Canım Kadın,
Kendi evinin kokusunu fark etmezsin.
Çünkü uzun zamandır orada yaşıyorsundur.
Zihin de böyledir.
Bir düşüncenin, bir ilişkinin, bir davranışın ya da bir yaşam biçiminin içinde yeterince uzun kalırsan, ona alışmaya başlarsın.
Bir zamanlar seni rahatsız eden şey, zamanla “normal” görünür.
Sürekli eleştirilmek normalleşir.
Kendini hep ikinci plana atmak normalleşir.
Herkesi memnun etmeye çalışmak normalleşir.
Yorgun olmak, kendinden vazgeçmek, sınırlarının ihlal edilmesi bile bir süre sonra sana tanıdık geldiği için güvenliymiş gibi hissettirebilir.
İşte burada zihnin bize büyük bir oyun oynayabilir:
Tanıdık olanı, iyi olanla karıştırabiliriz.
Oysa bir şeyin sana tanıdık gelmesi, onun sana iyi geldiği anlamına gelmez.
Canım Kadın,
Bazen “Ben neden böyle bir hayatın içinde kalıyorum?” diye sorarsın.
Belki de cevap, onu sevdiğin için değil; ona alıştığın içindir.
Çünkü değişim yalnızca dış koşulları değiştirmek değildir.
Bazen değişim, yıllardır “normal” kabul ettiğin şeyi yeniden değerlendirmektir.
“Ben gerçekten bunu istiyor muyum?”
“Yoksa sadece buna alıştığım için mi burada kalıyorum?”
İşte bu sorular zihinde yeni bir kapı açabilir.
Çünkü fark ettiğin şeyi değiştirme ihtimalin vardır.
KÜÇÜK BİR FARKINDALIK EGZERSİZİ
Bugün hayatında uzun zamandır tekrar eden üç şeyi yaz.
Bir ilişki olabilir.
Bir düşünce olabilir.
Bir davranış olabilir.
Her birinin karşısına şu üç soruyu yaz:
“Bu bana iyi geliyor mu?”
“Buna gerçekten razı mıyım?”
“Bunu ilk kez bugün görseydim yine seçer miydim?”
Cevaplarını dürüstçe yaz.
Özellikle üçüncü soruya dikkat et.
Çünkü bazen alışkanlıklarımızı sevdiğimiz için değil, sorgulamadığımız için sürdürürüz.
Canım Kadın,
Kendini değiştirmek için önce kendini yargılaman gerekmiyor.
Bugüne kadar neden böyle yaptığını anlaman yeterli.
Belki o davranış bir zamanlar seni korudu.
Belki o ilişki bir dönem sana güven verdi.
Belki susmak, geçmişte senin için daha güvenliydi.
Ama bugün hâlâ sana hizmet edip etmediğini yeniden değerlendirebilirsin.
Çünkü insan bazen eski bir hayatta kalma biçimini, yeni hayatında da taşımaya devam eder.
Ve farkındalık tam burada başlar:
“Ben artık bunu seçmek zorunda değilim.”
Canım Kadın, alıştığın her şey senin gerçeğin olmak zorunda değil. Zihnin tanıdık olana kolayca uyum sağlar; fakat tanıdık olan her zaman sağlıklı, güvenli ya da sana uygun değildir. Bu yüzden hayatında seni rahatsız eden şeylere yalnızca “alıştım” diye sahip çıkma. Kendine yeniden bak, yeniden sor, yeniden seç. Çünkü bazen dönüşüm, hayatına yeni bir şey eklemekten önce, artık sana iyi gelmeyen şeyi normal kabul etmeyi bırakmakla başlar.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder. Belki onun da kendi hayatının kokusuna alışmadan önce, içeride gerçekten neyin değişmesi gerektiğini fark etmeye ihtiyacı vardır.