Canım Kadın,
Bazen hiçbir şey yokken bile içini bir sıkıntı kaplar.
Sebepsiz gibi gelir.
Her şey normaldir… ama sen iyi değilsindir.
İşte o his var ya…
çoğu zaman sebepsiz değildir.
Sadece görünmeyen bir sebebi vardır.
Çünkü can sıkıntısı dediğimiz şey,
çoğu zaman boşluk değil…
ertelenmiş bir şeyin sesi.
Yapman gereken ama sürekli ötelediğin bir iş…
Söylemen gereken ama içine attığın bir cümle…
Hissetmen gereken ama bastırdığın bir duygu…
Hepsi içeride birikir.
Ve bir noktadan sonra…
kapını çalar.
Canım Kadın,
İnsan sadece işleri ertelemez.
Duyguları da erteler.
Üzülmeyi…
kırılmayı…
özlemeyi…
hatta bazen mutlu olmayı bile…
“Şimdi değil” dersin.
“Zamanı değil” dersin.
“Güçlü olmalıyım” dersin.
Ama bedenin zamanı beklemez.
Ruhun da.
Onlar alacaklı gibidir.
Vaktinde yaşanmayan her şeyi,
sonra gelip senden isterler.
Ve işte o zaman başlar:
Sebepsiz yorgunluklar…
Anlamsız huzursuzluklar…
İçinden gelmeyen günler…
Ama burada önemli bir şey var:
Bu bir sorun değil.
Bu bir hatırlatma.
İçindeki bir yer sana diyor ki:
“Artık kaçma.”
Çünkü sen neyi ertelersen,
o seni büyütmek için geri gelir.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ (Ertelediğinle yüzleşme pratiği)
Bugün kendine dürüstçe şu soruyu sor:
“Ben neyi erteliyorum?”
Bir iş olabilir.
Bir konuşma olabilir.
Ya da sadece hissetmekten kaçtığın bir duygu…
Cevap geldiğinde, kaçma.
Onu küçültme.
Erteleme.
Sonra kendine şu soruyu sor:
“Bunun en küçük adımı ne?”
Hepsini çözmek zorunda değilsin.
Sadece başla.
Bir mesaj at.
Bir cümle kur.
Bir duyguya izin ver.
Ve o an şunu fark et:
Hafifliyorsun.
Çünkü hareket,
sıkışmış enerjiyi çözer.
Eğer bir duyguysa…
Otur.
Gözlerini kapat.
Ve sadece hisset.
Ad koymadan…
yargılamadan…
Bırak gelsin.
Çünkü hissedilen şey,
artık yük olmaktan çıkar.
Canım Kadın,
Sen tembel değilsin.
Sen isteksiz değilsin.
Sen “neden böyleyim” diye sorgulanacak biri değilsin.
Sen sadece bir şeyleri çok uzun zamandır erteliyorsun.
Ve hayat…
seni cezalandırmak için değil,
tamamlamak için kapını çalıyor.
Unutma:
Yaşanmayan duygu,
içeride kalmaz.
Sadece zamanını bekler.
Ve zamanı geldiğinde…
seni bulur.
Bugün kendine bunu sor:
“Ben neyi artık ertelememeliyim?”
Ve küçük de olsa bir adım at.
Çünkü Canım Kadın,
sen yüzleştiğinde…
hayat seni sıkıştırmayı bırakır.
Ve o sıkıntı dediğin şey…
yerini hafifliğe bırakır.