprem tekrarlama aralığı da 900 yıl civarında. O yüzden yakın bir gelecekte bu fayın kırılma şansı yok. Bu fayın üzerindeki çalışmaları kentsel dönüşüm mantığıyla gerçekleştirebiliriz. İl sınırları içerisinde geri kalan 31 tane fayın özellikleri tam olarak bilinmediğinden onlarla ilgili tehlike devam ediyor" diye konuştu.

Editör: Nurican ALBAYRAK