Canım Kadın,

Bazen yapmak istediğin bir şey vardır.

Bir işe başlamak...

Bir karar vermek...

Bir konuşmayı yapmak...

Bir başvuruyu göndermek...

Bir hayalin ilk adımını atmak...

Ama sen sürekli ertelersin.

"Yarın yaparım."

"Biraz daha hazır olayım."

"Şimdi sırası değil."

"Önce şu işlerimi halledeyim."

dersin.

Sonra yarın gelir.

Ama sen yine hazır değilsindir.

Çünkü bazen mesele gerçekten zamanın olmaması değildir.

Mesele, başlamanın sende oluşturduğu duygudur.

Çünkü bir şeyi erteledikçe onu zihninde büyütürsün.

Başlamadığın iş kusursuz görünür.

Atmadığın adım daha büyük görünür.

Vermediğin karar daha ağır gelir.

Ve bir süre sonra yapacağın şeyden çok, onu düşünmek yorucu hale gelir.

Canım Kadın,

Bilinçaltımız belirsizliği sevmez.

Yeni bir adım atmak; başarısız olma, eleştirilme, hata yapma ya da kontrolü kaybetme ihtimalini beraberinde getirebilir.

Zihin de seni korumak için bazen çok tanıdık bir yöntem kullanır:

"Şimdilik yapma."

Bu düşünce ilk anda rahatlatır.

Çünkü ertelediğinde o anki kaygı azalır.

Ama sonra iş orada kalır.

Ve ertelenen her gün, zihnindeki yük biraz daha büyür.

İşte bu yüzden bazen ihtiyacın olan şey daha fazla düşünmek değil, küçücük de olsa başlamaktır.

Çünkü çoğu zaman cesaret, harekete geçtikten sonra gelir.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: SADECE İLK ADIM

Uzun zamandır ertelediğin tek bir şeyi seç.

Büyük bir hedef olmak zorunda değil.

Bir telefon görüşmesi olabilir.

Bir başvuru olabilir.

Bir dosyayı açmak olabilir.

Bir odayı düzenlemek olabilir.

Bir projeye başlamak olabilir.

Şimdi kendine şunu sor:

"Ben bunu neden erteliyorum?"

Cevabı dürüstçe yaz.

Sonra ikinci soruya geç:

"Bu işi tamamen bitirmek zorunda olmasaydım, bugün sadece ilk hangi adımı atabilirdim?"

İşte onu yap.

Sadece beş dakika.

Çünkü amacın bugün hayatını değiştirmek değil.

Beynine yeni bir deneyim yaşatmak:

"Başladığımda sandığım kadar zor değildi."

Bir işi ne kadar uzun süre ertelersen, zihninde o kadar büyüyebilir.

Ama harekete geçtiğinde zihnin gerçeklikle yeniden karşılaşır.

Ve bazen o kocaman görünen şeyin aslında sadece ilk adım kadar olduğunu fark edersin.

CANIM KADIN, HAZIR OLMAYI BEKLEME

Hayatındaki bazı kapılar sen tamamen hazır olduğunda açılmayacak.

Bazen kapının önünde dururken korkacaksın.

Bazen emin olmayacaksın.

Bazen "Ya olmazsa?" diyeceksin.

Ama her şeyi garantiye aldıktan sonra harekete geçmek çoğu zaman mümkün değildir.

Çünkü hayatın içinde belirsizlik vardır.

Senin görevin belirsizliği tamamen ortadan kaldırmak değil.

Belirsizliğe rağmen kendine güvenerek bir adım atabilmektir.

Kendine bugün şunu söyle:

"Tamamen hazır olmak zorunda değilim."

"Her şeyi bilmek zorunda değilim."

"İlk adımı atmam yeterli."

Çünkü bazen hayatımızı değiştiren büyük kararlar değil, uzun zamandır ertelediğimiz küçük bir başlangıçtır.

Canım Kadın,

Ertelediğin şey her geçen gün daha zor hale gelmek zorunda değil.

Belki de onu zihninde büyüten sensin.

Korktuğun için bekliyor olabilirsin.

Yetersiz hissettiğin için bekliyor olabilirsin.

Mükemmel yapmak istediğin için bekliyor olabilirsin.

Ama bugün senden mükemmel olmanı istemiyorum.

Sadece başlamanı istiyorum.

Çünkü bazen bir adım, zihnindeki kocaman duvarın aslında aşılabilir olduğunu gösterir.

Bugün kendine bir söz ver:

Ertelemek yerine küçülteceğim.

Korkmak yerine deneyeceğim.

Mükemmel olmak yerine başlayacağım.

Çünkü bir işi ne kadar ertelersen, bitirmesi o kadar zorlaşabilir.

Ama başladığında...

Zihnindeki yük azalır.

Yol görünür.

Ve sen yeniden hareket etmeye başlarsın.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin, değer verdiğin bir kadına da gönder. Belki onun da ihtiyacı olan şey daha fazla beklemek değil, uzun zamandır ertelediği o ilk küçük adımı atmaktır.