Servet Başkaya, Ülkemizde son 20 yılda birçok  Tarım Bakanı geldi  hepsi bir birinden farklı haritalar çizdi her ne hikmetse araç navigasyonu gibi doğruyu göstermemektedir dedi. Tarım bakanlığına  çağrıda bulunarak hayvancılığa destek verilmesi gerektiğini belirtti. Et ve Süt ayrılmaz bir ikilidir dedi. Enflasyonu düşürcem diye süt üreticisine zarar ettirdiniz, köylüm çiftçim madur ürünleri malları para etmiyor. İnsanlar hayvanına saman ve ot almakta zorlanmasından dolayı kesime vermektedir.İşte gelinen nokta budur.Böyle devam ederse et ve süt bulmak neredeyse imkansız hale gelecektir. Süt veren inekler kesildi çok acil ivedilikle süt üreticisi insanların desdeklenmesi Pazar kazanır bir hale getirilmesi gerekmektedir diyen  Başkaya üreten bir Ülke haline gelmemiz girdi maliyetlerinin düşürülmesi ile yapılacak en basit şeylerle üreticimiz rahat bir nefes alarak para kazanır hale gelecektir. Buda şehirde ki tüketim maliyetlerinede yani peynirde sütte yoğurtta bir indirim söz konusu olacaktır.


“Ülkemizde üretim yapan işletmelerin yüzde 80’den fazlası yıllık bazda 10-15 ton ve altı miktarlarda ve bu üretimi yapan insanların yaş ortalaması da 50-70 arası aile işletmeleridir. Bu insanlar para kazanırsa kaliteyi de arttırırlar, üretmeye de devam ederler. Et ve süt ayrılmaz bir ikilidir. Sütü üreten para kazanırsa et problemi de çözülür. Şu anda bu işletme sahipleri örgütlerinden ayrılıyor. Üretimde kayıt dışılığın önü açılıyor.
“Lütfen süt fiyatını belirlerken 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alabilme parametresini dikkate alarak belirleyiniz. Şu anda yemin fiyatı kilogram olarak 11 TL'yi bulmuştur. Bizler, sütün başlangıç fiyatının 15 TL +1,5 TL soğutma ve toplama bedeli +1 TL'lik süt desteği olarak toplam 17,5 TL olmasını talep ediyoruz.
“30 Ocak itibariyle TİGEM işletmelerinin ürettiği sütlerin de süt sanayisi tarafından asgari 17 TL ile 20 TL arasında satıldığını öğrendik. Devlet kuruluşlarının sütünü bu fiyata alan sanayici, üreticinin sütünü niye almaz? Bu fiyatlarla süt alınırsa benim üreticim de kaliteli süt üretecek ve işini geliştirecektir. Ulusal Küt Konseyi’nin açıkladığı yüzde 17,4’lük fiyat artışı gerçekçi değildir. Enflasyonun da altındadır. Bununla besici nasıl hayvancılık yapsın?”
Bakanlık kesinlikle ülkedeki süt ve kesim hayvanlarının sayımını yapmalı dışardan ithalat bitirilmeli buradaki besicinin elini rahatlatarak ülkemizin daha iyi sağlıklı et ve süte kavuşturulmasının önü açılmalıdır.  “Hayvancılıktan başlayarak tarım sayımını düzenli yapması, 5200 sayılı Üretici Birlikleri Yasasını yeniden gözden geçirip et ve süt birlikleri birleştirilmelidir. Köy-Koop, Hay-Koop, Tar-Koop ve diğer tarımsal amaçlı kooperatifleri tek çatı altında toplayıp yerel bazdaki küçük kooperatifler, ilçe bazlı tek kooperatif haline getirilmelidir. Damızlık birliklerinin asli görevlerine dönmelerini sağlayacak tedbirler alınmalıdır. “Başta Ulusal Süt Konseyi olmak üzere tüm ürün konseylerinin yapısını değiştirip ithalat-ihracat planlama görevini konseylere verilmeli, mezbahalar, hayvan pazarları, sebze-meyve halleri iyi denetlenmeli. Sütün toplanması ve pazarlaması, toplama yerine merkezi sistemli üretim yerinden soğutularak çıkmasının temini sağlanmalı.
“Tarımın kayıt altına alınabilmesi için üreticinin belge alması desteklenmeli ve teşvik edilmeli. Ve desteklerin miktarları artırılmalıdır. Doğru bilgiyle planlama yapılmalıdır. Elimizdeki veriler doğru olmadığı sürece hiçbir planlama hedefine ulaşmaz.
“Son söz olarak; ithalatı durdurun, gerçek sayıları ortaya çıkartın. Bu durum bütün ürünler için geçerlidir. Yasayla belirlediğiniz 2006 yılından bu yana vermediğiniz bütçedeki yüzde birlik desteği üreticiye veriniz.

BAŞKAN ATAY: JEOTERMALLERE DİRENEN SADECE BEN KALDIM BAŞKAN ATAY: JEOTERMALLERE DİRENEN SADECE BEN KALDIM


MARKETLER DENETLENMELİ YASA ÇIKARILMALI
Servet Başkaya son olarak TBMM den ilk önce bu yasa çıkarılmalı üreticinin kazanamadığını büyük martketler ithalatla et ve süt getirterek kazandığını elimizde bulunan malların para yapmadığı yada girdi maliyetleri yüzünden iflas ettiği yada etmek üzere olduğunu söyledi. Süpermarketler Yasası’nın çıkarılması gerektiğini belirterek, “Bu yasa çok konuşuldu ancak bir türlü TBMM’den çıkmadı. Çıkmadığı sürece de gıda fiyatlarını kontrol etmek çok zor. Marketler fiyat belirlemede önemli bir güç haline geldi. Bundan hükümet de şikâyetçi. O zaman neden çıkarmıyorsunuz? Fiyat artışının önüne nasıl geçeceksiniz? Eskiden ürünlerin etiketlerinde alış ve satış fiyatları yazılırdı. Ürünlerde kâr marjı da belliydi… Buna benzer uygulamanın marketlere de getirilmesini istiyoruz. Alış fiyatı belirtilirse stokçuluğun da önüne geçer.”