İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, 24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili, "Bugün ülkemizde 1 milyona yakın atama bekleyen öğretmen adayımız var. Ama 2023- 2024 eğitim öğretim yılının ilk çeyrek tatilini geride bıraktığımız şu günlerde 2024 yılı öğretmen atama takvimi hala açıklanmadı. Düşünebiliyor musunuz? Öğretmen var, öğretmensiz öğrenciler var; ama gereğini yapan bir iktidar yok. Seçimlerden önce mülakatın kaldırılacağını ve adayların KPSS puanıyla atanacağı sözünü veren AK Parti, seçimlerden sonra yine sessizliğe bürünmüş durumda. Havaya bakıp, ıslık çalıyorlar" ifadelerini kullandı.


'ÖĞRETMENLERİMİZİ SEVİNDİRECEK BİR ADIM ATIN'


Geçen hafta TBMM önünde eylem yapan öğretmenlerin, Cumhuriyet'in 100'üncü yılında 100 bin öğretmen ataması yapılmasını istediğini belirten Akşener, "Milletvekili arkadaşlarıma bu konuda talimat verdim. Öğretmenlerimizin yaşadığı bu zorlukları hafifletmek ve özellikle atama bekleyen öğretmenlerimizin kadro ve mülakat sorunlarını çözebilmek amacıyla, Meclis grubumuzun hazırladığı araştırma önergemiz, yarın TBMM gündemine gelecek. Bu vesileyle ben de buradan bir kez daha iktidara seslenmek istiyorum; öğretmenlerimizi içine düşürdüğünüz bu tabloya daha fazla seyirci kalamazsınız. Artık bu sesi duymak zorundasınız. Söz namustur, sözünüzü tutmak zorundasınız. Bakın önümüzde 24 Kasım Öğretmenler Günü var. Gelin elinizi vicdanınıza koyun. Bu 24 Kasım'da öğretmenlerimizi sevindirecek, onlara nefes aldıracak bir adım atın. Gelin, bir kez olsun seçimde söylediklerinizin arkasında durun. Söz verdiğiniz gibi mülakatları derhal kaldırın. Gelin öğretmenlerimize kulak verin. Cumhuriyetimizin 100'üncü yılını, 100 bin öğretmen atamasıyla taçlandırın" dedi.


'NETANYAHU HUKUKTAN MUHAF DEĞİLDİR'


Gazze'de yaşanan insani duruma ilişkin Birleşmiş Milletler'in (BM) tavrına tepki gösteren Akşener, "BM, mesele Kıbrıs olunca bir anda aslan kesilebiliyor. Hatırlayın, çok değil birkaç ay önce Kıbrıs'ta bir Türk köyüne sadece köylülerin ulaşımını sağlamak amacıyla; yani insani amaçlarla yapılan bir yolu BM, Barış Gücü askerlerini kullanarak engellemek istemişti. Şu ikiyüzlülüğe bakar mısınız? Mevzubahis Kıbrıs'ta yol yapımıyken, koşa koşa arzı endam eden BM Barış Gücü, Gazze'de yollar bombalanırken büyük bir üzüntü içinde yan gelip yatmayı tercih ediyor. Türk görünce doğrulan silahlar, katil Netanyahu'yu görünce saklanıyor. Mesele Türklük olunca, birden değer kazanan tampon bölgeler, İsrail BM'ye ait binaları vurunca önemini yitiriveriyor. Buradan açıkça ilan etmek istiyorum; kadınları, çocukları, sivilleri, canice öldüren Netanyahu'ya kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar sonucunda sessiz kalanlar, bu insanlık suçuna ortaklık yapmaktadır. Ve sergilenen bu düpedüz ikiyüzlü tutum, sadece Filistin için değil tüm insanlık adına vicdanlardaki güven ve adalet duygusunu zedelemektedir. Güven ve adaletin olmadığı bir ortamda ise ne insan haklarından ne de demokrasiden bahsedilebilir. Ne barış ne de güvenlik sağlanabilir. Ne huzur ne de mutluluk olabilir. O nedenle, buradan, tüm dünyaya bir kez daha çağrıda bulunuyorum; Netanyahu, hukuktan muaf değildir. İnsani değerleri, ahlakı ve savaş hukukunu hiçe sayan başta Cenevre Sözleşmesi olmak üzere tüm uluslararası sözleşmelere aykırı davranan bu cani daha fazla cezasız kalamaz" diye konuştu. 

Bakan Özhaseki, Kayseri'de cenaze törenine katıldı Bakan Özhaseki, Kayseri'de cenaze törenine katıldı


'MİLLETİMİZİ 2 YUMRUK ARASINA MAHKUM EDİYOR'


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, cumhurbaşkanı seçimi için zorunlu olan 50+1 kuralıyla ilgili açıklamalarını değerlendiren Akşener, şöyle konuştu: 
"Biz zaten hesapsız kitapsız, alelacele getirdiğiniz partili cumhurbaşkanlığı sisteminin Türkiye'nin başına bela olacağını daha 2017 yılında söylemiştik. Günaydın Sayın Erdoğan, sonunda yine bizim dediğimize geldiniz. AK Parti iktidarının, 'Bu ülke koalisyonlardan çok çekti' diyerek çıktığı yolun sonunda Türk siyaseti, ittifaklara mahkum oldu. Aradan geçen yılların ardından Sayın Erdoğan da artık anlamış olacak, geçtiğimiz günlerde çıktı ve dedi ki; 'Mevcutta, 50+1 mecburiyeti, partileri yanlış yollara sevk ediyor. Kimin eli, kimin cebinde belli değil.' Aynen böyle dedi. Yani tamamen kendi eseri olan ve inatla Türkiye'ye dayattıkları ittifak sisteminden bizzat kendisi şikayetçi oldu. Gerçekten ibretlik. Cumhur İttifakı'nın içindeki çekişmeler, ortaklar arasındaki sorunlar, Meclis kürsülerinden gönderilen mesajlar, elbette bizi değil kendilerini ilgilendirir. Ama ortada duran bir gerçek var. 50+1 şartının, dayattığı ittifak sistemi, milletimizi iki yumruk arasına mahkum ediyor. Mademki Sayın Erdoğan da 50+1 şartının dayattığı ittifak sisteminden bu kadar rahatsız, o zaman buradan bizzat kendisine sesleniyorum; gelin AK Parti olarak ittifak sisteminin ülkemize dayatılmasının, siz de bizim gibi önüne geçin. Gelin Türk demokrasisinin tıkanan nefesini açmak için siz de bizim gibi bir adım atın. Gelin önümüzdeki seçimlere AK Parti olarak siz de İYİ Parti gibi tek başınıza girme cesaretini gösterin. Ama Sayın Erdoğan, eğer ki bu açıklamayı yapmaktaki amacın anayasa değişikliğinin arkasına sığınıp sistem ile birlikte 2 dönem kuralını değiştirmekse, işte o zaman hiç kusura bakma çok beklersin."

Kaynak: DHA